HABER KIBRIS

Müseccel Düzen Kökleşecek

09/08/2017


ads

Başaran Düzgün


Türk tarafı geçiş kapılarında eylem yapılması ve geçişlerin kapatılması konusunu sorun etmedi.

Hatta umursamadı bile.

“Geçiş noktaları eylem yeri değil, insanları mağdur edemezsiniz” diyebilirdi.

Demedi.

Dün, Erenköy’e geçiş noktasında ciddi sorunlar yaşandı.

Önceden belirlenmiş sayıda araç ve bildirilmiş isimler olmasına rağmen  Pirgo kapısında sorunlar yaşandı.

Rum tarafı listeyi nerdeyse yarı yarıya kırpmaya çalıştı.

Bunun üzerine geçiş için bekleyenler eylem yaptı, sloganlar attı ve geçişleri durdurdu.

Neyse mesele birkaç saat içinde çözüldü ve konu normale döndü.

Normale döndü de “görüşmelerin kopmasından sonraki ilk kriz” yaşanmadı.

Fakat, yaşanmayacağına dair bir garanti yok.

Taraflar şimdilik “kötü görünmeme” adına pek de uysal tavırlar sergiliyorlar.

Sadece karşılıklı demeçlerle atışıyorlar.

Fakat bu “mülayim hal” ne kadar devam eder bilinmez.

Bilinen, geçmişin deneyimleridir.

Geçmişte, her başarısızlıktan sonra ciddi krizler çıkmıştı.

Hatta o kadar ki “kontrollü bir çatışmayla insanları korkutup barışa zorlayalım” gibisinden ultra eksantrik” öneriler yapanlar bile çıkmıştı.

Gelinen aşamaya baktığınızda Kıbrıs sorununda hiçbir öneri işe yaramadı.

Bunun nedeni ne olabilir?

İki tarafı bir anlaşmada buluşturmayan derin çelişkiler ve uzlaşmazlıklar nedir?

_______________________________________________________________________________

Maronitlere ait dört köye daha yerleşim izni verilmesi ve mallarının iadesi, bazı kesimlerde heyecan yarattı.

Aynı uygulamanın kapalı Maraş için de yapılabileceğini savunanlar var.

Hatta “topyekün Rum’a iade edelim” diyenler de var.

Tüm bunlar “müseccel düzenin” kökleşmesi korkusundandır.

Ben artık “statüko” tanımını kullanmıyorum.

Çünkü statüko durağan ve değişmez bir yapıyı anlatır.

Negatif manada kullanılır.

Halbuki Kıbrıs’ta tarafların kurduğu “müseccel” bir düzen vardır.

Bir yarısı Avrupa Birliği, diğer yarısı Türkiye tarafından tescillenmiş bir müseccel düzen.

Her iki taraf da kendi “müseccel düzenlerinde” yaşamaktan memnun ve mutludurlar.

Mutludurlar ki anlaşmaya ulaşacak kadar taviz vermiyorlar.

“Müseccel düzenlerini” bozmak istemiyorlar.

Bir başka yazıda “müseccel düzen” konusunu daha detaylarıyla irdeleriz.

Maraş’ın Türk kontrolünde sahiplerine verilmesi veya tümden Rum’a iade edilmesi her iki müseccel düzen için de ciddi bir tehdittir.

Çünkü birbirleri üzerinden beslendikleri ezber bozulacaktır.

Yeni bir dinamik devreye girecek ve “müseccel düzen” sahipleri inisiyatifi kaybedeceklerdir.

Maraş konusunda bir de bu açıdan bakmakta fayda vardır…



TAGS: Başaran Düzgün,
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems