HABER KIBRIS

Rumlar statükonun devamını tercih ediyor

18/08/2017


ads

Mete Tümerkan


Herhangi bir konuda sağlıklı ve doğru karar vermek verilere dayalı akılcı değerlendirmeler yapmakla mümkündür.

Ortaya çıkan durumu ve sonuçları doğru okumakla…

Neden-sonuç ilişkisini kurup bunu analiz edebilmekle…

Ama biz Kıbrıs konusunda nedense çok duygusal ve tutucuyuz.

Meseleye akılcı yaklaşıp doğru değerlendirmemeler yapmaktan kaçınıyoruz.

Bu nedenle de sürekli bir şekilde kendimizi tekrar edip duruyoruz.

Bu yazdıklarım hem federal çözüm yanlıları hem de karşıtları için geçerlidir.

Gelin bugün Crans Montana’daki Kıbrıs zirvesinin sonuçlarını biraz farklı değerlendirmeye çalışalım.

Crans Montana’da Kıbrıs konusunda federal bir çözüme ulaşılabilmesi adına çok önemli bir fırsat kaçırıldı.

Kaçırılma nedeni hala tartışılıyor.

Bu tartışmalar içerisinde özellikle son dönemde Rum basınına yansıyanlara bakıldığı zaman, Rum Liderliği ve Yunanistan’ın Kıbrıs Rum halkına kabul ettiremeyecekleri korkusu ile çözüm fırsatını teptikleri yazılıyor.

Crans Montana’da Türkiye’nin garantiler konusunda yaptığı açılımlar bu korku nedeni ile görüşülemedi.

Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini, bu büyük korku nedeni ile, kabul ettiği net bir şekilde kayıt altına alınamadı.

Ha keza iki kesimlilik meselesi de…

Ve daha bir çok şey…

Konuştuğunuz aklı başında her Kıbrıslı Rum, Rum Lider Nikos Anastasiades’in de çözümü çok istediğini, ama halkından korktuğu için cesaret gösterip adım atamadığını söyler.

Aslında işin özü Kıbrıs Rum tarafındaki büyük bir çoğunluğun federal bir çözüme karşı olduğu, Kıbrıslı Türklerle yönetimi bölüşmek yerine statükonun devamından yana olduğudur.

Rum halkı bunu 2004’teki Annan Planı Referandum sürecinde ezici bir çoğunlukla planı reddederek, son olarak da önce Cenevre, sonra da Crans Montana’da gerçekeleştirilen Kıbrıs Konferanslarında liderlerini korkutarak ortaya koydu.

Özellikle Crans Montana’da yaşananlara bakınca, garantiler meselesi ittifak anlaşmasındaki kapsamla sınırlı kalacak şekilde yeniden düzenlese de, Kıbrıs Rum tarafında ezici bir çoğunluğun iki tarafın siyasi eşitliğine dayalı federal bir çözüm istemediğini, Kıbrıslı Türklerle kesinlikle yönetimi paylaşmadan yana olmadığını söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Yani sorunun çözümünün önündeki engel garantiler meselesi değidi.

Kısacası tüm bu olup bitenler dikkate alındığı zaman, Kıbrıs meselesine sadece Kıbrıs Türk tarafının iradesi ve talebi ile federal bir çözüm bulunması mümkün değildir.

Mümkün olmadığı son olarak Crans Montana’daki Kıbrıs Konferansı’nda bir kez daha ortaya çıktı.

Bu durumda ne yapmalı?

Çıkan bu sonuca bakarak ama uluslararası denge ve politikaları da dikkate alarak sağduyulu ve akılcı bir şekilde meseleyi ele almalı, buna göre yolumuzu çizebilmeyi denemeliyiz.

İnatla ve ısrarla tek yanlı bir şeyleri zorlayarak bir yere varıldığı hiçbir yerde görülmemiştir.

(Bu konuya devam edeceğiz)



TAGS: mete tümerkan
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems