HABER KIBRIS

Merak ediyorum!

06/09/2017


ads

Eşref Çetinel


Geçti” dediğim kurban bayramını kaç zaman daha hatırlayacağım bilmiyorum ama her halde ne zaman “Crans Montana” lafı geçse “2017’nin Kurban Bayramından önceydi” diyerek bir  “milat” koyacağım.  Buna karşın eğer  “bir gün görüşmeler başlar hatta çözüm olursa” merak ediyorum: Mesela:           

MERAK 1: Türkiye mi garantörlük hakkından vazgeçecek yoksa Rum tarafı garantörlüğü mü kabul edecek?

MERAK 2: Bundan sonrası çözüm pazarlıkları, öncesinin kopyası mı olacak yoksa Türk tarafı yüzünü  Rum tarafına dönüp, “Annan planında da sonrası müzakerelerde de şansını tepen sen oldun! Muzırlık yapmayıp verdiklerimizi kabul etseydin bugün adanın üçte ikisi senin biri de bizim olacaktı, talihine küs” mü diyeceğiz?..

MERAK 3: İki halk olarak yan yana yaşar ve bazı ticari ilişkilerle Kuzey’den Güney’e, Güney’den Kuzey’e gidiş gelişler olur ve de Rum devleti sayesinde Kıbrıs Pasaportu ile AB kimliği sahibi  olurken; kaçınılmaz zorunlulukta müzakereler başlarsa, bu kez masaya hangi “başlıklar” konacak?

MERAK 4: Bugüne kadar toplumsal ilkesellik kazanmamış da olsa çoğunluğumuzca “iki toplumlu, iki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı, TC’nin etkin garantörlüğünü içeren bir federal sistemden” söz ettikti! (Her ne kadar masada, “iki bölgelilik, iki kurucu devlete” dönüşürken,  “80 bin Rum’un yeniden Kuzey’e dönmesi” mutabakatıyla  iki toplumluluk “karma”  hale getirilmişse de) merakım şu: “Çözüm arayışlarından kaçamayacaksak bu kez masaya otururken mesela “Kırmızı çizgilerimiz” ne olacak?..

       ÇEKİRGE BİR SIÇRAR… İki sıçrar, üçüncüde  ele geçer! Rum tarafı “çözüm şansını diğer irili ufaklı görüşmeleri dikkate almazsak “ikidir” tepiyor! Anlıyoruz ki bugünkü şartlarda masaya otursak yine benzer muzırlıkları yapacak, garantiden eşitliğe, daha çok iade edilecek yörelerden daha çok nüfusun Kuzey’e dönmesine kadar dayatacaktır! Bunun manası “Rum egemenliğini tüm adaya yaymak, adanın  sahibi olmaktır!”

Yağma yok ama! Hem Rum tarafı hem “hemen çözüm” yanlısı olan “bizimkiler” de anlamalıdırlar!                                                        Bu adada malımız mülkümüz,  topraklarımız,  yatırımlarımız, alın terimiz, kanımız, canımız vardır…                               Tutun ki 446 yıldır bu adanın biz de sahibiyiz! Rum halkı kadar devlet  olma hakkındayız. BM’ler tarafından etnik toplumlara tanınan (kendi siyasi kaderimizi saptayacağımız) self determinasyon hakkımız da siyasi irademiz olarak avucumuzun içindedir.

İŞTE ALTIN VURUŞ: Müzakereler yeniden başlayacaksa artık lütuf falan beklemiyoruz, Rum tarafı Türk tarafının “sahte” yahut “korsan” değil, Anayasası, demokratik parlamenter yönetimi ile devlet olduğunu dolayısıyla  “adada iki ayrı devlet olduğunu” kabul ederek masaya oturmalıdır!

Var mıyız toplum olarak bu ilkede buluşmaya. Hatta bir kez daha self  determinasyon hakkımızı kullanmaya..


                    

HÜKÜMETİN SORUN ÇÖZME KABİLİYETİ!

Maşallah Haziran ayından beridir rölantiye yattık oyalanıp eğleşiyoruz! Ki bu süre içinde neler olmadı! Ne çiftçisi kaldı baş kaldırmayan ne  hayvancısı! Sonuç mu?

…Dağı taşı inek doldurduk, yılda 156 milyon litre süt sağıyoruz ama sadece 70 milyonunu ürün haline getirebiliyoruz. Kalanı da ihraç edeceklerdi ne oldu bilmiyoruz!

…TC’den akan suyla toprak buluşacak deniyordu. 2018’de anca! Ki artık Güzelyurt’ta 70 Bin değil 30 bin dönüm narenciye bahçesi kaldı! Su ulaşsa ne yazar, yeniden eski üretime dönmek yılları alacak!

…İnanmayacaksınız ama tam iki ay bu ülkede Ercan hava alanı” “Taş Yapı”  yani Emrullah Turanlı ile kavga edildi!  Düşünün hem de ciro paylaşımı anlaşması gereği  önce devlete 14.2 milyon, ardından 30 milyon TL’i  öderken…                                                              

…Üç aydır Devlet hastanelerinde doktorlarla Sağlık Bakanlığı kavga ediyor! Sorunlar hâlâ çözülmüş değil!

…Bilir misiniz haberi ta Haziran ayında yayımlandıydı. Türkiye 28 belediyeye 126 milyon TL. proje desteği için kaynak tahsis etti. Sonrası haberlere bakın ama: Erenköy belediyesi battı gitti! Mağusa belediyesi ödemeler dengesi için on milyon TL. borçlandı! Ötekilerin de halleri duman!

…Karpuzlar yine tarlalarda kaldı! Çünkü bu ülkede hâlâ üretim planlaması yapılmadı! O  “tarım master planını” da bekliyoruz hâlâ…                                                                            

NEDEN? Çözümsüzlükleri sürgit sorunlardan birkaçını neden örnekledim? Şunu söylemek için: “Hükümetimizin sorun çözme kabiliyet ve cibilliyeti yoktur!” Ha, daha öncekilerin mi vardı? O halde düzelteyim: Maalesef siyasi iktidarlar birbirlerine çözemedikleri sorunları aktararak memleketi bir sorunlar labirenti haline soktular!

Çok sevdiğim vatanım” derken kıvanç duyduğum bu topraklar artık beni sıkboğaz ediyor! Burnumuza kadar pisliğin içine batarken, trafiğe çıkamazken, saygısızlıkların envai türlüsünde savrulur ve çözülmeyen sorunlar, sorunlarrr sorunlarında yuvarlanırken; tuzu kuru biri olsaydım, alır başımı giderdim bu ülkeden!


       KISACA TAKILDIĞIM: (BASTIRAN ZAMLAR!)         

                                                          Biraz “köşeciliğim” biraz  da cebimdeki para nedeniyle  alışverişe gittiğim her yerde önce şöyle bir fiyatları yoklarım. İtiraf edeyim. “Kaliteli marka gıda ürünü satın almak pahasından dolayı bu memlekette her vatandaşa nasip kısmet değildir!”                     Buna karşın geçen gün gittiğim bir supermarkette baktım kedi köpek mamalarından bilumum ithal emtiaya kadar  her şey yüzde 5 ile  15’ler hatta fazlası ile   zamlanmışlar!

Haberlere bakıyorum döviz için “düşme devam ediyor ama siz yine de ihtiyatlı olun” deniyor yani dövizde yükselme yok!  Gümrük vergisi konması mümkün değil, çünkü hükümet tatilde!                                                   

Eee! “Eniştem beni neden öptü?” Nedir bayram daha bitmeden üst üste bastıran zamlar? Hükümetin cebimize koyduğu hayat pahalılığı zamları da  uçup gidiyor! Bekle ki altı ay sonrası hayat pahalılığı zammını! KKTC’de yaşamak zor, zor be kardeşim!



TAGS: eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems