HABER KIBRIS

Kasulidis’in 'kazanımımız' dedikleri!

13/09/2017


ads

Eşref Çetinel


Bazen Anastasiadis bazan Kasulidis falan, “Yıkılmadık ayaktayız” dercesine  sonuçsuz kalan müzakereler fiyaskosunu her halde Ocak’taki seçimleri de hesaba katarak Rum halkı katlarında, “başarılı sınav verdikleri” şeklinde yutturmaya çalışıyorlar!

Oysa biz “unutmaya çalışıyoruz!” Nitekim üç dört gündür yılların rutinliğini bozarak müzakereler ve siyasi sorunla ilgili  yazılarımızı “Köşemizden” kaldırmıştık! Rum liderliği ile muhalefeti sürdürüp götürüyor ama!

Sonuncusu Dışişleri Bakanı Kasulidis’ten geldi Alithia gazetesi yayımladı. Diyor ki Kasulidis “Kıbrıs Helenizmi çözümün ilk gününden itibaren geçerli olacak…”

Bu “yarım” cümleyi öncelikle dikkatinizi çekmek için yazdım. Eğer bir tercüme hatası yoksa diyor ki Kasulidis, “Kıbrıs Helenizmi!” (Yoksa Kıbrıs Rum Helenizmi mi?) Her iki ifade de “tek devletli, tek uluslarası temsiliyetli, iki kurucu devletten oluşacak Federal Sistemin lafzına aykırı değil mi? Hatırınıza “Kıbrıs Helendir Helen kalacaktır” sloganını takmaz mı?

Kİ DÜŞÜNDÜM:  Bu Helenizm aşkına karşı Kıbrıs Türk halkı olarak inadına ve dikine hangi sloganı seslendirebilirdi?

Mesela “Kıbrıs Türktür Türk kalacaktır” mı? Yahut, Türkiye ve Kıbrıs Türkleri bir bütündür asla ayrılmaz” mı? “Anavatansız yavruvatan olamaz” mı? (Var mı bu artık KKTC’de üç beş kişi dışında bunları söyleyip yazan? Aksine ne diyoruz başından beridir: “TC dışında ayrı bir devlet!” Doğru mu yanlış mı bir gün çözüm olursa anlayacağız. Şimdilerde zevahiri “TC’nin garantörlüğüne evet” demekle kurtarıyoruz da ya “gelecekler?”

KASULİDİS’E DÖNÜYORUM:        Müzakerelerde  elde ettikleri ve “kazanımlarımız” dediği  14 maddelik bir liste ayazlattı. Bunlardan bazılarını  müzakereler sürecinde öğrendiydik.

Mesela Kıbrıs Cumhuriyetinin devamı olan iki bölgeli iki toplumlu kurucu  devletler tarafından oluşturulacak federal Kıbrıs’ı…

Burada işitmediğimiz şuydu. “1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşmasının yürürlükte kalacağı!”

1960’lardan bu yana başta “Kuruluş Anlaşması” olmak üzere Kıbrıs’ın tüm anlaşma ve BM’ler kararları da yürürlükte kalacak.

Her hangi başka bir ülkeyle birleşme, taksim falan  söz konusu olamayacak! (Enosise kapatılan anlaşma ayni zamanda TC’nin garantisini de saf dışında tutuyor…)

Nüfus, (demografik oluşum) 4’e 1 oranında olacak!

Oluşturucu  devletler federal devletin işleyişine müdahale etmeyecek.

 Federal devletin alt meclisindeki oran (KC’deki gibi yüzde 70-30 değil, yüzde 25 Türk-75 Rum olacak!

… Yabancı yargıç olmadan “güçler ayrılığı” güvence altına alınacak… Vs…

Tabi her maddenin kendi içinde ayrı bir yoruma ihtiyacı var. Yarın da “kazanım” dedikleri bazı finans ve ekonomiyi ilgilendiren maddelere bakacağız…


 

   GÖREBİLSEYDİK KEŞKE GELECEKLERİ! 

  Allah’ı kandırmak mümkün olsaydı (sümme haşa) bir 50 yıl daha yaşamak isterdim sırf şu 2060’lı yılları görmek için!  Bakalım ne yaptık şu Kıbrıs adasında veya Kuzey’de! Örneğin:

*Rumların baskı ve ticari monopolünden dolayı mı göç edip terk ettikti adayı, yoksa artık içinde boğulduğumuz pislikten kurtulmak için mi?

*Her gün trafikte kaç yüz kişi can vermekteydi?

*Hâlâ çiftçilerimiz arpa ekip bir yıl kuraklıktan bir yıl bereketinden mi kapmaya devam edecekleri paraları?

*Acaba o 2060 yılına kadar sebze ve meyvelerimizdeki zirai ilaç kalıntılarını analiz edecek bir laboratuar sahibi olacak mıydık? Mevcut hastanelerimize kaç hastane daha eklenecekti doktorsuz!                                             *Okullar 2060’larda ve hâlâ her yeni ders yılında bugünkü gibi eksikliklerle mi başlayacaktı tedrisata?                                     *Hâlâ araba plakaları, seyrüsefer ruhsatlarıyla mı oynar olacaktık?

*Memlekete kaç milyon turist gelecekti kumarını oynadıktan sonra çarşı pazara tek kuruş bırakmadan çekip giden!..

MERAK BU YA! Çok merak ediyorum. Şimdilerde ilkokula kaydedip üniversiteden mezun ettiğimiz  gençlerimiz o gelecek  yıllarda    bu adada nasıl “iş, aş, hayat hakkı” bulacaklar! Ki şimdiden “gizli işsizlik” başladı, yüksek öğretimden çıkışlı gençlerin işsizlik oranı yüzde 17’lere ulaştı. Avukatlık, eczacılık, spor, elektronik gibi meslekler doyuma ulaştı “gizli işsizlik” yanı sıra, resmen işsizlik başladı!..

VE BAŞKALDIRI: Belki yüksek sesle seslendirilmiyor ama “artık mesleki” gruplar “isyanı” oynuyorlar! “Piyasa doydu, yenilerini kaldırmıyor, kazancımız bölündükçe beterince küçülüyoruz” diyorlar!

Esnaf, zanaatkâr, özel sektörün serzenişidir bunlar ki devamı halinde 2060’ları bile beklemeye gerek yok, 4-5 yıl sonra bu ülkede kamu dışında çalışanlar hem işsizlikten hem “gizli işsizlikten” ya göç yollarına düşecekler ya perişan olacaklar!

FAKAT HEYHAT! Artık bir yıllık planları yapıp uygulama güçlüğü çeken, memleketin bir araba plakası sorununu bile çözemeyen, pisliği günlük yaşam, trafiği felâket haline getiren, yolların aydınlatmasını bile yapamayan… Yönetimlerle… Değil 2060’ları, altmış adımlık öteyi bile kim ister ki artık görmeyi?


KISACA TAKILDIĞIM: (MAĞUSA LİMANI LİMAN MI?) 

 

Mağusa limanı ne “limandır liman ne liman olacağı var ah aman aman!

Yıkılan yıkık, kırılan kırık, çöken çökük kalmakta. Dahası “askerin mi halkın mı balıkçıların mı belli değil herkes kendine bir yer uydurmuş, dilediğini yapmakta!  Girişe bir de “Eoka dönemi mirası”  barikat” koymuşlar ki kimse limanın halka açık yerine giremesin, girerse çıkamazsın! Son numara işte resmi! Rıhtımın halka açık, aslında yıkılacak yerine bir “oda” inşa etmişler “bir bu eksikti” dedirtircesine  hilkat garabeti!  Layığımızdır efendim!



TAGS: eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems