HABER KIBRIS

Mafyanın Teslim Aldığı Devlet

19/04/2017


ads

Başaran Düzgün


Bir yetkiliye şunu sordum; “Seninle birlikte bir iş yapsak, 50 milyon sterlin kazansak, buralarda harcayamasak, desek ki “artık biz uluslar arası olduk”, İngiltere’ye gitsek. Myfair’da bir rezidansa yerleşsek. Bir gazete ve bir televizyon satın alsak. Bir de otel satın alıp fantezilerimizi gerçekleştirsek. Sonra İngiliz’e ayar çekmeye başlasak; Mesela bu kraliyet İngiltere’ye yüktür, kraliçe ve tüm ailesi asalaktır diye yayınlar yapmaya başlasak. Başbakan’a küfretsek, Dışişleri Bakanı’na “niye KKTC’yi tanımıyorsun” diye her Allahın günü saldırsak. Yabancılardan muzdarip İngilizleri kışkırtsak, ezilen sınıfları goflasak. Bizim sonumuz ne olur?”

Aslında bu soruyu birçok “yetkiliye” sordum.

Tümü yüzüme aval aval baktı.

Sadece bir tanesi “muhtemelen MI5 (Ulusal istihbarat)  bir gece bizi alır ve Heathrow havaalanına götürür ve geldiğimiz uçağa bindirip geri gönderir” dedi.

Evet, bence de öyle olur.

Aynı şeyi Türkiye’de yapsak, başımıza çok daha kötü şeyler gelebilir.

Bu fantezi örneği niye verdim biliyor musunuz?

Eski ismiyle basın ve yeni ismiyle medya aslında bir ülkenin ulusal güvenliği ile doğrudan ilgilidir.

Gazete yayınlamak ehliyet işidir.

Öyle yasal ehliyet falan değil.

Yasalar çerçevesinde, kamu yararına yapılan iştir gazetecilik.

Cebine milyonlarca kara para koyup da bir ülkenin tüm değerleriyle oynamak değildir.

Oynanan oyun yasadışı parayla ülkeye hükmetmektir.

Durum böyle olunca hiçbir yasal kurum buna izin vermemelidir.

Kara parasıyla hiçbir güç bu devletin değerleri ile oynayamaz.

Parasal kaynağı ne isterse olsun hiçbir güç  gazetecilik adı altında bu devleti tehdit ederek şahsi menfaatler sağlama peşinde koşamaz.

 Devlet herkesten büyük ve güçlüdür.

Basın mafyalarından bile.

                                                                                              ***

 

Bu uzun girişin hedefi doğrudan devlet yetkilileridir.

Basın, yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç olarak kabul edilir.

Bu devlet nasıl ki yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı koruma görevi var ise dördüncü güç basını da koruma zorunluluğu vardır.

Görev alanı da nettir;

Onlarca kriminal suça sahip mafiöz özentileri olanların gazete sahibi olmalarına bakmalıdır.

Kumardan kaynaklanan kara para ile basın sektörüne milyonlar akıtıp yürütme ve yasamayı kendi ihtiraslarına kurban etmeye çalışanları engellemelidir.

Elinde bulundurduğu basın gücünü şahsi menfaatleri için kullananlara dur demelidir.

Aksi takdirde devletin kendisi çöker.

Bunu hatırlatmak da bizim görevimizdir.

Hayatını sadece gazetecilik  için harcayanların…



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems