HABER KIBRIS

Neden Enosis üzerine Enosis katmerleniyor?

08/03/2017


ads

Eşref Çetinel


Enosis plebisitine odaklandığımız için müzakerelerin dondurulmasını da bu olaya bağlıyoruz. Oysa gitgide anlıyoruz, Rum tarafı müzakereleri bu aşamada dondurmak için “enosisi” özellikle kullanıyor! Çünkü son Cenevre görüşmelerinden hiç memnun ayrılmadı! Adaya döner dönmez de eti ile budu nedir ki dediğimiz Elam’ın önerisi ile bugüne kadar hiç telafuz etmedikleri “Enosisi” hortlatarak Türk tarafında kıyametlerin kopmasını başarıverdiler! Tabi olanlar müzakerelere oldu!

Buna karşın eklenirdi ki Anastasiadis bu aşamada Sn. Akıncı’nın sırtını sıvazlarken en azından “sen Meclis’e aldırma biz işimize bakalım” desindi.. Aksine partisinin de çekimser kalarak “enosis”in yeniden hortlatılmasına çanak tutan Anastasiadis, özrü kabahatından büyük bir tutumla “ne yapayım Meclis’in işine karışamam, tarihi de değiştiremem” gibilerinden abuk sabuk açıklamalarla karara sahip çıktı!

BU DA YETMEDİ: Geçtiğimiz gün Rum Meclis Başkanı Şilluras şöyle diyordu: “kahramanlarımızı ya Enosis plebisiti zeminindeki self determinasyon mücadelesi olan Yunanistan’la birleşme mücadelesini devam ettirerek veya farklı imkânlar ve farklı hedeflerle farklı bir mücadele yöntemi geliştirerek onurlandırmayı başaracağız…”

LAFIN KISASI: Rum tarafı “Enosisi” kutsarken bu uğurda mücadele edenlere de “kahramanlık” payesi bahşediyor ve o kahramanları onurlandırmak için ellerinden gelen her fedakârlığı yapacaklarını beyan ediyor!

Müzakere masasına birinci Enosis kararı ile konan bombanın tutun ki Meclis Başkanı bu ikinci Enosis çıkışı ile pimini çekerek berhava ediverdi!

PEKALA NEDEN? Çünkü Rum tarafı masada umduğunu bulamadı! Biz Sn. Akıncı’nın istenmeyen ödünler verdiğinin serzenişlerde bulunurken, bir kez daha öğreniyoruz Rum tarafı Kuzey’de kendisine sunulanları hem yeterli bulmuyor hem de asıl istediklerini elde edememenin hüsranını yaşıyor. Dolayısıyla Anastasiadis Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken kendisine sorun çıkartacak bu ödünlerle gitmek istemedi!

Nitekim son günlerde Rum medyası mülkiyet, yönetim, 4 özgürlük ve Türk tarafının sunduğu harita konusunda “liderlerin hâlâ uzlaşıya varamadığını” hatta Türk tarafının veto hakkı bile istediğini kısaca anlaşmazlıkların devam ettiğini ayazlatırken, yanı sıra Eide’nin de her iki liderle yaptığı görüşmelerde bir sonuca varamadığını vurguluyor!

Kısaca yakın gelecekte müzakerelerin başlama olasılığı eğer Ankara çıkışlı bir iyileştirme ortamı yaratılmazsa (ki ziyaretler başladı bile) seçimlere kadar olası değildir. Sonrasını biraz bekleyip göreceğiz.

BU SEÇİM KOMPLEKSİ İLE DEVLET OLUNMAZ!

“Devlet olmak kolay değil” demeye edeceğiz. İnançsızlığımızdan değil, olabilme çabamızın hem kanunlar hem de etik dediğimiz ahlâki yönden eksiklikleri nedeniyle.

Nitekim bundan bir süre önce Meclis Başkanı Sibel Siber, “tasarıların” hukuk yönünden iyi hazırlanmadığı için Meclis oturumlarında yasalaşmalarının uzun süre aldığını bunun da zaman kaybına yol açtığını söylediydi.

Geçtiğimiz gün ise erken seçimin hangi yılın hangi ay’ın hangi gününde yapılması tartışmaları sürerken, Yüksek Seçim Kurulu “hop” dedi, Seçim yapılamaz!” Havadis gazetesi de YSK’nun uyarısını manşetine taşırken “Bu Seçim Bitmez” diyordu..

ÇÜNKÜ: (Havadis gazetesinden aktardığımca) seçime ilişkin yasalar birbirleriyle çelişmekte, bir maddenin doğruluğunu bir diğer yasa maddesi yanlışa irca edebiliyor! Yahut tersi! Mesela bir madde karma oylarda 24’ü ön görürken bir diğeri en az 25 adaya karma oy kullanılmasını istiyor!

Yahut Seçim ve Halk Oylaması Yasasında İlçelerde kulanılacak karma ve tercih olayları 24 olarak belirleniyor ama Lefkoşa’da 8, Mağusa’da 6, Girne’de 5, Güzelyurt’ta 2 ve yeni ilçemiz Lefke’de 1 tercih/karma yapılabilecek. Oysa “yasa ½ den az oy kullanılırsa pusula geçersiz sayılır” diyor!

VE ne diyor bir kez daha Siber: “Maalesef Komitelerden geçen yasalarımız tam bir yasama tekniği ile dört dörtlük değiller. Yasa teknikleri vekillerimiz tarafından bilinmediği için yasalar bir çok eleştirilere maruz kalıyor…”

Ne diyelim? “Bundan sonra milletvekili adayları sınava tabi olacak, geçerli not alanlar aday olabilecekler” mi diyelim? Ki memlekette hukukçu enflasyonu vardır ama yüce Meclis hukuk tepelemektedir!

OYSA. Ben oyumu kullanırken hangi yasalara uygunluğunca oy kullandığımı hiç düşünmem.. Beni ilgilendirmez zaten. Çünkü doğru kişiye doğru oy kullandığımın yurttaşlık bilincinde seçip Meclise yolladığım, Yönetim ve Yasama erki haline getirdiğim vekillerimin en az inandığım “doğrularım” kadar “doğrularda” kanun yapıcılar olacaklarına inanırım..

İşte olmuyor ama! Halk işinde gücünde hükümetine güven duyarak uğraşmalı derken, ne oluyor? Halka doğru bir seçimle seçtiğine inandığı vekillerini de denetleme külfeti yükletilmekte! Ki Kurumlarımız bu durumlara düşmüştür!

Yoksa! Nedir ki erken seçim? Bir Pazar günü bitirir huzur içinde işine gücüne dönersin.. Hayır öyle olmuyor! Öncesinde de sonrasında da aylarca sürecek tartışmalarıyla seçimler hep Kıbrıs müzakereleri gibi bitti denilen yerde yeniden başlayarak devam eder! Bu yapısal kusuru gidermezsek sittin sene daha “devlet olduk” diyemeyeceğiz!

KISACA TAKILDIĞIM: (SEÇİMİN DE CANINA OKUDULAR!)

Yüksek Seçim Kurulu diyor ki “siz isteseniz de ben size seçim yaptırtmam çünkü dökülüyorsunuz!” Üstelik sadece yasalar yönü ile değil! Mesela “Devlet Basımevi pusula basacak durumda değil!..” “Artık seçim paravanları seçmenlerin ellerine tut edilen bayrak kadar aday listelerini sığmıyor!..” “Tüm KKTC adaylarına bir günde oy vermek mümkün olmayabilir seçim oylaması 2. Güne de sarkabilir!..” “Zaten yerel seçimle genel seçim kuralları da birbirini tutmuyor!..”

Oldu mu? Bugüne kadar gelip giden iktidarların yaptığı en kolay ve başarılı icraatları canları sıkıldıkça erken seçime gitmekti! Üstelik ne güzel eğleniyorduk! Şimdi onu da “imkânsıza” soktular! 



TAGS: eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems