HABER KIBRIS

Kanatsız Güvercinler Yine Uçamadı

28/09/2016


ads

Bülent Dizdarlı




On dokuz Eylül akşamı 14. Kıbrıs tiyatro Festivali dahilinde , Tiyatro Aşk oyuncularının sahneledikleri “kanatsız güvercinler” oyununu izledik. Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde sergilenen bu muhteşem performans, kalabalık bir seyirci kitlesi yanında, hemen ertesi gün çözüm görüşmelerine katılmak için New-York’a uçacak Cumhurbaşkanımız Sayın Akıncı tarafından da ilgiyle takip edildi.

Oyunun teması kısaca şöyleydi; Ada, uluslararası paravan bir şirketin hegomonyasındadır. O kadar ki bu paravan şirket ülkenin nimetlerinden sorunsuz yararlanmak için adayı ikiye bölmüş, adanın kuzey ve güneyinde yaşayan farklı dilden insanları birbirine düşman etmiştir. Günün birinde güneyden cesur bir adam bu şirketin tüm sırlarını deşifre edecek bilgiler elde eder ve bu bilgileri kuzeydeki araştırmacı gazeteciye ulaştırır. Tabi şirket bunu öğrenir ve doğal olarak boş durmaz. Tam da Ada’ya özgü entrika düzeni ile oyun sürer. Sonunda ise şirket deşifre olurken Güneyli ve Kuzeyli çifttin bebeklerinin doğmak üzere olduğu müjdelenir.

Oyun salonda bulunan herkesi çok etkiledi. Hele finaldeki şarkı müthişti. Salonu dolduranlar Tiyatro Aşk elemanlarını avuçları patlarcasına alkışladı. Sayın Akıncı’da o sırada kendisine uzatılan barış mumunu havaya kaldırarak halkı selamlıyordu. Bir yerde tiyatronun verdiği mesajı aldığını bu selamıyla belirtiyordu. Nitekim hemen sonra yaptığı konuşmada, “New-York öncesi sanatçılarımızın mesajını cebime koymuş oldum” diyordu. Salonu dolduranların yoğun alkışlarının sanatçıların performansına olduğu kadar, kendisine yapacağı görüşmelerde şans ve başarı dilemeye yönelik olduğunu da sanırım farkındaydı. Belki de bu nedenle konuşmasının sonunda “Büyük beklentiler içinde gitmiyorsak da, o büyük beklentilere yol açma çabamız olacaktır” demişti.

Başkan öyle demişti ama o salondan ayrılırken salonda Kıbrıs sorunun çözümüne yönelik beklentiler bir hayli fazlaydı.

Başkan hemen ertesi sabah hepimizin geleceğini direk etkileyecek görüşmeler için Amerika Birleşik Devletleri’ne uçtu. O uçtu ama daha gideceği yere varmadan güney tarafından bizim tarafa gelen hepimizi karamsarlığa iten açıklamaları işitmeye başladık. Bu malum çevreler kendi başkanları kadar bizim Cumhurbaşkanımıza da saldırıyor, barışı tabiri caizse dinamitliyorlardı.

Ve tabii güneyden yükselen koronun sesine kuzeyden de iştirak geri kalmıyordu.

Kısacası görüşmelerin sonunda anlaşıldı ki, yılbaşında konulan “2016 çözüm yılı olacak” hedefini tutturmak olası değildi.

Peki ne zaman olacaktı bu çözüm ? Ya da olacak mıydı ? 2017 vardı önümüzde . O da olmazsa 2027. Tarihlerle olsa kolaydı bu iş.

Güvercin uçamadıktan sonra istediğiniz kadar tarih koyunuzdu. O ne yapsa bir türlü uçamıyordu. Uçmak için bir çift kanata ihtiyacı vardı. Oysa güvercin hâlâ kanatsızdı…

ANLAYAMADIKLARIM.

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Şefik çıkmış konuşmuş. Örnekler vererek tüm katılımcıların huzurunda “ Yetkililer mahkeme kararları uymuyor” demiş. Oraya gelen kameralar bu konuşmayı kayıt etmiş. Sonra yazılı metinlerden bazılarında hata olduğunu görünce, konuşmasının esas olduğunu “Ben söylediklerimin arkasındayım” diyerek teyit etmiş. Ben hâlâ daha bazı makale yazarlarının bu durumu anlamazlıktan gelip eleştiri yapma çabasına girmelerini anlayamıyorum. Doğrusu ben de bu işi bir talimatla yaptıkları şüphesini uyandırıyorlar. Halk Narin Şefik’i anlıyor da tıpkı benim gibi bu saçma eleştirileri anlayamıyorum.



VE ŞİİR

Bu hafta ve şiir de çok kıymetli Bülent Fevzioğlu’nu ağırlıyoruz:

YAĞMUR YAĞIYOR

YAĞMUR...

yağmur yağıyor, yağmur

yağmurun altında duruyor

yıkanıyorum....

saçlarımdan boynuma

boynumdan göğsüme ıslanıyorum

hiçbir kitap ve hiçbir dua

bu kadar kutsal değil

arınıyorum...

yağmur yağıyor, yağmur

ve ben seni düşünüyorum şimdi

sen ki benim ilk günahım

tövbesiz ilk sığınağım

ezberlenmiş yasağım

ilk coşkum ve ilk heyecanım

saklım....

her kime baktımsa seni aradım

böyle bir yağmurda gördüm ilk seni !

ak bir zambaktı boynun

ve hiç kimselerde bulmadım

kalçalarına doğru incecik

nehirleşen belini...

yağmur yağıyor, yağmur

avluda yağmura tuttum yüzümü

kaç yıl geçti aradan, unuttum

ben senin nehrinde bıraktım

yaşanmamış ömrümü...

 



TAGS: Kanatsız Güvercinler Yine Uçamadı, bülent dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems