HABER KIBRIS

“Kıbrıs istirdat projesi” ve dedikodular…

10/01/2017

ads

ads

Başaran Düzgün


Cenevre zirvesi, pek karamsar ve pek keyifsiz başlamıştı.

Rum tarafında “Erdoğan gelmesin, bu son zirve değildir” kampanyası yapılıyordu.

Bizim tarafta ise Akıncı’nın zirveye gitmeden önce söyledikleri her şeyin üzerine tuz-biber ekmişti.

“Cenevre’de bir uzlaşıya varılacak” mı konusu üzerinden fikir teatisi yapan ahali, Akıncı’nın “ne yama oluruk ne vilayet, ben da Tayfur Sökmen olmam” açıklamasıyla ciddi çaplı bir şok geçiriverdi.

Kıbrıs sorununu çözmek için gidilecek tarihi bir zirve öncesi nerden çıkmıştı “yama / vilayet” muhabbeti.

Akıncı “bu tehdit değildir” diyecekti ama doğrusu bu açıklama kimseyi rahatlatmayacaktı.

Bir süredir, “bazı çevrelerin”, dedikodu gazetelerinde “Erdoğan ile görüştük, bizi kimseye bırakmayacak” şeklinde dedikodu ürettikleri malumdu.

Malumdu da siyaseten kıymetleri kendilerinden menkul olan bu “bazı çevrelerin” dedikodu tuzağından da uzak durmak gerekirdi.

Belli ki “bazı çevreler” önce sosyal medyada sonra da köy kahvelerinde ürettikleri dedikodularını yaymaya çalışıyorlar.

Hayır kampanyasını da bunun üzerinden organize etmeye çalışıyorlar ama “Erdoğan Kıbrıs’ın Kuzeyi’ni ilhak edecek” dedikodusunun zemin bulma gücü var mıdır?

Bu konuda ahalinin kafasının karışık olduğu net bir şekilde görülmektedir.

Bir kısım (psikolojik olarak bastırılmış kısım) Kıbrıslı Türk, Erdoğan’ın çözüm hedefine bağlı olduğuna inanıyor. “Aksi olsaydı Erdoğan bunu on defa açıklardı” diye düşünüyor.

Diğer kısım (dominant olan) Kıbrıslı Türk de Erdoğan’ın gizli hedefinin ilhak olduğunu, Cenevre zirvesine katılıp masayı dağıtacağını söylüyor.

Ve bu iki kesim arasındaki tartışmalar da uzayıp gidiyor.

***

Erdoğan’ın veya şimdiki Ankara Yönetimi’nin Kıbrıs’ın Kuzeyi’ni ilhak etme planı var mıdır?

Örneğin geçmişte askerin merkezinde olduğu derin devletin yaptığı gibi gizli bir “Kıbrıs İstirdat Projesi (KİP)” yani Kıbrıs’ı geri alma planı yapmış mıdır?

Bunun için gizli örgütler kurup, yer altında ve yer üstünde faaliyet yürütmüş müdür?

Bu soruların cevabı rahatlıkla hayırdır.

Bilakis tam tersi söylenebilir.

Türkiye, fetihçi ve ilhakçı bu politikadan Erdoğan döneminde vazgeçti.

Türkiye (Erdoğan) , rahmetli Denktaş’a rağmen görüşmelerin ileriye gitmesini sağladı ve sonuçta Bürgenstock zirvesini organize etti.

Rumlar dışında tüm dünyanın kabul ettiği referandumların kazasız / belasız yapılmasını sağladı.

Bunları yaparken de tam 2 defa askeri darbe tehlikesi yaşadı.

Ankara’daki kuvvet komutanlarının bindirilmiş sivil kıtalar devşirip kendisine saldırmasına maruz kaldı.

Soru şudur;

Tüm bunları yaşayan Erdoğan şimdi neden Kıbrıs’ın Kuzeyini ilhak etmek istesin?

***

“Görüşmeler başarılı olmazsa B planımız nedir” tartışması yapmak tam bir züldür ve Kıbrıs Türküne zarar vermektedir.

Alfabenin bütün harflerinden oluşan planlar yapsanız bile hepsi de mevcut görüşmelere dahildir.

Çünkü, görüşmeler sürmektedir ve Kıbrıs Türkünün vereceği tavizler vardır.

Görüşmeler sürmektedir ve Kıbrıs Türkünün alacağı kazanımlar vardır.

Görüşmelerin akıbeti Kıbrıs Türkünün gelecek nesillerini etkileyecek denli önemli bir akıbet olacaktır.

Mesele bu kadar hassas ve önemli iken, sağda ve solda Erdoğan travması yaşayanların ürettikleri dedikodulara kulak asmamanızı tavsiye ederim.

Tüm gözümüz ve kulağımız Cenevre’de olmalıdır 



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems