HABER KIBRIS

Komşu Komşunun Selamına Muhtaç

31/05/2016


ads

Perihan Şahin Bal


İnsan sosyal bir varlıktır. Tek başına yaşayamaz. Hepimizin birbirine ihtiyacı var.

Yaşamımızda en yakınımızdaki insanlar; komşularımız. Hastalık ve sağlık durumunda, iyi ve kötü günde önce onlar yetişir.

-Eski komşuluklar… Diye başlayan çok güzel cümleler duyarız. Bugün yaşayamadığımız, komşuluk ölçüsünden çok uzak olan.

Eskiden bayram hazırlıkları, düğün hazırlıkları, cenaze durumlarında hep komşular yetişirdi imdada. Hâlbuki bugün öyle mi?

Bırakın birlikte bir şeyler paylaşmayı kapı eşiğinde veya asansörde karşılaştığımızda komşumuza ‘’görüşürüz ‘’ deriz. Ama o görüşme vakti hiç gelmez.

Büyük şehirlerin hızlı yaşantısı komşuluk bağlarını hızla koparıyor. Çok acıdır ki insanlar ölüyor üç beş gün sonra kokular yayılınca öldüğü anlaşılıyor.

İyi bir komşu çoğu zaman kardeşin yapamadığı güzellikleri yaşatır. Çünkü o yakınındadır.

Yakınlarımız yakınsa yakındır.

Bu yakınlık bağı kilometrelerce uzak olsa da, teknolojinin kolaylığı ile yakındır.

Komşuluk hatırı çok büyüktür ve onu hep gözetmeliyiz korumalıyız.

Ancak, komşu duvarını da kaldırmamalıyız. Aradaki küçük mesafe hep korunmalı çok uzaklaşmadan.

Bir gün gözükmesek ‘’komşum nerde acaba?’’ diyen bir komşuya sahip olmak çok büyük değerdir. Ve mutlaka en az bir komşumuz olmalı bu nitelikte.

Komşudan gelen yemek kokuları, komşumuzun varlığını hissettirir o tadı tattırdığımız sürece.

Komşudan gelen gürültüye sabrettiğimiz süre ise, hatırı, dostluğu hassasiyeti getirir peşinden.

Hiçbir şeyin tesadüfü olmadığına inananlardanım. Komşularımızda bu dünyada sınavlarımız arasındadır.

Otizmli çocuğu olan bir annenin komşusu ile yaşadığı bir olay beni çok etkiledi.

Dernek üyemiz arkadaşım D.Ç, şehrin yamaç bölgesinde bir ev kiralamış.

Otizmli çocuklarımızla zaman zaman öfke nöbetleri, zaman zaman uzun ağlama ve gülme krizleri yaşayabiliyoruz. Bu kriz ve öfke nöbetlerinden rahatsız olan komşu sık sık annemize rahatsızlık verip rencide etmiş. Elbette ki ne bu annenin nede başka bir annenin arzu ettiği ve tercih ettiği şeyler değil oğluyla yaşadıkları. Onun üzüntüsünü o an kimse anlayamaz.

Bir gün gün batımında sokağın başında aynı komşusu ile karşılaşmışlar. Komşusu biz otizmli çocuğu olan ailelerin hiç sevmediği bir cümle kurmuş.

‘’Senin yükün çok ağır, işin çok zor, sınavın zormuş’’ demiş.

Bu söz taşınan o yükü daha da ağırlaştırıyor, işi daha da zorlaştırıyor. Bunu demek yerine o annenin ne kadar güçlü, sabırlı iyi bir anne olduğundan bahsetmek daha hoş bir iltifat olacaktır.

Annemizde şöyle cevap vermiş.

‘’Abla bak şu şehre. Kocaman. Binlerce ışık yanıyor. Ben gele gele senin üst katını kiraladım. Bu çocuk benim sınavımsa, senin de sınavın’’ demiş.

Elbette komşu çok etkilenmiş. O günden sonra şikâyet etmeyi bırakıp kendinin de onlar için ne yapabileceğini sorgulamış ve daha hoşgörülü olmuş.

Hayatta karşımıza çıkan herkes, her olay anlamsız değildir, tesadüf hiç değildir. Bu bilinçle yaşamak karşımıza çıkan zorlukları atlatmamızda daha kolaylaştırıcı etken olacaktır.

Büyük şehirlerde artık böyle komşuluklar yok. Ama hala bir yerlerde güzel bir şeyler yaşanıyor, yaşanacakta... Güzel yürekli komşular olduğu sürece. Onlar hala var.

‘’Komşu komşunun külüne muhtaç’’ lafını hep duymuşuzdur.

Yaşam ne kadar kolaylaşırsa kolaylaşsın, teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, muhtacız aslında en yakınımızdaki komşularımıza, akrabalarımıza.

Komşusu açken tok yatan bizden değildir’’ demiştir. Peygamber efendimiz Muhammed (s.a.v)

Güzel değerlerimizi, örf ve adetlerimizi, zaman ne kadar değişirse değişsin, telaşımız ne kadar artarsa artsın, yaşatmalıyız ve korumalıyız. O zaman sosyalliğimizi yaşayabiliriz ve o zaman insanlığımızda kalabiliriz. 



TAGS: Perihan Bal, ’Otizm
MANŞETLER

HK Perihan Şahin Bal

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems