HABER KIBRIS

Müşavirlik üstüne

03/11/2016


ads

Bülent Dizdarlı


 Kurduğumuz Cumhuriyetin en rahatsız edici kurumlarından biridir “Müşavirlik”. Bir siyasi atama ile geldiği makamı, bir başka siyasi partinin iktidar olmasıyla bırakmak zorunda kalan ve evlerine taşınan bu insanlar, gerçekten de vicdanlarda yaradır.



Bu yara iki yönlüdür. Bir kere hasbel kader birkaç yıl müdürlük müsteşarlık yaptı diye ömrünün sonuna kadar kızağa çekilmesi hiç de anlaşılır bir şey değildir. Bir insanı belki de en verimli olacağı bir dönemde kızağa çekmek tam bir insafsızlıktır. Hele hele insan kaynakları kısıtlı bir ülkede bunu yapmak idari yönden de aymazlıktır.



Evlerinde oturup maaş çeken Müşavirleri tam bir “asalak” olarak tanımlamak bu nedenle biraz da haksızlıktır. Çünkü pek çoğu görevden kendi istekleriyle çekilmiş, kendi arzularıyla atıl kalmış kişiler değildir.



Peki ama bu müşavirlerin hepsi masum mu? Görev verilse koşup gelirler, rahatlarını kenara itip ülkeleri için aynı şevkle çalışmaya başlar mı? Bu soruların cevabı net değildir. Davete icabet edip görev alanda çıkmaktadır, verilen vazifeyi elleriyle itenlerde…



Evet! Hepimiz bilmekteyiz ki, gerçekten de kendi partileri tekrar iktidara geldiğinde dahi göreve çağrılan müşavirlerden, bu vazifeyi kabul etmeyenler vardır ve gerçek anlamda “fırsatçı” bunlardır. Kendi partisi iktidarda olmasına karşın göreve gelmeyen bu kişilere ise hükümetler hiçbir yaptırım uygulamazlar. Hâl böyle olunca toplum vicdanındaki yara giderek büyür.



Hükümetin, Yüce meclisin en azından böylelerine yönelik yasal mevzuatı düzenlemesi şarttır. Örneğin göreve çağrılıp verilen vazifeye icabet etmeye müşavirlere maaşlarının kesilmesi cezası uygulanmalıdır. Aksi halde kamu vicdanı ne hükümetleri ne meclisi affetmeyecektir.

ANLAYAMADIKLARIM



Cadılar bayramını kavgasız gürültüsüz eğlenerek geçiren gençleri eleştiren demokratları hiç anlayamıyorum. Her çağın her yaşın bir realitesi var. Bu da çağımızın gençliğinin realitesi. Neden kabullenmiyorsunuz? Gerçekten anlayamıyorum.



SOLİ YOLLARI

Soli harabeleri en önemli ören yerlerimizden biridir. Özellikle mozaikleri ile ünlü bu antik kentin tarihinden değil ama günümüzdeki sıkıntılarından bahsedeceğim sizlere. Bir kere şu büyük turistik otobüsle seyahat ediyorsanız ve batı istikametinden geliyorsanız sağa dönmeniz ve harabelere yönlenmeniz mümkün değildir. Yolun yapısından dolayı otobüsün o açıyla iç tarafa dönmesi olası değildir. Bu nedenle bu tarihi alana ulaşmak için birkaç kilometre daha gidip geri dönmek gerekmektedir.



Sıkıntı bu kadarla da kalmamaktadır. Turistler, o daracık yolda araca sürtünen ağaç dallarından korunmak için adeta cambazlık yaparak ilerlemek zorunda kalan, otobüs şoförünün küfürlerini şaşkınlıkla dinleme durumunda kalmaktadır.  Bu turizm adına hicap duyulacak bir durumdur. O yolu tamir etmek, otobüslere uygun hâle getirmek atla deve değildir. Aksine bu halde bırakmak turizmimiz adına büyük bir ayıptır.  Ben bu deneyimi yaşadım. Turizm bakanımızı bir ara bu yol sorununu yakından incelemeye davet ediyorum.



BANA GÖRE GEÇEN HAFTANIN EN ÖNEMLİ OLAYLARI

1- Müzakerelerin 7-11 kasım tarihinde İsviçre’ye taşınacağının açıklanması

2- Güney Kıbrıs’ta ki yerel seçimlerin iki buçuk yıl ertelenmesi

3- Büyük Av’ın başlaması.

4- Çatalköy’de içinde fetüs var diye incelemeye alınan kavanozdan salça çıkması



TAGS: bülent dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems