HABER KIBRIS

Perde gerisinde gizlenen gerçekler

01/09/2017


ads

Mete Tümerkan


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Lider Nikos Anastasiades arasında iki yılı aşkın bir süre sürdürülen ve Crans Montana’da başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs müzakerelerinin perde arkasını Hüseyin Ekmekçi ile birlikte Havadis’te on gün süre ile sizlere aktarmaya çalıştık.

Aslında daha yazılacak çok şey var.

Özellikle de Crans Montana’da yaşananlarla ilgili olarak…

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Crans Montana’da meseleye daha ciddi eğilip, daha dengeli yaklaşıp, süreci daha iyi idare edebilseydi ortaya bambaşka bir durum çıkabilirdi.

Ama yapamadı ya da yapmadı.

Belki de Kıbrıs sorununun çözümü konusunda üçüncü taraflar hazır değildi.

Ya da mesele onların istediği yönde gelişmelere sahne olmamış, istenen kıvama gelmemişti.

Üçüncü taraflar derken masanın etrafındakilerin dışında kalanları kast ediyorum.

Örneğin ABD ya da Rusya Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ısrar ettiği koşullarda Kıbrıs’ta bir çözüm görmek istiyorlar mı?

Ya da AB bu meseleye nasıl bakıyor?

Kıbrıs Türk tarafının hassasiyet gösterdiği Türk askeri varlığının adada devamının sağlanması konusuna bunlar ne düşünüyorlar?

İlginçtir Crans Montana’da Rum Lider önce ‘sıfır garanti’ konusunda ısrar etti.

Bu konuda müzakere zemini oluşabileceği ortaya çıktığı anda, ‘sıfır asker’ kartı masaya sürüldü.

Bunun kabul görmeyeceği anlaşıldığı noktada ise Guterres konferansı sonlandırdı.

Ya da birileri sonlandırmasını istedi.

Halbuki Anastasiades’in tüm olumsuz çabaları ve uzlaşmaz tavırlarına rağmen, üçüncü taraflarda niyet olsa ortaya bir çerçeve anlaşması çıkarılabilmesi için konferans üç-dört gün daha devam edebilir ve bu yönde kapsamlı bir eksersiz yapılabilirdi.

Ancak bu denenmedi.

Belki de denenmesi istenmedi.

Sonuç itibarı ile Rum Liderin istediği oldu.

Süreç sonuçsuz kaldı.

Rum lider elini açmadan Crans Montana’dan adaya dönüp, ayağının tozu ile bir yakınının düğününe yetişeceği zamanı kendisine yaratabildi.

Görünen o ki müzakerelerin Crans Montana ile geldiği kritik aşamada Rum liderin ve başkalarının hedefi Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye arasındaki tüm bağların koparılacağı bir sonucu elde etmekti.

Bu sonucun elde edilemeyeceğinin tespiti yapıldığı anda ise herşey bitti.

Crans Montana’daki görüşmelere ve müzakere sürecinin diğer aşamalarına geri dönüp bakıldığında, meselenin özünün doğru algılanabilmesi için Crans Montana’da son gece yaşananlara dikkatle bakılmalıdır.

Kıbrıs Türkü ile Türkiye arasındaki bağları tümden koparacak çözüm koşulları yaratılsaydı o gece sonuç başka olurdu.

Ama öyle olmadığı ve olmayacağı anlaşılınca başka şeyler oldu…

Çünkü birilerinin niyeti galiba Kıbrıs’ta yaşayabilir, iki halkın siyasi eşitiliğine dayalı ve onların güvenlik ihtiyaçlarına yanıt verecek kalıcı bir çözüm bulmak değildi!



TAGS: mete tümerkan
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems