HABER KIBRIS

Onurlu çıkış kapısı açık kalsın

07/12/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


Adaylar belirlendi.

Propaganda dönemine girdik.

Yeni fikirler, kimbilir belki çılgın bir proje duyacağız diye bekliyoruz.

Bunları duymak yerine bir bakıyoruz UBP, CTP ve HP parti liderleri anlaşmışçasına gündemi bir anda seçim sonrası oluşması muhtemel bir gündeme taşıyorlar.

Ne diyorlar?

Biri  “UBP sandıktan en büyük parti olarak çıkmazsa istifa ederim” diyor.

Bir yerde haklı, efelenerek rol çalıp üzerinde oluşan siyaset dışı gündemi sulandırıp başka yöne çekmek dışında söyleyecek başka lafı yok. Erken seçime de böyle bir efelenme sonucunda gitmedik mi?

Bunun psikolojik baskısı altında bula bula topluma sonu ve sonucu nereye varacağı belli olmayan olası bir kongre süreci vadediyor!

Kongre sürecine girip yeni başkan seçecek bir UBP, olası koalisyon çalışmalarının neresinde olur.

Al sana olası bir belirsizlik senaryosu diye düşündürtüyor.

***

Diğeri “seçimden sonra UBP, DP ve HP ile koalisyon kurmak istemem. Yine de son sözü parti meclisimize bırakırım” diyor.

Al bir belirsizlik senaryosu daha.

Bu demeç durduğu yerde başka bir şeyi daha yine çağrıştırıyor.

Hükümet olunsa yine her konu parti meclisine mi gidecek eleştirisini de gündeme getiriyor.

Bu yaklaşımla koalisyon yürür mü?

Bakanlar kurulunda konuşulup karar verilen, parti meclisinden geri dönebilir demeye kadar yolu var.

Bu partinin en son koalisyon denemesinde bu olmadı mı?

Eskiden ne farkı var bu yeni kadronun dedirtiyor.

***

Özersay geri kalır mı, o da “kendilerinden hesap soramayacağım için yakın geçmişte hükümette olan partilerle koalisyonda yokum” diyor.

Daha meclise girmedi ama bir çırpıda bu partilerden meclise seçilecek olası kişilerin tümünü peşinen ayni kefeye koyuyor.

***

Biz parti liderlerinden sorunlarımıza makul yaklaşım ve yaratıcı çözümler bekliyoruz.

Yeri geldiğinde yalnız yürümeyi de gerektirecek parti içi ve dışından gelecek baskıya karşı değişim ve dönüşümün tarafında atılacak her adımı fırsat olarak görecek işbirliğine açık liderlik beklerken onlar bize buyurun krize diye mesaj veriyorlar.

Bunu yaparak güçlerini konsolide etmek adına parti örgütlerini motive etmeyi hedefliyorlardır ama toplumun geniş bir kesiminde yarattıkları algı kriz kapının eşiğindedir mesajıdır.

Daha ne yapacaklarını tam duymadan, hangi konuda farklı düşündüklerini anlamadan seçim gündemi bir anda kendini bağlayıcı ve sonrasında siyasetin tıkanmasına sebep olacak bir zemine taşınmış oluyor.

Böyle bir gündemi anlaşmışçasına ortak hareket ederek oluşturmak kime ne fayda sağlıyor iyice düşünülmesi lazım.

Toplumun siyasi liderlerden beklediği uyum, uyumsuzluk üzerine inşa edilen uyum değil.

Bu keskin yaklaşımın yerine seçim sürecinde diğer partilerin tabanlarını bulundukları partilerde de değişim sürecini desteklemeye teşvik edici söylemler yaparak kullanmak daha akılcı olmaz mı?

Koalisyon ile ilgili sorulara da, seçim sürecinde diğer partilerin söylediklerine bakarak aramızdaki farklılıkları yakınlaştırmaya ve görüşlerimizin örtüştüğü konuları belirlemeye çalışacağız cevabını vermek daha mantıklı değil mi?

Bununla yetinemeyip diğer partilerin kadro anlamında da ne derece arındıklarını da dikkate alarak koalisyon kararımızı vereceğiz söylemi çok daha yapıcı bir yaklaşım olmaz mı?

Partilerini mecliste temsil eden birçok vekilden yolsuzluk ve beceriksizliklerinden dolayı memnun olmayan ama parti aidiyetini ön planda tutanlar var. Bunlar büyük bir kısmı çıkar peşinde değiller. Kendi özgür iradeleri ile şu veya bu sebepten dolayı bulundukları partiye bağlılıkları var.

Bu geniş kesime ihtiyaç haline gelen toplumsal değişimin kendi partilerinin de program ve kadro dönüşümü ile mümkün olabileceği mesajını vermek daha akılcı bir strateji olmaz mı?

Birbirimizi parti çizgisinde tümden kategorize edip ötekileştirme hastalığı bizim kuzeyimizde anavatan dediğimiz ülkede ve bulunduğumuz bölgede salgın bir hasatlıktır.

Kendimizi bundan koruyalım.

Görünen köy kılavuz istemez çok parçalı meclis ve bunun doğuracağı koalisyon sonucuna doğru yol alıyoruz.

Önümüzdeki bir aylık süreyi ‘’onurlu çıkış kapısını’’ açık tutacak şekilde siyaset yapılmasına özen gösterelim. Akılcı ve makul yaklaşım lütfen.

Parti prensipleri ve artık varlığı ile yokluğu tartışılır olsa da parti ideolojileri tamam ama seçim sonuçlarına da saygı duyulması en büyük prensip olmalı.



TAGS: cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems