HABER KIBRIS

Öyle bir ben olmalı ki

14/11/2016

ads

ads

Perihan Şahin Bal


Sabah uyandığın da.’’İyi ki bugüne uyandın’’ Diyen bir ben.

-Sağlıklısın... Yaşıyorsun diyen…Balım, tatlım, şekerim, darlingim diyen bir ben olmalı.

-Sana kıyamam… Üzülmene dayanamam diyen.

Hayat hepimize farklı pencereler açar. O pencerenin görüş mesafesindeki manzara, hep iyi, ya da hep kötü değildir…

Çoğu zaman pencereden görünen İyi görüntüyü göremeyiz.

işte tamda o anda bize onu gösteren bendir.

Kötü görüntüyü de iyileştirerek gösteren yine o bendir.O beni tanımalıyız.

O öyle bir ben ki;

Hiç kimse hakkında, hiç bir olay ya da hiçbir durum karşısında olumsuz düşünmeyen…

Yaşanan durumu iyi analiz edip, en müspet tarafından bakan ve bendeki o benin vicdanına fısıldar!

-O düşündüğün gibi değildir! Görmemiştir.Bilmeden olmuştur! Farklı açıdan bakıyorsun! Biraz bekle öyle değerlendir! Hep iyi tarafından bak! Hep adaletli ol! Hep iyi düşün! Hep olumlu ol!

Gibi bir dolu sözleri, sürekli pozitif enerjiyi pompalayan,

O meşhur ben, bir geveze gibi söylenip durur…

Çoğu zaman ise;

İyi ki varsın! İyi ki yapmışsın bunu! İyi ki hayatımdasın dediğimiz! İyi ki böyle düşünmüşüm! İyi ki böyle karar almışım dedirten bir ben…

Bazen da bu ben;

-Şunu yanlış yaptın! Bu hak olur…

-Bu da yanlış akseder başkasının hakkına gasp eder diye kulağımızı çeken bir ben.

Kimi zaman da sıra dışı güzellikteki yanlarımızın sahip olduğumuz iyi değerlerin gösteriş havasına girmemesi için…

Başka benlerin iç geçirmemesi için

Bu yönümüzü törpülemek için bizi frenleyen bir ben seslenir içimizden.



-Ne olur şöyle et. Şunu yapma diyen…Nazar değecek diye ödüm kopuyor diyen ben…

Benler göründüğü gibi değildir. Her benin içindeki benler çok farklıdır. Derindir, zengindir.

Yunus Emre… Der ki

‘’Beni bende demem , bende değilim…Bir ben vardır bende, benden içeri’’

Bu benler hepimizde var… Bu benlere kulak vermeliyiz.

Bazen sisli bir dağ başında asker evladının yolunu bekleyen Fatma teyzenin özlemindeki bir ben,

Bazen gülüşünü, küçük bir çocuktan alan ben,

Kimi zaman yaşama sevincini, esen bir yelden alan ben,

Göl kıyısında tarlasında, tırpan sallayan ali amcanın emeğindeki ben,

Bazen ise yetim bir çocuğun başını okşadığımda sevincindeki ben,

Uzak kırlarda papatya çiçeğindeki balı arayan arının çalışkanlığındaki ben,

Göklerde uçan kuşun kanadındaki çırpınıştaki ben,

Engelli çocuğunun gözü, kulağı, eli, ayağı ve yüreği olan annenin umudundaki ben,

Her şeyi, herkesi koşulsuz seven ve kucaklayan yargılamayan bir ben,

Ben bu beni seviyorum…

Bu ben kim mi?

Ben dediğimiz; bazen kendimiz…bazen eşiniz.. Sağduyunuz… vicdanınız… en yakın arkadaşınız… Kimi zaman komşunuz… Hayalinizdeki bir hayal… Belki sevimli bir yalan, belki de içinizde yarattığınız bir ben…

Ama bu ben hepimizde olmalı…

Bu benler çoğalmalı! benleri sevip, besleyip, çoğaltmalıyız. Benlerin yaydığı güzel enerji birike birike sinerjilere yol açar…ve bu sinerji dünyanın sosyo -ekonomik ve siyasi gidişatını bile değiştirebilir…



Perihan Şahin BAL

Antobder kurucu başkanı

 



TAGS: Perihan Bal,
MANŞETLER

HK Perihan Şahin Bal

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems