HABER KIBRIS

Olan biteni anlayabilmek

18/06/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


Haritada göster desen kaç kişi dünya haritası üzerinde Katar’ın ya da Kore’nin yerini hemen gösterebilir?

Kore’nin ve Katar’ın konumunu, Afganistan’ın yerini, her allahın günü alevlenen bölgelerin, sınırların anlamını göz ardı etmek o kadar kolay ki.

Çin’in, AB ülkelerinin birçoğunun bağımlı olduğu petrolün hangi güzergahlardan geldiğini, gelebileceğini anlamaya çalışıp gelişmeleri anlamaya çalışmak bir yere kadar birçok şeyi açıklıyor.

Çin’in aldığı petrolün çok büyük bir bölümü Ortadoğu’dan geliyor.

Bir de görünenin arkasının, ön cephesi kadar önemli verilerle yüklü olduğunu da dikkate almak lazım. Örneğin, Çin için enerji nakil hatlarına ek olarak üzerinde durulması gereken önemli bir riski daha var. Çin’de tek çocuk politikasından dolayı yakın gelecekte her çocuk ortalamada 3 ebeveyne bakmak durumunda kalacak.

Askeri yönden güçlü Çin’in ülke bütünlüğünü korumak adına kendi bölgesinin ötesinde çok daha saldırgan olacağını düşünmek sürpriz olmaz.

Ekonomik sürdürülebilirlik ve ulus devlet olarak var olmak için bunu yapmak zorunda Çin. Yalnızca Çin değil Rusya’da öyle.

Bundan dolayı enerji alıcısı Çin’in ve satıcısı olan Rusya’nın enerji ile ilgili politikaları göreceli olarak ABD’den çok daha kritik. Yakın gelecekte enerji konusunda tehdit olarak gördükleri her gelişmeyi askeri opsiyonları devreye sokmakta tereddüt etmeyecekleri varsayımı yüksek bir olasılık.

 

****

Gelelim ABD’ne.

Obama’nın iktidara gelmesiyle iki gelişme oldu.

Obama, Ortadoğu’nun İsrail adına polisliğini yapmanın doğru strateji olmadığını düşündü.

Göreve geldiğinde ilk yaptığı açıklamada bölgesel olarak Asya-Pasifik’e odaklanmayı hedef edindi.

Hiç kimse Irak’tan erken çekileceğine inanmıyordu ama oradan

geri çekildi.

 

İkinci olarak da kaya gazı ve alternatif enerjiye ar-ge çalışmalarıyla da ciddi ağırlık verip ABD’nin gaz ithalatını azaltacağız dedi. Bunun gaz ve petrol fiyatları üzerinde baskılayıcı bir etkisi oldu.

 

Ekonomisi enerjiye olan talebe ve fiyatına bağımlı olan Rusya ile enerji pazarına doğu Akdeniz de bulduğu gaz ile giriş yapma hevesinde olan İsrail için bunlar beklenen gelişmeler değildi.

İsrail, kendi çıkardığı gazı en yüksek fiyattan kime nasıl pazarlarım derdindeyken ABD’nin bölgeyi az da olsa geri plana itme ihtimali soğuk duş etkisi yaptı.

Obama attığı bu adımlarla ABD’nin İsrail için hayati ve sonsuz olduğu düşünülen stratejik rolünü değiştirmeye kalkıyor algısını güçlendirmekle kalmadı.

 

Obama’nın bu hamlesinin gerçeğe dönüşmesindeki hız buna karşı oluşan hamlelerin de tetikçisi oldu. 

Bunun sonucunda Obama’nın son döneminde bölgede ABD itibarsızlaşırken, Rusya’nın çok daha ön plan çıkması tesadüf değildir.

ABD kamuoyunda karşılığı olan ‘’İran refleksi’’, Trump öncülüğünde İran’ın ve İslam’ın büyük bir tehdit olarak gösterilmesinin tekrar zeminini hazırladı.

Bunun sonucunda da Trump’ın da seçilmesiyle ABD tekrar eski jandarmalık rolüne sırıtmadan geri dönüş yapmak mecburiyetinde kaldı.

Hâlbuki Obama İran ile batının ilişkilerini kendi planına uygun olarak normalleştirerek nükleer anlaşma yapma noktasına bile getirmişti.

ABD yönetimi üzerindeki etkisi tartışılmaz olan Musevi lobisi, Obama’yı ikinci döneminde tüm gelişmelerden dolayı tabiri caizse maskara etti.

 

Onunla da kalmadı ABD siyasetinde bir defa daha böyle bir ‘’ihanete’’  kalkışmayın diye de tüm siyaset kurum, etik ve kurallarını altüst edebilecek Trump gibi birinin seçilmesine de en büyük desteği verdi.

 

Bir defa daha ‘’Obama’’ gibi bir hata yapıp devlet ayarlarınızı değiştirmeye kalkışmayın, yoksa ‘’Trump’’ gibi bir ceza ödersiniz diye mesaj verdi. Vermeye de devam ediyor.

 

****

 

Bu toplam resim karşısında Türkiye’nin seçimi şu an adı konmamış bir eksende olacak. Devlet ve siyaset üstü karmaşık ekonomik çıkarlar söz konusu olacağı için Türkiye’nin seçimi beklenildiği üzere yalnızca din ve mezhep ekseninde olmayacaktır.

 

Türkiye ile dibe vuran ilişkileri ve İngiltere’den yoksun AB’nin Ortadoğu’da ağırlığı olan bir varlığının olması mümkün değildir.

 

AB, Rusya’ya olan enerji bağımlılığını Kıbrıs gazı ile çeşitlendirmek ve dengelemek isterken diğer taraftan da İsrail’in çok taraflı devreye girmesiyle karşı karşıyadır.   

 

Trump yönetimindeki ABD-Rusya yakınlaşması AB’yi her geçen gün bölgeden uzaklaştırmakta ve içine İsraili de alan ABD ile Rusya diye tek bir tarafın olduğu savını güçlendirmektedir.



TAGS: cenk uzunoğlu, haber, kıbrıs, Olan biteni anlayabilmek
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems