HABER KIBRIS

Rumlar çözümden korkuyor

11/06/2017


ads

Mete Tümerkan


Kıbrıs konusundaki müzakere süreci tarihinde güvenlik ve garantiler tartışılmamış ve hep olduğu gibi bırakılmış olan bir konu oldu.

Tarihte ilk defa Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye güvenlik ve garantilerin yeni duruma ve zamana göre uyarlanabileceği mesajını verdi.

Ama bu mesaj Rum tarafı ve Yunanistan’dan beklenen karşılığı görmedi.

Rum ve Yunan tarafı ‘sıfır asker ve sıfır garanti’ gibi gerçekçi ve müzakereye açık olmayan bir söylemle ipi germeyi tercih etti.

İlginçtir, Rum ve Yunan tarafı bir yandan ‘garantiler ve güvenlik konusu öncelikli konu olarak tartışılsın, garantilerle ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalar eksiktir’ gibi bir propaganda yapıyor. Ama iş meselenin tartışılması noktasına gelince, bunun gerçekleşmemesi için de Rum ve Yunan tarafı her türlü engeli ve krizi çıkarmaktan geri durmuyor.

Müzakere sürecinin geçmişine bakıldığı zaman Akıncı-Anastasiades arasında yapılan görüşmelerde bugüne kadar yaşanmamış bir çok gelişme yaşandı.  Örneğin, bugüne kadar yapılan müzakerelerde toprak konusunda hiçbir  zaman harita sunulmamıştı.

Bu dönemde karşılıklı olarak haritalar sunuldu.

Müzakere sürecinde henüz daha son aşamaya da gelinmeden, sırf son aşamaya geçilebilsin diye, toprak ile ilgili haritalar masaya geldi ve bunlar kilit altına alındı.

Garantiler konusu da Akıncı-Anastasiades görüşmelerine kadar hep en sona bırakılan ve sonuçta aynen korunan önemli bir konu idi.

Bu konuda da bir ilk yaşandı. İlk kez 11 Şubat 2014 belgesinde de öngörülen tüm başlıkların bir biri ile bağlantılı bir şekilde görüşüleceğinden hareketle, Türk tarafı Türkiye ile birlikte ‘taraflardan biri için güvenlik ihtiyacı olanın, diğeri için tehdit olmayacağı ve yeni şartlarda garantilerde düzenleme olabileceği’ konusunda mesaj verdi. Bu mesaj sözde kalmadı. Bu konuda Ocak ayında Cenevre’de gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansının sonuç bildirgesinde de öngörüldüğü şekilde Mont Pelerin’de teknik bir de çalışma yapıldı.

Bu teknik çalışmaya da Türk tarafı olumlu katkıda bulundu.

Orada güvenliğin iç ve dış boyutları tartışıldı.

Güvenlik ihtiyaçları nedir ve bunlar nasıl sağlanabilir konusunda tarafların görüş, yaklaşım ve beklentileri Mont Pelerin’de not edildi.

Yani gelinen aşamada Rum tarafının iddia ettiği gibi toprak ile güvenlik ve garantilerde hiçbir çalışma yapılmadığı doğru değil.

Ama ne gariptir ki bu şikayeti ortaya koyan Rumlar, ne zaman ciddi bir şekilde güvenlik ve garantilerin tartışılması gündeme gelse, hep sorun çıkardılar ve sürecin kesintiye uğramasına neden oldular.

Olmaya da devam ediyorlar.

Bunun nedeni aslında gayet basit.

Güvenlik ve garantilerin ancak beşli konferansta tartışılacağı bilinen bir gerçek.

Beşli konferans da demek müzakere sürecinde son safhaya geçmek ve son oyunun oynanması demek.

Rumlar ve Yunanlılar bugüne kadar beşli konferansların toplanmaması, ötelenmesi ve ertelenmesi için ellerinden gelen herşeyi yaptılar.

Çünkü şunu çok iyi biliyorlar ki, Güvenlik ve Garantilerin tartışıldığı ortam bütün başlıkların birlikte tartışılacağı ve sonuçlandırılmaya çalışılacağı bir ortam olacak.

Son kartlar açılacak. Ortaya bir sonuç çıkacaksa da çıkacak. Çıkmayacaksa da çıkmayacağı görülecek.

Buna hazır olmayan Rum ve Yunan tarafı işte bu yüzden beşliyi hep engellemeye çalıştı. Çünkü bir çözüme gitmeye hazır değiller.

Cenevre’de Kıbrıs Konferansı devam edecekse bakalım orada ne yapacaklar, bunu hep birlikte göreceğiz.



TAGS: mete tümerkan
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems