HABER KIBRIS

Pazar Sohbetimdir: (Ben Sordum Onlar Cevap Verdi!)

05/03/2017


ads

Eşref Çetinel


Gitgide anlamı ile amacı yörüngesinden sapmış uzay mekikleri gibi boşluğa düşmüş Kıbrıs siyasi sorununu anlamakta daha çok güçlük çekiyorum. Bu düşünceyle bir mini anket de ben de yaptım, eşe dosta sordum:

“Nedir çözümden beklediğin?” Cevaplar hep o bildik ve alışıldık olanlardı. “Öncelikle siyasi istikrara kavuşurken, tanınmış devlet olmak.. Amerikalardan Avustralyalara kadar kendi havaalanlarımızdan kalkacak uçaklarla uçmak.. AB’ye vizesiz ve de elimizi kolumuzu sallayarak seyahat edebilmek.. Çocuklarımızı AB üniversitelerinde daha rahatlıkla okutabilmek.. istediğimizce ihracat istediğimizce ithalat yapabilmek..

Kısaca diyorlardı soruma cevap veren insanlar, “adam gibi yaşamak istiyoruz, dünya hukuku içinde yerimizi almak istiyoruz…”

*****

PEKALA diyordum, tüm bunlara sahip olacak nasıl bir çözüm şekli tasavvur ediyorsunuz? Ve ekliyordum: “Mesela iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı Türkiye’nin garantisini içeren bir çözüm mü?”

“Evet evet” diyorlardı, “ta kendisi!”

İyi ama diyordum, bildiğimizce Kuzey’e bir kısım Rum ahali de dönecek. Güney’e AB müktesebatının 4 özgürlüğü de tanınacak ki Kuzey’de istediğince serbest dolaşabilsin, mülk satın alıp satabilsin, finans işlerine girebilsin ve istediği yerde isteğince ikamet edebilsin. Bir çözüm olasılığında bu söylediklerim de kabulünüz olabilir mi?

Bu soruya kimseler hemen cevap vermedi! Bazıları bir süre düşündü, sonra “malımıza ve varlığımıza tehdit olmayacak mı” diye soruya soru ile karşılık verdi. Bir kısım eş dost da “öyle bir düzenleme olamaz çünkü Türk halkı ne nüfus ne de mülk yönünden içimize gelecek olan Rum unsuru ile rekabet yapacak güce sahip değildir. Bir kısım kısıtlamalar da getirilse AB’nin 4 özgürlüğü uygulandığı anda kimse Rum halkı ile sermayesinin Kuzey’e akmasını önleyemez” dediler.

*****

BU GENEL tedirginliğe şu soruyla karşılık verdimdi: “İyi ama biz de Güney’e akarız, olmaz mı?”

Bir arkadaş şöyle cevapladı bu sorumu: “Kuzey’e dönecek Rum nüfusu ile sermayesinden korkarken Güney’de tereciye tere mi satacağız? Haksız rekabeti önleyemeyiz… Nitekim ayni kuşkudan dolayı Rum tarafı da 80 milyonluk dediği TC’lilere tanınacak 4 özgürlük sonucunda güney’e akacak devasa sermaye ile ticari faaliyetlerden korkuyor…”

*****

BİR DİĞER SORUM: “Kuzey’den Rum tarafına hangi ödünlerin verildiğini biliyor musunuz? Mesela Güzelyurt verildi mi? Karpaz, Annan planında iade edilen Mağusa Lefkoşa anayolunun Güney’inde kalan köyler, Akatu, Maronitlerin köyleri…”

“İşittik, bazı gazetelerde, Rum basınından okuduk ancak inanmak istemedik.. Evet Kuzey’den bir kısım toprak iade edilecek ama Güney Kuzey sınırının da düz bir çizgi halinde oluşturulması gözetilerek.. Kuzey’e tanınan yüzde 29’luk toprak hakkının doğrusu hangi yöreleri kapsamına aldığını bilmiyoruz. Bu konuda tedirginliğimiz büyüktür..

*****

BİR DİĞER diğer sorum şuydu: “Gerçekten Rumlarla Türklerin bir federal çatı altında Kıbrıs’ı ilgilendiren sorunları uyum içinde çözeceklerine, yasalaştıracaklarına, birbirlerinin çıkarlarını dikkate alarak çalışacaklarına inanıyor musunuz?

Cevaplar hep şöyle oldu: “Yook! Kendi meclisimizde bile birbirimizi yerken, Rum’la hangi temsilciler meclisinde hangi senatado nasıl uzlaşı ve barış içinde bir yasama ve yürütme erkine sahip olabilelim?

*****

“ÖZERK olacağı söylenen Kuzey’deki Kurucu Türk Devleti’nin bu yapılanmasıyla sürdürülebilir olacağına inanıyor musun?”

Cevap: “Eğer Kuzey’e Rum nüfus kaydırılmaz ve çapraz oylama gibi iki halkı birbirine mecbur edecek dayatmalı baskılı seçim maskaralıkları yaratılmaz hele hele Türkiye ile ilişkilere kısıtlamalar getirilmezse neden olmasın. Fakat görünen o ki iki halkı birbiri içine katarken Güney için asıl hedef Türkiyesizleştirilmiş bir Kıbrıs Federal sistemi yaratılmasıdır..

*****

Sn. AKINCI’YI NASIL BULUYORSUNUZ? Son günlerde çok kişilikli bir siyasete imza attı. Ancak hâlâ kapalı kutu! Rum tarafına ne verdi karşılığında ne aldı bilmiyoruz… Sunduğu haritada hangi yöreler Güney’e iade edildi, sınır nereden geçiyor bilmiyoruz… Güç ve Yönetim Paylaşımında uzlaşıya vardılar mı vardılarsa ortaya nasıl bir federasyon çıktı bilmiyoruz… Siyasi eşitlik konusundaki direncini takdir ediyoruz ama bu siyasi eşitlikten sadece Cumhurbaşkanlığının dönüşümlü olmasını mı yoksa tümden yönetimde bir eşitlik mi murat ettiğini bilmiyoruz.. Ve doğrusu Sn. Akıncı’nın yüzde altmış dört oy alarak Cumhurbaşkanı olmasına karşılık gizlilik politikası nedeniyle seçmenin bu mazhariyetine olumlu cevap verdiğini sanmıyoruz. *****

“MÜZAKERELER yeniden başlar mı? Cevap: “Çiçeği burnunda soru! Bırak bölgemizi, bırak Türkiye’nin burnuna kadar Ortadoğu bataklığının içine düştüğünü, bırak Güney’e daha çok belâ olacak Elam gibi faşist bir partiyi… Gel bizim tribüne! “Hodri meydan” ile başlayan seçim çağrıları sonunda maya tuttu! Her ne kadar CTP zaman kazanmak için 2 Temmuzu işaretlediyse de bir kez daha seçim tamtamları çalmaya başladı mıydı ne müzakere kalır ne lafı! Kaldı ki Rum tarafında da Türkiye’de de seçim, referandum sancılanmaları var. Bu durumda müzakereler bir süre bekleyecek çünkü kimsede “seçimlerden” kaldıracak sağlıklı baş (zaten yoktu) seçim geçene kadar hiç olmayacak! 



TAGS: eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems