HABER KIBRIS

Müzakereler bittiği yerde yeniden başlar!

19/05/2017


ads

Eşref Çetinel


Abdala beyan olurmuş! Nitekim Dünkü yazıma şöyle başladıydım:          “Müzakerelerin tadı ile tuzu kalmadı! Buna Güney’in dikkatlerinin cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasına çevrildiği gerçeğini de eklediniz mi mesela yeniden Cenevre’ye taşınmak kime ne fayda sağlayacak! Kaldı ki tarafların önünde uzlaşılması mümkün olmayan sorunlar vardır ve bunların Güney tarafınca asla kabul edilemez denilenleri Türkiye kaynaklıdır!..”

       Ve şöyle bitirdiydim: “Eğer kıymet’i harbiyesi varsa yarın da bugünkü müzakereden söz edeceğim…”

ARTIK ÖNEMLİ DEĞİL: Çünkü Sözü edilecek bir müzakere süreci kalmadı.. Nedeni şu:                                                          Gençliğimizde “ip çekişmek” çok popüler sporlardandı. Uzun halatın bir yarısına beş on kişi, diğer yarısına da eşit sayıda insanlar    yapışır, karşılıklı birbirlerini çekmek için ipe asılırlarken, artık hangi taraf daha güçlü ve taktik yönünden ustaysa, karşı tarafı çeker olancasını birden yerlerde sürüklerlerdi!

       Müzakereler de gide gide Sn. Akıncı ile Anastasiadis’in ip çekişmesine benzediydi! Sonunda hem yenişemediler hem “ipi kopartıp” derdinden kurtuldular!                       Tabi bu sonucun yaşanmasında en büyük neden,  Türkiye’nin son dönemlerde  müzakerelere çok daha etkinliğince müdahil olmasıydı!  Bunu dünkü yorumumda da vurguladıydım:                                                      Müzakereler son dönemlerde Türkiye ile Güney Rum Yönetimi arasındaki tartışmalara dönüştüydü. Mesela Erdoğan “zırnık toprak verilmez” derken üstüne üstlük yurttaşlarına AB’nin 4 özgürlüğünün de uygulamasını istiyordu. Doğu Akdeniz’deki doğal “münhasır  ekonomik bölgelerde” sismik araştırmalar yapılması da gerginliğin bir başka nedeniydi!

       Oysa  Rum tarafı başından beridir “Türkiye’siz bir çözüm hedefliyordu! Oysa Türkiye beterince Kıbrıslı olurken Anastasiadis’in de hayallerini yıkıverdiydi! Devenin sevmediği diken burnunda bitermiş!                                     ***                           BUNDAN SONRA  NE OLUR?   Yazmaktan bıktırmış yahut ezberletmiş de olsak, “bu adada Türk-Rum müzakereleri hiç sonlanmaz!”  Bittiği yerde yeniden başlar!

       Bu nedenle bugün müzakereler hitama erdi demek yanlıştır. Doğrusu “geçici bir süre dondurulduğudur!” Hatta, “donduruldu” demek bile abestir! Çünkü iki toplumun  yan yana oluşlarından kaynaklı “işbirliğini” gerektiren pek çok ortak sorunları vardır. Zaten Eide de hemen devreye sokulmuştur!

       ANCAK bundan sonra eğer TC’nin vilayeti olmayacaksak KKTC’nin  siyaseten kendine bir dünyasal statü kazandırması gerekmektedir. Çünkü ortada çözülmesi gereken çok acil sorunlar vardır.

       Mesela: Ambargoların kaldırılması! Rum tarafı ve Yunanistan  bu kozu “vetoları” ile ellerinde tuttukları sürece KKTC asla bir devlet olamayacaktır!

       Mesela: AB müktesebatına uygun devlet haline gelmesi. 

       Mesela: Hem AB’ye hem de TC ile imzalanan protokollere uygun reformlarını gerçekleştirmesi! 

       Mesela: Nüfus ve vatandaşlıklar politikasını yeniden gözden geçirip geleceğin Kuzey’inin demografik yapısını bugünden saptaması!

       Mesela: Ulaşım sorununun iki büyük odağı  olan Mağusa limanı ile Ercan Hava Alanının çok daha ileri düzeyde işlevsel hale getirilmesi.

       Mesela:  Su, elektrik sorunlarının çözülmesi ve ilahi…

       KISACA: Müzakereleri hiç merak etmeyin. Bir süre tatile çıkılılır, kafalar istirahat eder, masa yeniden kurulur!

                                  **********                        SORUNLARIN İÇİNDE BOĞULDUK!  

       İllegal olaylar fena halde artış gösteriyor!

       Trafik kazaları azalmadan, üstelik değişmeyen, iyileştirilemeyen ayni  nedenlerle sürekli artıyor!

       Çevre pisliği KKTC’nin  ünü haline gelmiş nerdeyse çer çöp, poşet moşetlereden oluşacak madalyası alnı şakkımıza lök gibi yapıştırılacak!

       Çarpık yapılaşma geri dönüşü olmayan nehirler gibi “ah vahlarımız” arasında beterince devam ediyor!

       Uyuşturucu belası memleketin “afakını bir dud’i muannid gibi sarmış” azalacağına artıyor!

       Rant ekonomisi gene hortladı, Yavuz çıkarma plajını bile sarmış meclise düşmüş sorunu!                                                                          Ve evlenenler kadar ayrılanlar da artıyor!      ARTIŞA DEVAM: Şimdi yazacağım artış ise tüm bu olumsuz toplumsal olaylara nanik çeken bir başka artış! 13 ayda 2 bin 900 “cedit yeni” araba  satın alınmış! Cep telefonları satışlarında da nüfusa göre önlerdeyiz dünyada!

       Bu toplumun sosyolojisini kim yazar, psikolojisini kim okur, naturasını kim resmeder bilmiyorum ama “böylesi bir olumsuzluklar hercümerci” içinde bu ülkede çiddi iş yapılamaz, zaten yapılmıyor!

       Çünkü 43 yılda yarattığımız Kuzey coğrafyamızın  “vatanı” değildir.  Kendimizi de yaratmış değiliz!  Yarattığımız Rum’dan  kalan beytambal malının yağmasına dayalı, bozuk düzenleri de kaçınılmaz yapan bir kıyamet günü öncesinde yaşadığımız  “travmadır!”

       İnsanlar vuruşuyor, insanlar kirletiyor, insanlar insanları çalıyor, insanlar saygısızlık sevgisizlik deryasında boğuluyor… Ve insanlar  sadece arabalarında arabalarıyla mesut oluyor! Hem de ölümüne ölümüne!  

       İKİNCİ KKTC: Birgün yeni bir devlet anlayışı ile 2. Cumhuriyeti yaratmak hangi hükümete nasip olur bilmiyorum ama bu gidişle ya TC’nin emir eri oluruz ya Rum’un himmeti oranında yaşayan bir toplum! Çünkü tüm bu olumsuzluklarla egemen devlet olarak var olmak  hiç kolay olmayacak!                                                        **********

       KISACA TAKILDIĞIM: (ÇÖZÜLECEKSE VARSIN OLSUN!)

       Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası başkanı Ahmet kaptan yapılan “işgücü anlaşmasıyla TC’den sorgusuz sualsiz getirilecek işçiler nedeniyle “Çalışma Dairesini” baypas edeceğini, işlevsiz hale getireceğini söylüyor.

       Tutun ki doğrudur, lafımız yok. Ancak yıllardır memlekette “taşeronculuk”  aldı başını giderken,  Kaçak işçilik çalışma hayatımızın büyük sorunu haline gelirken, olmayan  iş güvenliğinden  sürekli yakınılırken, işçi resmen sömürülüp istismar edilirken; varsın yanlarına bir de bu  sorun ulansın! Belki bardağı taşırır da çözülür o zaman KKTC yönetimlerinden  menkul o sorunlar!  



TAGS: Müzakereler bittiği yerde yeniden başlar!, eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems