HABER KIBRIS

Pisiz, Pis… Kirletiyoruz, Temizleyemiyoruz

21/08/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Bertuğ Topal oturdu ve TC- KKTC arasında imzalanan protokolü bir daha etüd etti.

Bir daha diyorum, çünkü biz, her ay neredeyse ne yapılıp ne yapılmadığını mercek altına alıyoruz gazete olarak.

Bir tür “denetim görevi…”

Zira, muhalefet dediğimiz şey, “örgütlü” hareket edemiyor.

Bir- iki milletvekili bu konularla ilgileniyor, gerisinin yaz tatili henüz bitmedi.

Nedir bu anlaşma?

Oturuyor TC Devleti ve KKTC Devleti…

Bir plan yapıyor.

Bunun için bürokratlar bir sene çalışıyor…

Bu bir sene çalışma, gelecek seneyi şekillendirme…

Hayatın her alanına, “ödenek” ayrılıyor.

Ne kalıyor geriye?

Projeler…

Oturacaksınız, “proje” çizeceksiniz, “proje” tasarlayacaksınız, kaynağı alıp kullanacaksınız…

Mesela Sibel Siber.

Meclis başkanı…

O’na ne…?

Neden karışıyor her şeye…

Oturuyor, meclis çalışanları arasında yarattığı motivasyonla…

Sivil toplumdan da destek alarak…

Bir bir proje çiziyor…

Ne yapmış bugüne kadar Sibel Siber ve arkadaşları:

Dr. Fazıl Küçük Müzesi

  • Engelsiz Meclis, Meclis Engel Değildir
  • Girne Caddesi Düzenleme
  • Milli Arşiv’deki Osmanlıca Gazetelerin Türkçe’ye Çevrilmesi
  • 1940 Yılından Bugüne Türkçe Gazetelerin Sanal Ortama Aktarılması

Bir taraftan meclisi çalıştırmış, performansı artmış…

Diğer taraftan da “hayata dokunuşlar” yapmış…

Neden?

Proje yapmanın “mantığını” çözmüş da ondan.

Kendi de personeli de, motive ettiği sivil toplum da, bürokrasisinin “gayya guyusuna” saplanmamış da ondan…

Şimdi, eline proje alan, Meclis’e koşuyor…

“Şunu da yapalım, bunu da yapalım” diye…

Oysa…

Meclis de bu işleri yapabiliyormuş, bilmiyorduk, öğrendik.

Sibel Siber, şimdi de meclisi “engelsiz” yapmak için kolları sıvadı.

Çevre düzenlemeleri bitti, şimdi “meclis oturma salonu” kaldı.

Genel kurulun yapıldığı salon…

Mustafa Çelik’i, Günay Kibrit’i, Orkun Bozkurt’u içinde hayal ettiğimiz salon.

Tekerlekli sandalyesi ile gelecek, yerine oturacak…

Kürsüden konuşacak…

Meclis çalışmaları bu anlamda, hepimizin “teşekkür borçlu” olduğu bir alan.

Sibel Siber ve ekibini hayretle izlemeye devam edeceğiz.

Hükümet anca “dağıtsın…”

Peki ya, “protokole imza atan” hükümet ne yapıyor…

Bertuğ, satır satır, kalem kalem inceledi ve yazdı…

Bırakınız, “üstüne vazife olmayan konularda dahi hayatı güzelleştirmeyi…”

İmza attığı…

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletini masaya oturtarak “taahhüt” ettiğini bile yapmaktan aciz.

Böyle de bir düzenimiz var.

Size sadece “ruhumuzu da yansıtan” çevre politikalarından bahsedeceğim.

Bakınız…

Su projesi halen tamamlanmadı. Zira ayrılan kaynak  1 milyon 300 bin TL, kullanılan ise 560  bin 513 TL.

Sıkı durun…

Proje yapabilmeniz için, önce bir “plan” yapmanız gerek. Fiziki plan…

Bunun için tüm çalışmaların 100 bin TL’ye tamamlanabileceği öngörülmüş…

Ne kullanmış hükümet?

Sıfır… 0 TL… Bir daha harfle yazayım… Sıfır… Bildiğiniz sıfır…

Geçelim bunu…

“Çevrenin korunması” için de bir proje hazırlanması lazım değil mi?

Bunun için ne ayrılmış?

100 bin TL…

Ne yapmışı bu konuda?

Kocaman bir hiç…

Ne kadarını kullanmışız bu kaynağın?

Sıfır da sıfır, elde var sıfır…

Ya çöp alanları?

Memleketin her tarafı rehabilite bekliyor.

2 milyon TL’ye memleketteki çöp alanlarının kökünün kazılacağı öngörülmüş.

Ne kullanılmış?

Sadece 185 bin TL… Neredeyse 10’da biri…

Ya “pis ve atık” sular…

10 milyon TL’lik kaynak ayrılmış…

Ne kullanılmış o alanda da?

Sıfır… Sıfır TL be gavvole…

Şimdi anladınız mı neden bu haldeyiz?

Temiz düşünme yeteneğimizi de kaybettik.

Tıpkı çevre gibi.

Çevreye “bakması” gerekenler, “orman arazilerine” ve “turizm arazilerine” bakıyor sadece…

“Kime nasıl peşkeş çekeriz?” diye…



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems