Önemli konular görmezlikten geliniyor
22/02/2012
Orhan Aydeniz
KKTC’de her nedense gündem, önemsiz konularla meşgul ediliyor ve ülkemiz için yaşamsal önem taşıyan sorunlar göz ardı ediliyor.
Örneğin, Rum yönetimi mahkemesinde yargılanan Gary Rob’un, KKTC’deki eski Rum mallarını yasa dışı tasarruf suçu ile suçlanması ve 10 yıl hapis cezasına mahkum edilmesi, çok önemli bir gelişmedir.Çünkü, halkımızın çoğunu etkileyebilecek bir karardır.Buna rağmen, yöneticilerimizin, siyasi partilerin,Sivil Toplum Örgütlerinin konuya hiç ilgi göstermediği dikkati çekiyor.
Hele, görüşmelerdeki tıkanıklıklardan, sürekli olarak Türk tarafını suçlamayı alışkanlık haline getirenlerin, bu önemli konuda bile Rum yönetimini suçlamaması ve sessiz kalması oldukça ibret vericidir.
Rum mahkemesi KKTC’de emlak işleri ile uğraşan Gary Bob’u Fasıl 154 ‘ün 281(1) maddesine göre hapislik cezasına çarptırılmıştır.Bu yasaya göre; ‘başka birinin adına kayıtlı bir malı tasarrufunda bulunduran, işleyen veya kullanan ve mal satış yasası tahtında Tapu Dairesinde kayıtlı bir malı sahibinin veya yasal mirasçılarının rızası olmadan satanın 10 yıl hapis cezasına mahkum edilmesi öngörülür.
Kıbrıs’ta yaşanan olaylar ve mevcut durum nedeniyle, Rum mahkemesinin verdiği kararın, gerçekçi, hakça ve tutarlı olduğu kabul edilemez.Üstelik uygulanması da oldukça zordur.
Çünkü halen çok sayıda Rum, güneyde kalan Türk mallarını da sahiplerinin rızasını almadan kullanıyor.Hatta Rum yönetimi de, tapuda bir çok Türk’ün adına kayıtlı taşınmaz mala, el koymuştur.
KKTC’de de ayni şekilde bir çok Türk, güneye göç eden Rumların gayri menkulünü tasarrufunda bulunduruyor.
Yalnız gerek KKTC’de, gerekse güneyde kimse, kendi aklına ve keyfine göre hareket etmemiş ve başkasının taşınmaz malını kendi kararı ile kullanmıyor.
Aksine gerek kuzeyde, gerekse güneyde, gayri menkullerin kullanımı,Türk ve Rum yönetimlerinin kararı ve düzenlemesi ile yapılıyor.
Bu nedenle de kuzeyde eski Rum malını, güneyde de eski Türk malını kullananların, sanki eski normal koşullarda başkasına ait olan gayri menkulü kullandığı gerekçesiyle yargılanması ve mahkum edilmesi gerçekçi kabul edilemez.
Çünkü her iki kesimde de vatandaşlar, hükümetlerinin aldığı karar çerçevesinde hareket ediyor.Bu nedenle de , yönetimlerin kararına göre hareket eden vatandaşların suçlanması dayanaksızdır.
Hele çözüm görüşmelerinin yürütüldüğü bir dönemde,kuzeyde kalan eski Rum malını kullananların cezalandırılması, iyi niyetle bağdaştırılamaz.
Çünkü yürütülmekte olan çözüm görüşmelerinin başlıca amacı, taşınmaz mallar da dahil tüm sorunları karşılıklı anlaşma yolu ile ortadan kaldırmaktır.
Yoksa özelde taşınmaz mal sorununun, genelde Kıbrıs meselesinin tek taraflı olarak mahkemelerde alınacak kararlarla çözümü olanaksızdır.
Çünkü, Gary Rob’un durumunda,Kıbrıs’ın güneyinde ve kuzeyinde on binlerce Rum ve Türk vardır.
Bu durumda da kuzeydeki yönetimin Türk malı kullanan Rumları, güneydeki yönetimin de Rum malı kullananları cezalandırmağa kalkışması halinde, iki kesim arasındaki karşılıklı geçişler duracak ve sonuçta tekrar eski çatışma ortamına dönülecek.
Aslında bu güne kadar, eski Rum malı kullanan Türkler hakkında Rum mahkemelerinden herhangi bir karar çıkarılmaması, Rum yönetiminin amacının, daha çok yabancıların KKTC’de yatırım yapmasını engellemek olduğunu gösteriyor.
Bu nedenle başta hükümet, siyasi partiler, taşınmaz mallarla ilgili Sivil Toplum Örgütleri olmak üzere, herkesin bu ciddi konuya gereken önemi vermesi gerekir.
Ayrıca, bir yandan Kıbrıs sorunun çözümü için, Birleşmiş Milletler gözetiminde iki tarafın liderleri görüşmeleri sürdürürken, öte yandan da sorunun mahkemelere götürülerek halledilmesine çalışılması anlamsızdır.Bu olay Rum tarafının müzakerelere sadece iş ola katıldığını ve çözüme niyetli olmadığını da kanıtlamaktadır.
- Adım adım Girit senaryosunun uygulanmasına çalışılıyor
- ‘Şimdi birleşelim’
- Kalkınabilmek için yabancı yatırımlara muhtacız
- Gurbetteki Türklere acilen sahip çıkmalıyız
- Umursamaz yönetim anlayışından vazgeçilmeli
- Kıbrıs sorununun çözümünde anahtar Türkiye’dir
- Orman yangını felaketi ile karşılaşmadan önlem alınmalı
- Yan yana yaşamak, her iki halkın yararınadır
- Barış istismar edilmemesi gereken ulvi bir değerdir
- Hak arama eylemlerinde vatandaşlar mağdur edilmemeli
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































