19/09/2014 08:42 KATEGORİLER »

13. İstanbul Bienali 'En'leri

13. İstanbul Bienali 'En'leri

12.10.2013 09:22

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın Koç Holding sponsorluğunda düzenlediği 13. İstanbul Bienali’nde son haftaya girildi. Fulya Erdemci küratörlüğünde gerçekleştirilen etkinliği bugüne kadar 5 sergi mekanında yaklaşık 225 bin ziyaretçi gezdi.

Bienalin son haftasına girerken etkinliğin en iyi, en çok konuşulan işleri neler?

İşte Herkese ulaşabilme amacıyla bu yıl ücretsiz olarak gerçekleştirilen bienalle ilgili, görmeniz, bilmeniz gereken 10 performans.

En “arapsaçı” ağ



Bienalin en ilgi gören ve en çok konuşulan yapıtlarından “Mülksüzleştirme Ağları”, Yaşar Adanalı, Burak Arıkan, Özgül Şen, Zeyno Üstün, Özlem Zıngıl ve anonim katılımcılar tarafından bu yıl Haziran ayında başladı. Kentsel dönüşümün sermaye-iktidar ilişkileri üzerine kolektif olarak veri derleme, haritalama ve yayınlama projesi “Mülksüzleştirme Ağları” kapsamında ilk atölye 6 Haziran’da Gezi Parkı’nda gerçekleştirildi. İnternet üzerinden paylaşımlı belgeler ve yüzyüze buluşmalarla sürdürülen proje sayesinde üretilen ilişki haritaları, basılı ve dijital formatlarda, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda sergileniyor.

 

En gerçekçi iş





Guillaume Bijl’in Şüpheli başlığını taşıyan projesi, birbiriyle bağlantılı iki mekânda gerçekleşiyor. İlk odada gerçek ve kurgusal nesnelerden (odaya bilerek dağıtılmış nesneler) oluşan darmadağın bir yığın sahneleniyor. Bu, komşularının “tuhaf” davranışları yüzünden şikayette bulunması üzerine atölyesinin polis tarafından arandıktan sonraki halinin yeniden kurulmasıyla oluşturulmuş bir düzen. İkinci enstalasyon mekânında ise arama sırasında polisin şüpheli bulduğu nesneler sergileniyor.



En minik adam





Bienalin en küçük adamı Antrepo no.3’te 60 santimetre boyundaki bu seramik adam, Meksikalı sanatçı Gonzalo Lebrija’nın “Lamento” başlıklı heykelciklerinden sadece bir tanesi. Başta büyük ölçekli bir enstalasyon olarak tasarlanan, zaman içerisinde 60 santimlik heykelciklere dönüşen “Lamento”, İspanyolcada “keder” veya “şikayet” anlamına geliyor.



En çok polemik yaratan iş





Wouter Osterholt ve Elke Uitentuis’a ait İnsanlık Anıtı – Yardım Eden Eller (2011-2013) projesi, başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ermenistan sınırındaki Kars şehrinde yer alan İnsanlık Anıtı’nı bir “ucube” olarak nitelendirmesi ve yıkımı için talimat vermesi sonrası kamuda ortaya çıkan tartışmalara odaklanıyor.



En tehlikeli performans





Meksikalı bir başka sanatçı Héctor Zamora, bienalde sahnelenen performansıyla nefes kesti. İzleyenler, Mimar Sinan Üniversitesi’nde gerçekleştirilen performansta bir yandan şarkı formatında bir şiiri bir ağızdan seslendiren 35 tuğlacının, bir yandan da tuğlaları birbirlerine fırlatarak yakaladıkları uyum bozulacak diye diken üstündeydi. Héctor Zamora’nın bu inşaat koreografisi, bienalin hiç kuşkusuz en tehlikeli performansı olarak hafızalara kazındı.

 ©2013 haberkibris.com Mobile

Normal Siteye Geçiş