HABER KIBRIS

Pervasızca Çalma- Çırpma

17/08/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Benim gözümde, “kamu kaynağından, avantaj sağlama” da çalmadır.

Geleceği çalmadır…

Eşitliği çalmadır…

Adaleti çalmadır…

Heyhat ki…

Kimse, “devletin kaynağını kendine, yakınına peşkeş çekmeden” çekinmiyor.

“Yasal mı?”

Bir de böyle bir gerçeğimiz var…

Nedense “yasalar” yana, yandaşa işliyor.

Yasal mı?

Arazi “siyasinin ya da yakının” hakkı…

Kredi, “siyasinin ve yakının” hakkı…

Uzun vadeli kiralama “siyasinin ve siyasi yakının” hakkı.

Makam “siyasinin ve siyasi yakının” hakkı.

Mevki “siyasinin ve siyasi yakının” hakkı.

Kiralık araba izni “siyasinin ve siyasi yakının” hakkı.

İhale “siyasinin ve siyasi yakının” hakkı.

Yasal mı?

Buna bakıyor herkes…

Serdar Denktaş dedi ya, “Etik değil ama yasal…”

Bu kriter olu…

Kimsenin yüzü kızarmıyor

Bir gerçeğimiz daha var.

Kendi yakınına, yandaşına devletin her türlü olanağını peşkeş çekenler, bunu hak görüyor.

Sayıştay Başkanı’na bakın…

Başbakana balkın…

Kalkınma Bankası’na bakın…

Kimse itiraz etmiyor

Daha kötü bir gerek daha var.

Bu ülkede “sosyal medyaya” yazılınca herkes görevini yapmış oluyor.

Parti başkanı ,”öfkesini sosyal medyaya” yazıyor…

Bitti.

Vatandaş, adaletsizliği “sosyal medyada” yazıyor…

Bitti.

Sanıyor ki millet, “sosyal medyaya yazınca” görevini, yapmış oluyor.

_______________________________________________________________________________

Gücü olmayana, “etik kural” işliyor

Bir de…

Kamuoyu tepkisi oluşunca, tınan da yok.

Umuru değil…

Köyde ne derlerdi…

Argo olacak ama…

“G.tüm dinlesin seni…”

Aynen öyle…

Mesela “iade” meselesi.

Şoförün, siyasi gücü yok tabii…

Hemen iptal edildi iade kararı

Neden?

Kamu vicdanı bunu gerektirir de ondan…

Ama Sayıştay Başkanı’nın gücü var…

Başbakanın gücü var…

Yardımcısının gücü var…

Bakanların gücü var…

Şoförün iadesi de “yasal” ama etik değil.

Hemen karardan geri dönüldü ve “etik” kısmı da halledildi.

Diğer konularda “etik” hep göz ardı…

Neden?

“Siyasiye, yanına yandaşına etik sökmez…”

Etik dediğiniz şey, güce göre…

Böyle de bir gerçekle yüzleşiyoruz.

_______________________________________________________________________________

Böyle gelmiş, böyle gider

Tablo şu:

Siyasi gücün, mevkin ve makamın varsa…

“Yasal kılıfa” uyduruk, etik davranmama hakkın var.

Siyaseten güçlü olana, “etik” kurallar sökmez…

Garibana, gücü olmayana, “yasal ama etik değil” kuralı uygulanır.

Ne yüz kaldı, ne surat…

Ne oluyor bu durumda?

Vatandaş da bakıyor ki, “Böyle Gelmiş Böyle Gider…”

“Payını” istiyor…

Evet…

“Madem sen çalan, bana da ver…” diyor…

Nedir vatandaşın isteyeceği?

Tapuda işi hızlı olsun…

Çocuğu istihdam olsun…

O kadar…

O da “siyasi güçle” yapılıyor zaten…

Bu ahlaksızlık deryası içerisinde de, hepimiz boğuluyoruz.

_______________________________________________________________________________

UBP’de “İrsen Küçük sendromu”

İyi saatte olsun…

İrsen Küçük, Başbakan iken seçim kaybetti…

Halk buna alıştı ya…

Şimdi, Başbakan ve bakan olanlar bu korkuyu yaşıyor.

Başaran Düzgün yazdı…

Ona da tecrübeli bir UBP’li aktarmış bunu…

“Ben İrsen Küçük gibi olmayacağım” diye başlayan cümleler…

Kabinenin tamamında etkili anlaşılan…

Tekmili birden, “kamu kaynağını kendi ve parti çıkarına” kullanmakta…

İnce ince seçim hesapları ile, kamu kaynağı “ya beleş” dağıtılmakta…

“Hamudu” makam tutanlar, artanı da “hatırlı vatandaşlar” yemekte…

“Topluma” ise adaletsizlik dayatılmakta…

İşin kötüsü de…

Kimse utanmıyor…

Arlanmıyor…

“Yazdığımız” için de biz kötü oluyoruz…

E ama insan da dinin yarısı be gavvolem…



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems