HABER KIBRIS

Karınca...Kararınca...

31/07/2017


ads

Perihan Şahin Bal


Aman ha!

Karınca deyip geçmeyin!

Üstüne basıp ezmeyin!

İnsanlığın, yaşamımızın devamını onlara borçlu olduğumuzu biliyor muydunuz?

Dünyanın dengesinin sürekliliği için;

Hava,

Su,

Ateş,

Toprak,

Oksijen, ısı, nem,

Ormanlar, hayvanlar ve insanlar hepsi bir bütünün parçasıyız.

Birbirine zincirleme bağlıyız...

Biri koparsa zincir bozulur.

Birinin yokluğu diğeri etkiler…

Belli zaman sonra hayati duruma dönüşür.

‘’Görmeyi öğrenince; her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu fark edeceksiniz’’ demiştir,

Leonardo DA Vinci.

Karıncalar da bu zincirin halkalarında…

O küçücük bedenleriyle çok önemlidirler!

Karıncalar yok olursa ormanlarda yok olur.

Ormanlar yok olursa hayvanlar da yok olur.

Yağmur tükenir, sular biter;

Suyun, ormanın ve hayvanların olmadı bir yerde insan nesli de tükenir.

Yani şu hayatta her canlının her nesnenin önemi büyüktür.

Hepsinin var olma sebebi;

Dünyaya geliş sebebi vardır!

Birinin olmadığı yerde diğerinkinin de yokluğu yakındır…

Eğer bir gün karıncalar bu dünyadan yok olursa dünyanın da sonun geldiği demektir.

Doğanın amacı; Canlıların türünün devamı değil midir?

Tüm canlılar bu süreci izlerler gayrı ihtiyarı.

Ve birbirlerine iççice geçmiş halkalarla bağlı olarak,

Orman karıncalar olmazsa tükenir…

Fillerin yaşaması, maymunlara bağlıdır.

Yılanlar olmazsa her yeri fareler basar…

Hepsinin dünya koşuşturması, mücadelesi aslında aynıdır;

Tüm amaç budur.

Neslimizi devam ettirmek…Doğanın dengesini korumak

Bir yandan da sirkülasyondur hayat.

Sırf o yüzden didinir dururuz;  Evlatlarımız için! Yarın onlarda kendi evlatları için…

Ormandaki aslanda yavrusunu korur kollar, tavşanda aynını yapar, tıpkı insanlar gibi.

Tavşan aslana yemdir ama tedbirini alır.

Doğmadan bildiği korunma içgüdüsüyle yavrusunu korur.

Tıpkı tüm orman canlıları gibi…

İçgüdüsel yapar çok şeyi.

Çünkü görevi vardır bu dünyalık.

Onları yerine getirmek zorundadır.

Elbette kader de yem olmak ta vardır; eğer öyle olmasaydı diğer canlının yaşaması imkânsızlaşırdı.

Ama doyduğu yerde bırakır orman canlısı. Açgözlü değildir.

Doyabileceği kadarını alır insanlar gibi daha fazlasında yoktur gözü!

Onlardan öğreneceğimiz çok şey var aslında;

Her şeyi bildiğimizi sanan biz insanların!

İnsandan akıllılar mı?

Hayır,  sezgilerledir onların yaptıkları.

Normal olanı da budur!

Hata payı sıfırdır.

Biz insanlar gibi doğduktan sonra öğrenmezler.

Doğarken den yaşama becerileri zaten bilirler.

Ya o minik karıncalar?

Dünyada en fazla bulunan canlı türü karıncalardır.

Dünyanın her yerinde yaşamaya uygun evrimleşmiş çeşitleri vardır.

Antarktika’da bile yaşayan türleri vardır.

O küçücük minicik halleriyle ne kadar önemlidirler.

Ormanda yolunu kaybeden birine yol gösterirler!

Yuvalarını hep güneye doğru kurarlar.

Yuvadan çıkan topraklarını hep kuzeye yığarlar.

Yeryüzünde toplam ağırlığı en fazla olan canlıların, karıncalar olduğunu biliyor muydunuz?

Karıncalarda ben duygusundan önce biz duygusu vardır.

Buna rağmen bu büyük gücü kimseye zarar vermek için kullanmazlar…

İyi insanlar için ‘’karıncayı bile incitmezdi deriz’’!

Karınca gibi çalışkan deriz!

Karınca yuvasını bozma deriz!

Karıncalar gibi örgütlü deriz.

Onlar koloni halinde yaşarlar.

Hepsinin görevleri ve görev zinciri vardır.

Çok iyi birer mimardırlar.

Evlerini yer altına doğru apartman halinde dikerler.

Tıpkı bizim apartmanlarımız gibi,

 Kat, kat;

Oda, oda…

Onların da liderleri vardır.

Görev dağılımları bellidir. Herkes kendi görevini icra eder…

Tembelliği hiç sevmezler.

Karıncalar sosyal varlıklardır.

Çok çalışkan canlılardır.

Birbirleriyle dayanışma içindedirler hep.

Kendi ağırlıklarının otuz katını taşıyabilirler;

Elli katını çekebilme yeteneğine sahiptirler.

Karıncalar ihtiyacı olan besinleri üretir ve depolarlar.

Kozmetik sanayiinde de karıncalar kullanılmaktadır.

Bazen evlerimizi ziyaret ederler o küçük misafirler.

Tek sıraya girmiş asker ordusu gibi…

O zaman bile zenginliğe delalet deriz!

Sakın zehirlemeyin onları!

Birkaç köşeye yarım limon ve üzerine kuru nane serpip bırakın!

Kısa sürede geldikleri yere yine tek sıra halinde döneceklerdir;

Örgütlü bir şekilde çekilip gideceklerdir…

Karıncalarla kötü bir vasfı yan yana düşünemeyiz hiç!

Karınca duası hepimizin mutfağında mevcuttur.

Berekettir…

Bolluktur…

Ferahlıktır!

Karıncayla ilgi çok güzel de atasözlerimiz vardır;

‘’Düşmanın karınca ise de hor bakma’’.( düşmanın ne kadar güçsüz olursa olsun dikkat et, uyanık ol.)

‘’Karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar’’. (Geleceğini düşünerek yaşa onu bugünden inşa et.)

‘’Karınca kararınca’’ deriz. (Azla yetinmeyi bilmek için!)

Mevlana Celalettin Rumi;

‘’Nasibin varsa; alırsın karıncadan bile ders, Nasibin yoksa;  Bütün dünya önüne serilse ters.’’

‘’Karınca, güzelim harmanları görmez de bir tanecik buğdayın üstüne titrer’’. Der…

Bizi yaradan Allah’ımızın büyüklüğünü anlatırken bile;

‘’Allah;

En karanlık gecede,

En kara taşın üzerindeki,

En kara ve en küçük karıncanın, yürüdüğünü görür ve ayak seslerini işitir’’

Diye karıncayla öznelleştiririz, örnekleriz.

Karıncalar gibi olabilmek umuduyla….sevgiler.



TAGS: perihan şahin bal
MANŞETLER

HK Perihan Şahin Bal

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems