HABER KIBRIS

Hilat yok…

12/04/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Din İşleri Başkanı Talip Atalay, Havadis Gazetesi’nin uzun süredir gündemde tutmaya çalıştığı “kayıp hilat” ile ilgili açıklama yaptı.

Atalay’ın açıklamasını aynen paylaşıyorum:

09.04.2017 günü Gazeteniz tarafından “Kayıp Hilat’ı sorguladılar, camiden atıldılar” başlığıyla birinci sayfadan verilen ve bazı internet haber sitelerince de kullanılan haber üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılmasına lüzum görülmüştür.

Lala Mustafa Paşa Cami’nde bulunan demirbaşları gösteren 1975 tarihli demirbaş listesinde (Ek-1/Ek-1a) “hilat” ya da hilata benzer bir demirbaş kaydına rastlanmamıştır. İddialara ilişkin bilgilerine başvurduğumuz kişiler de, yazılı beyanatlarında görüleceği üzere, Gazeteniz Havadis’in haberini ve haberde dile getirilen iddiaları en açık şekilde yalanlamakta, reddetmektedir.

 Sizinde gönderdiğimiz eklerde ayrıntısını görebileceğiniz o beyanlarda özetle şöyle denilmektedir:

  • Raif Cemal Şerifoğlu (Lala Mustafa Paşa Cami Derneği Kurucusu): Lala Mustafa Paşa Derneği Kurucularından, 1960 yılından beri Lala Mustafa Paşa Camisine gittiğini, hilat ya da tarihi değere sahip benzer bir giysiyi hiç görmediğini söylemektedir. (Ek-2)
  • Ahmet Dervişoğlu (Emekli Din İşleri Başkanlığı Kıdemli Yetkilisi):  Din İşleri Başkanlığı Emekli Öğütmeni Ahmet Dervişoğlu ise, 1974-2003 arası Din İşleri Başkanlığında görev yaptığını, sürmanşetten verilen haberde adı geçen ‘hilatı ya da benzer bir giysiyi hiç görmediğini beyan etmektedir. (Ek-3)
  • İbrahim Köroğlu (Bölge Sakini) : Bölge sakinlerinden İbrahim Köroğlu ise 1953 tarihinden bu yana Lala Mustafa Paşa Camisinin cemaati olduğunu, gazetede kayıp olduğu sürmanşetten verilen hilatı ya da atkı, kaftan gibi bir giysiyi ne duydum ne de gördüm demektedir. (Ek-4)
  • Ali Özkalpli (Lala Mustafa Paşa Cami-Emekli İmam): 1974-1996 yılları arasında Lala Mustafa Paşa Camisinde İmam olarak görev yapan Ali Özkalpli de görev süresince tarihi bir atkı ya da başka bir giysi teslim almadığını, görevi süresince sarık ve cübbesinin ücretini kendisi ödeyerek terziye diktirdiğini beyan etmektedir. (EK-5)

 

Gerçek yukarıdaki gibi olduğu halde, Gazeteniz aracılığıyla olmayan bir eşya uyduran Dernek Yönetimi bu kurmaca haberle neyi örtmeye çalışmaktadır? Neden faaliyetleri sorgulanıncaya kadar bu eşyanın varlığına ve/veya kaybolduğuna dair tek bir şikayet, başvuru vs. yapmamıştır?  Havadis Gazetesi olarak siz, niçin bu kadar önemsediğiniz defalarca haber yaptığınız halde, Din İşleri Başkanlığının görüşünü almaya gerek duymadınız? Gerçi Kurumumuza ilişkin çıkan haberlere bakıldığında bu durum bizi şaşırtmamıştır. Zira Havadis Gazetesinin, son yıllarda gerçeklik arayışından uzak, önyargılı, çamur at izi kalsın tarzında haber yapmayı ilkeleştirdiğini üzülerek gözlemlemekteyiz.

Malum olduğu üzere Lala Mustafa Paşa Camisi tarihi ve turistik değeri nedeniyle ülkemizde en çok ziyaretçi alan mekanlarımızdan birisidir. Ülkemizde Selimiye dışında, bu tür niteliğe sahip ikinci bir Camimiz de bulunmamaktadır. Yakın zamanlara kadar Lala Mustafa Paşa Camii Koruma ve Geliştirme Derneği, camiye gelen turistlerden camiye yardım adı altında para toplamaktaydı.

Yasal olarak derneklerin hangi şartlarda çalışacağına ve denetleneceğine dair yetki bizde değildir. Cami derneği de olsa durum bundan ibarettir. Ancak cami ve cami avlularında yasal olarak yetki ve sorumluluk Din İşleri Başkanlığındadır. Dolayısıyla Derneğin para toplama konusunda faaliyet gösterdiği alan Din İşleri Başkanlığının yetki ve sorumluluğundadır. Yasal yetki ve sorumluluk sınırları bilinmediğinden, cami derneği olması hasebiyle, zaman zaman Derneğin parasal faaliyetleri kamuoyu nezdinde doğrudan Başkanlığımızın faaliyetleri gibi algılanmakta, kurumsal olarak bizi de töhmet altında bırakmaktadır.

Habere kaynaklık eden Lala Mustafa Paşa Camii Koruma ve Geliştirme Derneği’nin,

  1. Bugüne kadar Lala Mustafa Paşa Camisinde turistlerden topladığı yardım paralarının kaydının uzun süre hiç tutulmadığı, sonrasında sağlıklı tutulmadığı,
  2. Derneğin toplanan paraya kıyasla camide çok sınırlı iş yaptığı, bazı işlerin bedelini de dernek hesabından ödenmiş gibi gösterip başka hayırseverlere ödettiği,
  3. Cami içinde tamamen Başkanlığımızın bilgisi ve iznini almadan tasarruflarda bulunduğu yönünde Din İşleri Başkanlığına iddia ve şikayetler ulaşmıştır.
  4. Yine Dernek yönetimince, cami içinde görev yapan bazı görevlilerimize yönelik baskı, hakarete varan müdahaleler yapıldığı da, hem cemaatimiz, hem de görevlilerimizce bize bildirilmiştir.

Yukarıdaki şikayet ve iddiaların yoğunlaşması üzerine, Dernek Yöneticilerini parasal faaliyetleri ve görevlilerimize karşı tutumları hususunda sözlü olarak uyardık. Bu uyarılarımızdan kısa süre sonra, Gazetenizde Dernek Yöneticilerinin ağzıyla yalan ve iftira içerikli, tamamen uydurma bir konu icat edilerek gündem değiştirmeyi amaçlayan çirkin haberler servis edilmeye başlandı. Görevlilerimize verdiğimiz talimat sonucunda cami kapısında turistlerden yardım alma faaliyetlerini durdurduk. Ayrıca, cami ve cami avlusunda her türlü para toplama faaliyetlerinin ikinci bir emre kadar yapılmamasına ilişkin talimat gönderdik.  Fakat iki hafta önceye kadar, camiye izinsiz kasa koymak ve Cuma namazları çıkışı yine izinsiz, kayıtsız ve tutanaksız bağış toplamak suretiyle bir şekilde para toplamaya devam ettiler. Yapılan yasal müdahale sonucunda son iki haftadır cami ve cami avlusundaki yardım toplama faaliyetleri sonlanmıştır.

Haberinizde Dernek Başkanının ağzından “Caminin kış aylarında günlük bin 500 lira ile 2 bin lira, yaz aylarında ise 5 bin TL’ye kadar artan bağış meblağsı var” şeklinde ifadeler yer almaktadır. Bu bilgi bizim sahip olmadığımız, ancak geçmişten bugüne Dernek tarafından sadece turistlerden ne kadar para toplandığını ortaya koyan, Derneğin parasal istismarda bulunduğuna dair iddia ve şikayetlerin haklı olup olmadığını orta koymada ölçü olacaktır.  Çünkü, Sayın Dernek Başkanının haberde yer alan bu beyanına göre; kış aylarında aylık 50-60 bin lira,  yaz aylarında üçe katlandığı ifade edildiğine göre yıllık 1 milyon liraya yakın bir miktarın Dernek tarafından sadece turistlerden toplandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 1978 yılından bu yana yaklaşık 39 yıldır dernek tarafından toplanan paranın tutarının 39 milyon liraya yakın gibi bir miktar olması gerekir.

  1. Bu para nerededir? Derneğin kasasında halen ne kadar para vardır ve bu para Dernek Başkanının beyanıyla uyuşmakta mıdır?
  2.  Harcamalar ne zaman, nereye, ne kadar yapılmıştır?
  3. Bu paralardan ne kadarı Camiye yapılmıştır?
  4. Toplanan paranın toplandığına dair tutanaklar ve harcama belgeleri nerededir?

Bu soruların cevabını Kurumsal olarak biz de “kalem kalem” bilmek istiyoruz. Çünkü en azından biz kendi dönemimizde camide hangi işin hangi kaynaklarla kaç paraya yapıldığını biliyoruz.

Yine haberinizde Dernek Başkanının “Mustafa Küçük’ün Din İşleri Başkanı Talip Atalay’ın da olduğu bir randevuda hilatı getirmek için söz verdiğini ancak kendisinin gitmesine rağmen Müftü Küçük’ün gelmeyip hilatı göstermekten çekindiğini kaydetti.” söylediği iddia edilmektedir. Bu da tamamen yalandır. Dernek Başkanıyla bu konuyla ilgili olarak hiçbir zaman bir araya gelmedik, dolayısıyla aramızda böyle bir konuşma da geçmedi. Ayrıca yukarıda da belirttiğimiz gibi, 1975 yılına ait demirbaş kayıtlarımız da, 1975 yılından sonra görev yapmış eski görevli ve cami müdavimlerinin ifadeleri de ilgili şahsın iddialarını yalanlamaktadır. Yine, gazeteniz aracılığı ile duyana kadar,  iddia sahibi Dernek Yönetimi Kurumumu ve şahsımı, varlığını iddia ettikleri tarihi kıymetteki eşyanın varlığına ve/veya kaybolduğuna dair ne sözlü olarak ne de yazılı olarak bilgilendirmemiştir. Şayet bizim kayıtlarımızda bulunmayan, fakat Dernek Başkanı ve Yönetiminin varlığını iddia ettikleri bir “hilat” varsa; bu iddianın Yetkilileri, bu iddia hakkında soruşturma başlatmaya ve konuyu açığa kavuşturmaya davet ediyorum.

 Bu çerçevede aylardır kendilerinden açıklayıcı bir cevap beklediğimiz halde, Dernek Yönetimi bizim uyarılarımızdan sonra bizimle iletişim kurmak yerine, önce yalan ve iftira dolu iddialarla konuyu Gazeteniz manşetlerine çarpıtarak taşımış, meseleyi asıl mecrasından çıkarmaya çalışmışlardır. Kendilerinin de etraflarındaki insanlara ifade ettikleri gibi, bu ve benzeri girişimlerle bizi baskılayıp geri adım attıracaklarını; muhtemel yolsuzluklarının üzerini kapatabileceklerini düşünmektedirler, ancak yanılmaktadırlar. Biz konunun doğrudan muhatabı ve tarafı olarak bir tek şey bilmek istiyoruz: 1978’den bu yana camiye gelen turistlerden ve diğer kaynaklardan ne kadar para topladılar ve bu paraları ne yaptılar? Lütfen hesaplarını ve harcamalarını en azından Gazeteniz aracılığıyla kamuoyuna açarak paylaşsınlar ve bundan sonra da olması gerektiği gibi Din İşleri Başkanlığının izni ve bilgisi dahilinde, caminin ihtiyaçlarına harcamaya başlasınlar.

Başkanlığımızla ilgili bir konuda haber yapıldıktan sonra, siz de açıklamanızı yapın yayınlarız anlayışının doğru bir anlayış olmadığını düşünüyorum.Yalan bir haber yayınlandıktan sonra,yapılan hiçbir tekzip ve hiçbir düzeltme verilen hasarı onarmaya yetmeyecektir. Doğru olan, haber yapılmadan önce konuya ilişkin tarafların görüşünün alınması, haberde tarafların görüşlerinin ve açıklamalarının tarafsız bir üslupla okuyucuya aktarılmasıdır. Kötü niyetli olmayan, mesleğin temel kurallarına hakim her gazetenin ve gazetecinin haberini bu şekilde yapacağına inanıyoruz. Üzülerek belirtmem gerekir ki; Başkanlığımızla ve şahsımla ilgili özellikle son iki yılı aşkın bir zamandır servis ettiğiniz haberlerin çoğunda –sehven veya kasten-bu en temel etik anlayışa dahi riayet edilmediği gözlenmektedir.

Şunu da hassaten belirtmek isterim ki; ülkemizin bir gazetesine ve bazı yazarlarına yayınladıkları ya da yazdıkları bir haber ve/veya yazıdan ötürü tekzip göndermek, haberde ve yazıda geçen içeriğin yalan olduğunu belirtmek bile bizleri üzmektedir. En azından bundan sonra, Kurumum ve şahsımla ilgili yayınlarınızda, maalesef alışkanlık haline getirdiğiniz haber ve/veya yazıyı tek taraflı yazma alışkanlığınızdan kurtularak, bizlerle de görüşeceğinize ve bizi sürekli yayınladıklarınızı yalanlamak zorunda bırakmayacağınıza dair umudumuzu koruyoruz.

Saygılarımla…

                                                               Prof. Dr. Talip Atalay

Din İşleri Başkanı



TAGS: Hilat yok…, hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems