HABER KIBRIS

Kalan ömrümü bu bataklıkta…

19/07/2017


ads

Başaran Düzgün


“Gazetecilerin uydurmasıdır” dedi, Serdar bey.

Demokrat Parti Başkanımız ve aynı zamanda Maliye bakanımız Serdar Denktaş bey.

Tarzıma uygun olamayacak bir şekilde “ben size demiştim” şeklindeki kaba cümleyi tekrarlarsam kusuruma bakmayın ey sevgili okurlar.

Ben size demiştim, bunlar öylesi bir saadet zinciri kurdular ki asla bırakmazlar, bozmazlar ölümüne savunurlar.

Serdar bey de öyle yaptı.

“Hükümette sorun mu var, bozulur mu” mealindeki soruya yanıt verdi ve “dimdik ayaktayız” diye adeta kükredi.

Eee kükrer tabi.

Demokrat Parti yetkili kurullarında hükümete karşı açılan isyan bayrağına rağmen kükrer ve partisinin değil hükümetin yanında durur.

Niye durmasın ki.

İşler tıkırında gidiyor.

Ortaklar kafa kafaya vermişler, devletin mallarını hem üleşiyorlar hem dağıtıyorlar.

Surlar içindeki eski hastane sorgusuz sualsiz verildi ve tamire bile başlandı.

Ortaköy’de büyük bir arazinin askerin elinden alınması ve bir şahsa verilmesi için “en üst düzeyde”  onlarca kez ricacı olundu “üst düzey” komutandan.

Oda nihayet yapıldı.

Yüzlerce kişinin arsaları-tarlaları askerin kullanımında 40 yıldır öyle dururken, aramızdan bir kişi bir bakanlar kurulu kararıyla sterlin milyoneri yapıldı.

Ve en büyük kötülük.

Zaten tartışmalı bir kurum olan  Kalkınma Bankası’nın ruhuna aykırı olacak bir şekilde ve adeta varlığı iğdiş edilircesine tüzüğü değiştirildi.

Niye?

Asil Nadir’e 15 milyon lira toslamak için.

Asil Nadir’in asla o parayla yatırım yapmayacağını bildikleri için de bakanlar kurulu marifetiyle tüzüğü değiştirdiler.

Kalkınma Bankası’nın yapılan yatırımlara para vermesi kuralını (ki bu kural Kalkınma Bankası’nın temelini oluşturuyor) değiştirdiler.

Şimdi yatırım olmadan da Asil Nadir 15 milyonu cebe atacak.

Batırmak üzere olduğu medya grubunu bir süre daha garantiye alıp, üstüne de keyif yapacak.

Biz ahmaklar da “devlet gazetelere yardım etsin” adına aylarca bakanlık köşelerinde sürünelim.

Devletten çıka çıka büyük çoğunluğun ayda 10 bin lira alacağı komik bir para çıksın.

Üstüne de “gazeteler satıldı” diye laflar duyalım.

***

Velhasıl kelam sevgili okuyucularım, durum bu merkezdedir.

Ama yanlış anlamayın, sözüm size değildir.

Lafım “evimizin içini düzeltelim” diyen ve buna samimiyetle inananlaradır.

Hani demiştim ya “umudum kalmadı, artık teslim olmanın eşiğindeyim” diye.

Aslında bu cümleler sizi anlatır.

Ne kadar çaresiz olduğunuzu ve ne kadar köşeye sıkıştığınızı.

Kıbrıs Türkünün kendi kendini yönetme hakkı vardır ve KKTC de bunun aracı olabilir diye umut kırıntıları beslemiştim.

İşin Kıbrıs sorunu açısından boyutunu boşverin.

Oluşturacağımız çağdaş, medeni ve gelişmiş devletler ayarında bir KKTC tanınmasa bile en azından biz vatandaşlarının mutlu yaşamasını sağlar ve o ölçüde uluslararası camianın-hukukun sempatisini kazanır.

Fakat üzgünüm ki KKTC’yi kuranlar onu bozdular aslında.

Ve çok çok üzgünüm ki düzeltme şansı da kalmadı.

Bir 20 Temmuz’un arifesinde bu filmin sonuna geldik.

Yeni bir film vizyona koyacaksanız, senaryosunu önceden okuma ve gerekli yazılı taahhütleri alma koşuluyla ben varım.

Aksi, kalan ömrümü bu bataklıkta harcamayacağım…



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems