HABER KIBRIS

Kıbrıs hem bizim hem de anavatan için önemlidir

27/11/2016


ads

Orhan Aydeniz


Rum-Yunanistan ikilisinin görüşmelerdeki tutumu ,geçmişten günümüze yaşanan acı deneyimlere rağmen, hala daha Enosis yani adanın Yunanistan’a ilhakı hedefinden zerre kadar sapmak niyetinde olmadıklarını ortaya koymaktadır.

Müzakerelerde Rum- Yunan ikilisinin talep ettiği ödünler, olası çözümü, Enosis’e sıçrama tahtası olarak kullanmak istediklerini gösteriyor.

Ancak KKTC, burada yaşayan Türkler yanında, ülke dışında yaşayan Kıbrıslı Türkler ve Türkiye için de yaşamsal önemdedir.

1879 yılında İngiliz Başbakanı Benjamin Disraeli: “Kıbrıs, Anadolu’nun anahtarıdır!”dedi. Binlerce mil uzaktaki İngiltere’nin doğu Akdeniz’deki çıkarları için, halen adada hükümran üslere sahiptir.

İngiltere Başbakanı McMillian, 1955 yılında: “Kıbrıs adasını kim kontrol altında tutarsa, Türkiye’yi ve aynı zamanda Ortadoğu’ya giriş ve çıkışları denetler.” Demişti.

Basiretli ve en başarılı TC Dışişleri eski Bakanlarından olan Fatin Rüştü Zorlu, 1955 yılında: “Savaşta Türkiye ancak güney limanları yolu ile beslenebilir. Kıbrıs adasına hâkim olacak kuvvet, aynı zamanda Ege denizinde adalara da sahip olursa, Türkiye gerçek bir kuşatma altına girer. Hiçbir ülke tüm güvenliğinin dost dahi olsa başka bir devlete dayanmasına razı olamaz! dedi.

Anavatan yetkililerinin, AB üyeliği hayali ile, haçlı emperyalistler- Yunanistan- Rum üçlüsünün istediği şekilde birleşik federal çözümü onaylaması durumunda Kıbrıs’ı da aynen Girit adası gibi ilelebet kaybedeceğiz. Anavatanımız, Ege ve batı Akdeniz’de olduğu gibi doğu Akdeniz’de de abluka ve kontrol altına alınacak.

İstenildiği zaman ticaret gemilerinin İskenderun ve Mersin limanlarından çıkması engellenebilecek ve ihracatı durdurulabilecek. Askeri bakımdan da düşmanları tarafından kontrol altında tutulacaktır.

Üstelik Kıbrıs’ı verdikten sonra Anavatan yine AB’ye alınmayacak. Bu kez de üyelik için, Ege kıta sahanlığı, Aya Sofya ve Patrikhane ödünleri sıralanacak ve yine oyalanacak.

Nitekim yakın geçmişte Merkel, basın mensuplarına Erdoğan’a Türkiye’nin üyeliğe alınmayacağını söylediğini açıklamıştı.

Günter Verheugen de “İstediğiniz kadar müzakere başlığı açın... Federal Alman hükümetini oluşturan partiler, Almanya'da Türkiye'nin üyeliği konusundaki algıyı değiştirmek için ciddiyetle çaba göstermedikten sonra, hiçbir anlamı olmaz. Bu bizi nihai üyelik hedefine yakınlaştırmaz.” Dedi.

Kısaca, gerçekleşmeyeceği bilinen AB üyeliği hayali ile anavatan, kendi eli ile geleceğini ezeli düşman ve rakiplerine teslim etmemeli.

KKTC’de de , Türklük, anavatan, bayrak, mehter marşı gibi kutsal değerlerimiz hakkındaki düşüncelerini çekinmeden kamu oyu ile paylaşan bazı AB-Rum aşıkları ,devletimizin yıkılması pahasına her nasıl olursa olsun, Rumlarla birleşmeyi gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Kıbrıs Türkleri olarak kendi isteğimizle devletimizden vazgeçip birleşik çözümü onaylarsak, Rumlar her işimize karışacak, atacağımız her adımda söz sahibi olacak. Devletimizi, kutsal değerlerimizi, özgür irademizi kaybedeceğiz ve Rum çoğunluk içinde yok olacağız

Hele Türk ordusunun ayrılması durumunda en iyi olasılıkla, Göç ve esaret altında yaşamak seçeneklerinden birini tercih etmek zorunda kalacağız. İnsanlar sahip olduklarının değerini kaybettikten sonra anlar. İnşallah Kıbrıslı Türkler olarak, tarihte kendi isteği ile devletinden vazgeçen ve Rum boyunduruğunu kabul eden halk olarak anılmayız.

 



TAGS: orhan aydeniz
MANŞETLER

HK Orhan Aydeniz

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems