HABER KIBRIS

Pergelin ucu nasıl kapanacak?

04/07/2017

Pergelin ucu nasıl kapanacak?
ads

Hüseyin Ekmekci


Gazetecilik açısından en kısır günlerimizin birini yaşadık…

Peki bu doğal mı?

Elbette doğal…

Zira heyetler önerilerini kapalı zarflarda sundular.

BM taraflardan özellikle rica etti:

“Gizlilik ilkelerine uyalım…”

Bırakınız basına bilgi sızmasını…

Crans Montana’da yer alan siyasi parti temsilciler de ancak ne zaman bilgi sahibi oldu…

Öneriler önce sunuldu…

Ardından taraflar karşı önerileri inceledi…

Karşı öneriler de müzakere edilmeye başlandı…

Gece bitince…

Siyasi parti temsilcilerinin önerileri alındı.

Şaşırtan bir durum yok

Ta başından beri temkinli bir iyimserlik öneriyoruz…

Çözüm isteyen de…

Karşı olan da…

“Süreci temkinli izlesin” diyoruz…

Neden?

Zira değişken bir süreç var.

Tıkandı dediğiniz anda, beklenmedik bir şey oluyor ve sürecin önü açılıyor.

Tam işler yoluna girdi derken, bu defa da tıkanıklık başlıyor…

Bu nedenle, başlangıç noktalarını taraflar masaya koydu ya…

Paket öneriler yapıldı.

Pazarlık payı yüksek bırakıldı.

Yani BM’ye sunulan önerilerde taraflar pazarlık payını yüksek tuttular.

Pergelin ucunu açtılar…

Bugün kapanır mı?

Dün aslında taraflar peşrev çekti.

Bugün ise, dün yapılan hazırlıkların masada “çerçeve anlaşmasına dönmesi” için bir çaba ortaya konacak.

BM tarafları yakınlaştırmaya çalışacak.

Taraflar kendi halkının “evet” diyeceği bir anlaşmayı referanduma getirmek için burada müzakere edecek.

Bu nedenle hiçbir lider, kendi halkının “Hayır” diyeceği bir uzlaşıya girmek istemez.

Askında süreç de burada tıkanıyor.

 

Bu ayrılıklar nasıl kapanacak?

Rumlar özellikle Türkiye’nin adadaki varlığı üzerinden bir müzakere süreci yürütüyor…

Ne diyor Rum müzakere heyeti:

“AB üyesi çağdaş bir ülkede, garantörlük olmaz…”

Ancak…

Sadece garantörlük kısmı olsa iyi.

“4’e 1” oranı var ya…

Her 4 Yunan vatandaşına 1 Türkiye vatandaşı, federal devletin vatandaşı olacak.

Düşünün…

“4 Yunan için çalışa izni çıkarsa, 1 Türkiye vatandaşı için çalışma izni çıkacak…” noktasına kadar uzuyor pazarlık…

Askeri anlamdaki ayrılıkları herkes biliyor.

Kısacası Rum tarafında “Türkiye etkisini nasıl sileriz?” Yaklaşımı var…

Tamam haklısınız. Peki karşı taraf?

Kendi açısından Rum tarafı haklı olabilir.

Ancak, bu tür yaklaşımlarla kalıcı bir güven ortamı yaratılabilir mi?

Adada Türkiye etkisi bir şekilde azalır.

Bir şekilde normale döner…

O da yaşayarak…

Bir arada yalayacağız…

Askere gerek olmadığını…

Güvenliğe gerek olmadığını göstereceğiz.

Rum- Türk bu adada ortak yaşayabileceğini ispat edecek…

Huzur içinde bir ada…

Demokratik bir hukuk devleti…

Ekonomisi büyüyen, dünyayla bütünleşen…

Huzur ve güvenin hüküm sürdüğü…

Sonra oturup hep birlikte “garantörlüğe gerek yokmuş” deriz…

Ama önce, bu süreçleri yaşamamız gerekiyor.

Şimdi pergelin ucu açık.

Geriye siyasi irade ve liderlik kalıyor…

Bugün dünden de uzun olacak…



TAGS: hüseyin ekmekçi, kıbrıs meselesi, kıbrıs konferansı, türk, rum
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems