HABER KIBRIS

Müzakereler sonrası hayatlar!..

09/09/2017


ads

Eşref Çetinel


Geriye dönüp baktığımda çok hayıflandım. Müzakereler başladı başlamadı hepimiz sanki çok uzun süredir derin bir uykudaymışız da yapılacak pek çok işi, uygulanması gereken  pek çok yasa ve emri kaçırmışcasına ayağa dikildik! Önce gerindik sonra gözlerimizi ovuşturup şöyle bir baktık etrafımıza ve derhal işimize  sarıldık! 

       “Hemen çözüm şimdi çözüm!..” “KKTC vardır hep yaşayacaktır!..”

       …Ardından iki taraf da kamplarını oluşturup birbirlerini salvo ateşlerine tuttular! Aylar yıllar bu minval üzere geçti! Ve bir gün görüldü ki artık ne görüşecek bir  konu kaldı Rum tarafıyla ne uzlaşılacak bir ümit!

       Müzakereler 17 Şubat 2014’de  Eroğlu-Anastasiadis ile başladıydı. Geriye dönüp bakıldığında enkaz yığınına dönüşmüş bir müzakere masasıyla, birbirine düşman  yorgun yılgın ayrı gayrı kamp insanlarının  kaldığı görüldü!

       TOPARLANDIK MI? Hayır! Hâlâ neden Crans Montana’da başarısızlığa toslanıldığının  şaşkınlığı yaşanıyor! Hatta Güney’deki haberlerle tartışmalara bakıyorum, onlar da şaşkın!

       Tabi gülüyorum: “Meğer bu “müzakereler” uyuşturucu gibi tiryakisi yapmış bizi! Alışmışız hâlâ arıyoruz!”  

Çünkü hâlâ “gerçekle-sanal alem” arasında bocalıyoruz!                                                   Gerçek olan KKTC’yi  sanal alemin “federal sistemine” dönüştüremediğimiz için canımız sıkılıyor!

AB üyesi olmak hayallerinin sona ermesinden dolayı üzülüyoruz!..

Yıllardır “avrolarla” nemalanırken kaynağın kurumasından dolayı açıkta kalan bazı STÖ’leri karalar bağlamış!                                    Bazılarımız “yine kurtulamadık şu Türkiye’nin elinden” diyerek hayıflanıyor!

Bazılarımız çözüm olmadı diye seviniyor!

Ve bazılarımız  Rum mülkü üzerinde süren rant nedeniyle ve büyük keyifle hâlâ ellerini ovuşturuyor!  

Hayat sürüyor! Ama nasıl? Yazalım:

                    **********                                      KİMSE BU “GİDİŞLE” SELAMETE ULAŞAMAZ!

       Müzakereler bu toplumu hem çok yordu hem atıl duruma getirdi! Beklentiler umutları, umutlar hayalleri tetikledi! Sanıldı ki çözüm olacak ve Kıbrıs’ta yepyeni bir düzen kurulurken, refah ve saadet artacak.                      İnsanların sosyoekonomik beklentileri bu  hayallerle şişirildi! Gelip giden siyasi iktidarlar TC-KKTC arasında imzalanan Mali Ve Ekonomik  protokollere bile dönüp bakmak gereğini duymadı! Değil mi ki bir federal devlet çatısı altında bir dünya devleti haline geldikten sonra yeni “kalkınma programları” oluşturulacak!

       GAFLET!  Dün “büyük işlerden, büyük yatırımlardan, dolayısıyla               büyük düşünceden     söz etmeyi, ‘Köşemde’ bu ‘büyüklüğün’ projektörlerini  yakmayı ne kadar çok istediğimi” yazdıydım..

       Heyhat! Turizmimizmin “casinoların” yüzü suyu hürmetine şarkıcılar türkücüler konserlerinden öteye geçemediği…  Bu yıl Güney 2 milyon turist ağırlarken KKTC’nin 7 yüz binlerde falan kaldığı…

       Çevremizin pislikten geçilemediği…

       Yollarımızın sırat köprüsü, “trafiğimizin” can pazarına  çıkmışlıkta sönen hayatların sebebi olduğu…

       Eğitimimizin onca üniversiteye karşın sorunlarının hiç bitmediği…                                 Sağlık servislerimizin doktorsuzluktan kırılırken sağlığımızın Allah’a emanet kaldığı…

       Sadece bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 4 milyar 210 milyon TL’e ulaştığı… Dünyanın en pahalı uçak biletleri ile uçmak zorunda kalındığı…

       Etin kilosunun 50 TL’e fırladığı, çöpe atılacak domates fiyatlarının bile cepler yaktığı, karpuzun üreticinin elinde kaldığı…

       KKTC dediğimiz bu ülkede evet hayat devam ediyor  ama  insanları tıknefes yaparken hep yokuş yukarı yaşamlarda!

       SİLKİNMEK: KKTC en büyük varoluş şansımız olmalıdır! Bu siyasi “varlığı” bonkörce harcamamamız gerekir!                                              Oysa: Bakın  önümüzde, “uydurdukları” için “hazırlayanlarının”  bile anlamadığı bir “yeni seçim sistemi” ile “erken seçim” vardır! Sonuçta memleketi yine bir Koalisyon hükümeti yönetecektir! Ve yine daha göreve başlarlarken erken seçim hesabı yapacaklardır!

       Bu kısır döngüyü kıracak tek bir çare kaldı geriye. “Başkanlık ve aynen Güney’de uygulanan Ulusal Konsey’li parlamenter sistem…” Kısaca artık halkı da örgütleri ve mesleki kesimleri de Yönetim erkinin içine katmalı ki “ulusal konsensusa” varılsın… 

                                  **********

       KISACA TAKILDIKLARIM: (BU NASIL HP’I VE MAĞUSA’DA BİR SOKAK!)     Arkadaşım Halil hoca sordu. “Be ama dedi bu nasıl iş! DPÖ’ne göre Ağustos ayında hayat pahalılığı yüzde 1 bile değilmiş, 0.42 imiş!” Ve anlattı: “Yahu dedi unutmadık: Etin kilosu 50 TL’e fırladıydı! Çürük domatesleri 5-6 liraya almak zorunda kaldıydık! Uçak biletleri tavan yaptığı için millet AB’ye Rum’un havaalanından uçtuydu! Meyve fiyatları cepler yaktıydı!.. Hâlâ da bu pahalılık beterince zamlamalarla devam ediyor! Bu nasıl iş?” (Ha ayakkabıda düşüş varmış. Mutfağımla soframa gelmediğinden enflasyonu ne denli etkilediğini bilemiyorum!) 

       HP’nın düşük çıkması nedenine gelince: “Bu hesap kitapları yapanlar tatilde turlamadaydılar, kafadan attılar!”                                                            ***                   

       MAĞUSA’DA BİR SOKAK:        

     Çiçekler içinde! Turistlerin tebessüm ederek izlerken onlarca defa resimlediği bir sokak… Ki son zamanlarda bu surlar içi Mağusa’sı  viranesinde eski eserler arasında  öbek öbek çiçekli yollar mekânlar oluştu..

       Ve o çiçeklerin  hemen yanıbaşlarında viranelikler, pislikler… Yıkılıp gitmişler,fareler içlerinde cirit atmaktalar. Çöplerden leş gibi kokmaktalar! Ve o sözünü ettiğim güzelliklerin fotoğrafını çeken  turistler o viraneliklerin yollarında yürürlerken burunlarını kapatıp gözlerini yummaktalar!

       Ey Eski Eserler Dairesi! Dokundurtmadığın, restore etmediğin, edilmesine izin vermediğin, yıktırmadığın, yaptırtmadığın, imarına iskânına karşı çıktığın, insanların pislikler içinde yaşamasına aldırmadğın, salgın hastalık olasılıklarından bile korkmadığın…                         Şu Mağusa surlar içindeki viraneliklerden artık çek ellerini  de  insanlar o “çiçekli güzelliklere” güzellikler katsınlar…



TAGS: Müzakereler sonrası hayatlar!.., eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems