HABER KIBRIS

Hep kazanacağını düşünenleri bekleyen tehlike

25/03/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


Türkiye referandum sürecinde artık son düzlüğe girdi.

Doğal olarak polemik ve demagoji dozu da arttı.

Geçtiğimiz hafta ‘’evet’’ cephesi referanduma atıfta bulunarak CHP’yi jübile maçına çıkan takıma benzetti.

‘’Hayır’’ cephesi de buna karşılık AKP’yi unvan maçına ayakları titreyerek çıkan futbol takımına benzetti.

Hem futbolu hem de siyaseti bu kadar çok sevip bu kadar kötü sahneleyen bir toplumdan da referandum öncesi ancak böyle bir demagoji alışverişi beklenirdi.

Siyasette uzun süre seçim ‘’kazananların’’ ruh hali, belli bir döneme damgasını vuran futbol takımları gibidir.

Her dönemde ne olursa olsun yolunu bulup maçı kazanan takımlar oldu.

Takımın parçası olanlar kadar onları seyredenler için de bir noktadan sonra sanki de sonsuza kadar her maçı kazanacaklarmış gibi geldi.



****

Hatırlayalım.

70’li yılların başındaki Ajax, Bayern Münih.

70li yılların sonundaki Nottingham Forest, Liverpool ve Türkiye’de üç büyüklerin egemenliğini sarsan Karadeniz fırtınası Trabzonspor.

80’li yılların Milan’ı ve Juventus’u…

90’lı yılların başındaki Beşiktaş…

90’lı yılların sonundaki Galatasaray…

2000’li yıllarda Manchester United...

Ve son yıllardaki Barcelona.

Maç sırasında geri düşseler de yolunu bulup son dakikada da olsa maçı bırakmayıp uzun süre kazanmasını bildi bu takımlar.

Rakipleri onları durdurmak için ne yapacaklarını çoğu zaman bilemez oldular.

Yeni teknik direktörler, transferler, konsantrasyonu bozmak için yaratılan polemikler hepsi nafile fayda etmedi bu takımların kazanmaya devam etmelerine.

Seyredenler için de maç sonucu sürpriz olmaktan çıkmıştı.

Şans mıydı bu?

Olsa olsa şans kapısını çok çalışarak büyük yapmışlardı denilebilir.

Plan, program çerçevesinde çok çalışmak ve takım ruhu ile ilgiliydi yakalanan başarı.

Ama hepsi de bir noktadan sonra geriledi ve düştü.

Hatta bazı kulüpler sıradanlaştı. Tamamen gündemden düştü.

Örneğin 70’li yılların Anderlect, Nottingham Forest ve Trabzonspor’un başarıları mazide kaldı.

****

Futbol ile siyaset arasında derinlemesine analiz yapma niyetim yok.

Ama düşününce, bu takımların kabiliyetli futbolculara sahip olmaları kadar, kazanırken bireysel ve kurumsal olarak gösterdikleri mütevazılık ve rakiplerine saygı da hep ön plandaydı.

Bir noktadan sonra yenilmez takım olunduğunun inancıyla oluşan özgüven patlaması ile yönetimden başlayarak futbolculara kadar mütevaziliğin terk edilmesi geriye gidişin işaret fişeği oldu.

Uzun süre seçim kazanan partileri de sonunda rakiplerin güçlenmesi kadar gücü uzun süre elinde tutanların en büyük zafiyeti olan kibir iktidardan düşürüyor.

16 Nisan referandumu da böyle bir kırılmanın başlangıcı olmaya adaydır.

AKP girdiği seçimleri kurumsal yapısı ile seçmene yaklaşımında gösterdiği mütevazılığı koruyarak kazanmıştır. Elde edilen başarıda Erdoğan’ın karizması ve ‘’duble yollar’’ kadar bunun tamamlayıcı etkisi büyüktür.

Araziden gelen gözlem ve geri bildirim Ak parti teşkilatının seçimlerde olduğu kadar referanduma asılmadığı yönündedir.

Bundan dolayı şu an iktidar partisinin tepesindekilerde kibrin belirtileri geçmişe oranla çok daha fazla ön plana çıkmıştır.

‘’Hayır’’ cephesinde yer alan CHP’nin halka genelde yukarıdan bakan söylem ve yaklaşımları devreye girmezse ‘’evet’’ cephesinin işi zora girecektir.

CHP referandum sürecinin başından itibaren seçimlerde yaptığı gibi ‘’ben bilirim ve üstünüm’’ mesajı ve görüntüsü vermemeye özen göstermiştir.

Bugüne kadar mağdur efe rolünde seçimlere giren AKP üst yönetimi gücü tek elde konsolide etme niyeti taşıyan doyumsuz ‘’ağa’’ algısının ön plana çıkması ile ilk defa mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Referandumdan ‘’hayır’’ çıkarsa en büyük sebep de yakın geçmişe göre kibir algısında AKP ve CHP de farklı yöndeki değişim sebep olacaktır.

Referandumdan AKP’ye ’’one minute’’ mesajı çıkarsa hiç şaşmayın.

Doğanın kanunudur hakemliğine başvurulan halk kibri yarına bırakır ama bir noktadan sonra yanına bırakmaz.

Referandumda ‘’hayır’’ çıkmasının son on beş yıl içerisinde hep ‘’kazanan’’ konumda olanlarda yaratacağı etkinin ne olacağını da Türk siyasetinin hazım kapasitesi belirleyecektir.



TAGS: cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems