Advertisement

Advertisement

KKTC'de "Türkiye'yi sevmeyenler" sevinmekte acele etmeyin

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
04/06/2013


Ozan Ceyhun Ozan Ceyhun


Taksim'de Gezi Parkı'nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hata yaptığını görmemek için kör olmak gerekir.

Taksim'de Gezi Parkı'nda "parkın bugünkü yapısını korumak" isteyenlere uygulanan polis şiddeti soruşturma gerektirir ve gerekirse sorumlu olan polis müdüründen hesap sorulmalı..

Taksim'de Gezi Parkı'nda eylemcilerin şahsi malı olan çadırları ateşe atan "cahil kafaların" hem mala zarar vermekten hesap vermesi hem de eğitilmesi gerekir.

Taksim'de Gezi Parkı'nda çok hata yapıldığını ve bu hatalara yönelik tüm demokratik tepkilerin haklı olduğunu kabul etmekten başka bir olanak olduğunu sanmıyorum.

Ancak Taksim Gezi Parkı'nda yapılan hataların bizzat İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından kabul edilmesinin ve de İç İşleri Bakanlığı'nca polislerin tavrı hakkında soruşturma açılmasından sonra olanları "gaza gelmeden" izlemekte yarar var.

Lefkoşa'da hemen her türlü eylemi organize eden, twitler atan ve bu insanların eylemini "ergenekonvari" bir şekilde istismar edenlerin kazanacağını sanan "KKTC'deki Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti ve de hatta Türkiye düşmanları" bence acele etmeyin sonra hal ve tavırlarınızla gülünç duruma düşebilirsiniz.

Şimdi size soruyorum:

Taksim Gezi Parkı'nda "barış ve huzur tüm taraflarca sağlandıktan" sonra ve de insanlar artık "varılan sonucu" kutlarlarken Beşiktaş'taki Başbakanlık Ofisi'ni basmaya kalkanlar masum mu?

Ankara'da TBMM Binası'nı ya da Başbakanlık Binası'nı basmaya kalkanlar "kırmızı halı" serilerek içeri mi alınmalıydı?

Taksim'de insanlar gerçekten parklarını ve ağaçlarını korumak için eylem yaptı ve onlarla dayanışma için eylem yaptığını iddia edenler Ankara'da otobüs yakarken, ağaçları devirirken, çiçekleri ezerken demokratik bir dayanışma içinde miydi?

Doğayı koruyanlarla dayanışma adına kentleri yakıp, yıkmak Avrupa tarafından desteklenen bir eylem biçimi mi?

Polislere kızıyoruz. Haklıyız. Peki tüm televizyon kameralarından izlediğimiz ve polislere "hepinizin anasını ..." diye bağırırken ağzından köpükler saçtığını gördüğümüz CHP'nin ulusalcılıkla namlı Mersin milletvekili şimdi "helal olsunluk" bir sosyaldemokrat mı oldu?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a "kin bileyen" bir kesimin Türkiye'de var olduğunu bilmemek için kör ve sağır olmak gerek. Onu kimse sevmek zorunda değil.

Ancak onun politikalarından ya da demeçlerinden rahatsız oluyoruz diye "çekirge sürüsü" gibi geçtikleri yeri yakıp yıkanları ve polisleri linç etmeye varacak kadar "gözünü kan bürümüş" olanları alkışlamamız mı gerekiyor?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ve onu seçen insanları sevmek zorunda değiliz. Şimdi "belki elimize bir öç olanağı" geçti hissi ile "onu Menderes gibi sallandırmak" istediğimizi haykırmak bizi demokrat mı yapıyor?

Elimizde tuttuğumuz pankartı okumadan mı tutmaktayız? Ya da insanlığımızdan bu kadar mı uzaklaştık: "3. köprünün adı Emine olsun, bizde ..." yazan ve de taşıyan yaratığın karısı, kızı ve bacısı da vardır allah bilir. Şimdi bu yaratığa "allah belanı versin" dediğimde ben bir "AKP yanlısı mı" oluyorum?

CHP'nin kanalı konumundaki bir kanaldan yapılan yayında "ordu göreve" diyenler yani "postal kafalılardan" çok çekmiş Türkiye'de hala aklı başına gelmemiş olanlar mı sosyaldemokrat?

Hele "sizin 250 bin polisiniz var, biz ise en kötü ihtimalle 10 milyonuz" diyen kişi geriye kalan 65 milyonla ilgilerinin olmadığını açıklarken onu alkışlamalı mıyız (hoş belki de kendini ele verdiği için)?

Taksim'deki "haklı bir vatandaşlık girişimi ve direnişini", onlar amaçlarına ulaştıktan sonra "27 Mayıs" denemesi haline getirenler demokrat mı oluyor?

Hiç düşünmüyorlar mı Türkiye'nin bir çok ilinde ve ilçesinde "neden çıt çıkmıyor ve eylem yok" diye?

"Halk" kavramı sadece kemalist oligarşiyi geri getirmek isteyenler için mi geçerli?

Lefkoşa'da ya da başka yerlerde "sözde dayanışma" eylemi yapanlar Türkiye'nin 76 milyonluk bir ülke olduğunu ve 76 milyonun büyük bir çoğunluğunun tüm bu olup bitenleri desteklemediğini unutmayın.

Türkiye 2002 öncesinin Türkiyesi değil ve halkın ezici çoğunluğu o Türkiye'ye "geri dönüşü" kesinlikle onaylamayacağından emin olabilirsiniz.

Benden hatırlatması!

Gaza gelmemekte yarar var!

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: ozan ceyhun
MANŞETLER

HK Ozan Ceyhun

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.