HABER KIBRIS

Her şey “sıfır”

05/07/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Galiba özetle bu…

Sıfır asker…

Sıfır garanti…

E bunun üzerine bir de “dönüşümlü başkanlığı tartışma konusu bile yapmayız…”

Yani “0 Başkanlık…”

Kıbrıs Türk tarafının hassasiyeti ne?

Siyasi eşitlik…

Ve Kıbrıslı Türklerin genelinin hassas olduğu Türkiye’nin garantisi…

Anastasiadis ve ekibi, maalesef, kamuoyundan da gizlemeden, önerilerinin bir kısmını da Sözcü Hristodulidis aracılığı ile Rum basınına da sızdırarak…

“0” politikasında ısrar ediyor…

 

Pazarlık konusu dahi olamaz

Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği pazarlık konusu olabilir mi?

Kararlara etkin katılım noktasına itirazı olan var mı?

“Nüfusunuz yetersiz bu nedenle zaten kurucu devlette bir başkan olacak, federal devletteki başkana ne gerek var?”

Bunu diyen var…

E federal devlet de ondan…

Üniter devlet olsa…

Herkesin bir başına aday olacağı ve oy isteyeceği tek devlet olsa tamam…

Ancak, aha da burada da yazıyorum…

Daha önce de söyledim…

Dönüşümlü başkanlığın olmadığı bir anlaşmaya ben “evet” demeyeceğim.

Garantilerdeki ince çizgi

Mustafa Akıncı, ta başından beri aynı şeyi söylüyor:

“Güvenlik ve garantiler noktasında hassasiyetimiz var, bu konu tartışmaya açık. Ancak, şunu da biliyoruz ki, bir tarafın güvenliği, diğer taraf için tehdit içermeyecek. Müzakere ederek, doğru model üzerinde uzlaşacağız…”

Bu konu Crans Montana’da bir aşamaya geldi.

Türkiye, daha ilk toplantıda sözlü…

Önceki gün ise yazılı olarak garantilerle ilgili teklifini sundu.

Türkiye, kabaca şunu istiyor:

“Çözümle birlikte, referandumlarda evet çıkmasının hemen ardından, tatmin edici sayıda asker çekeceğim. Ardından da bir izleme süreci öneriyorum. Eğer Kıbrıslılar bir arada yaşar, kimse, kimse için tehdit olmazsa, sembolik sayıda bir asker sayısına gerileyebilirim…”

 

Rum tarafı ise, “katı bir takvim” dahilinde, adada asker kalmamasını, garanti sistemi olmamasını öneriyor.

Bakınız…

Ben askersiz bir Kıbrıs istiyorum.

Çünkü askersiz bir dünya istiyorum…

Ama biliyorum ki, bu aşamada benim fikrim çoğunlukta değil…

Bunu yaşayarak, korkusu olan, endişesi olan Kıbrıslı Türklere de anlatmalıyız…

Rum halkı da bunu anlatmalı…

Anastasiadis burada diyor ki, “Kıbrıslı Türkler için tehdit değiliz. Garantiye Gerek yok. Kuracağım 5 bin kişilik karma Ordu ile ve karma polis gücü ile güvenlikle devlet olarak başederim…”

 

E edemedin…

Sen bunu söylerken, ELAM, Haris’i Avgi 20 Temmuz’da, “işgalin yıldönümü” diye Türk kanı içmekten bahsediyor.

Üstelik 1960- 1974 arası, hem Türkiye hem Yunanistan hem de İngiliz askeri varken, Barış Gücü’ne de rağmen ailesinden şehit verenler var…

O zaman, bırakın bu izleme süresi işlesin.

Kıbrıslı Türklerin de plana “evet” diyeceği bir ortam doğsun.

Sen “sıfır asker sıfır garanti” dedikçe, Kıbrıs Türkü daha çok endişeleniyor.

 

Birlikte yaşayabileceğimizi ispat edelim

 

Bunu anlamak ve “her iki tarafta evet” çıkacak bir garanti sistemi bulmak lazım…

Rumlar da diyor ki, “E Türkiye askeri de bizim için tehdit…”

Neden?

Bu da izaha muhtaç…

Biz ispat edelim…

Yıllar yılları kovalasın.

Ada ekonomik olarak gelişsin…

Demokratik bir hukuk devleti…

Dünyada örnek bir federal yapı olsun…

AB içerisinde, örnek bir federal yapı yaratılsın.

Türkiye’ye de örnek olalım.

Farklı etnik grupların, farklı dil ve dinden insanların da bir arada önemli işler yapacağını gösterelim…

Sonra da diyelim ki:

“İngiliz üslerine de, Türkiye- Yunanistan garantisine de gerek yok…”

Maalesef Crans Montana’da başa döndük.

Hatta başladığımızdan da geriye…

Yıllardır “dönüşümlü başkanlık cepte” diyen Anastasiadis, şimdi diyor ki, “Bunu pazarlık konusu bile yapmam…”

E?

Siyasi eşitlik yok…

Garanti yok…

Toprak da yüzde 28.7’nin altına düşsün…

Bunca müzakere neden öyleyse?

1960 öncesine dönelim…

Olsun bitsin…

çözüm için Kıbrıslı Türklerin bütününün hassasiyetini anlamak lazım…

Rumların da…

Bu tabloda, hiçbir Kıbrıslı Türk, “referandumda evet deyin” çağrısı yapamaz…

Yapan bulunur da…

Çoğunluk olmaz.

Tekrar edeyim…

Ben de askersiz, üslerden arındırılmış bir Kıbrıs istiyorum…

Bunun mümkün olabilmesi için zamanın uygun olmadığının farkındayım…

Biz hele bir Kıbrıslılar olarak “bir arada yaşayıp, üretip gelişebileceğimizi” kendimize ispat edelim…

Sonra değil Türkiye… Yedi düvelin karşısına dikilip, “askersiz ve üslerden arınmış Kıbrıs” deriz…

Acı ama gerçek bu…

Önce yaşayarak öğretmeniz lazım…



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems