HABER KIBRIS

Rum’un ‘’toplumsal refleksi’’

23/07/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


AKP iktidarını Kıbrıs sorununa yaklaşımında geçmiş TC hükümetlerinden farklı kılan ‘’bir adım ileride olacağız’’ siyaseti oldu diye özetleyebiliriz.

‘’Bir adım ileride olacağız’’ siyasetinin dayanağı Türk tarafının kabul edeceği her anlaşmaya Rumların ‘’hayır’’ demeyi siyaset haline getirdiklerinin tespitinin dayanılmaz rahatlığı olmuştur.

Sağ olsun Rumlar Kıbrıs Türklerini azınlık olarak tescil edecek, sıfır asker ve garantilerden yoksun anlaşmadan başka bir anlaşmayı kabul etmeyeceklerini her aşamada belli ederek müzakere etmişlerdir.

Bunun ışığında, Rum tarafının her koşulda hayır diyeceği savına dayanarak Türk tarafının müzakere etmesi gerçekten kolay mı zor mu olmuştur diye düşünmeden insan kendini alamıyor.

En son İsviçre sürecinde Türkiye’nin Rum tarafı ile ilgili bu riskli varsayımı bir kez daha doğru çıkmıştır. Doğru çıkmıştır çünkü Rum toplumuna hâkim olan Türk tarafının kabul edeceği bir anlaşmayı kabul etmeme refleksidir. ‘’Türk kabul ettiyse, bizim için hayırlı değil, yanlıştır’’ inanışıdır.

Eğitim ve aile içi yetiştirilişlerine kadar dayandığı için de küçümsenmeyecek toplumsal bir reflekstir bu. Bırakın anlaşma yapmayı, anlaşma yapılabilse ortak yönetim ve birlikte bir şey yapabilmenin de önündeki en büyük engeldir.

Rum toplumunda hâkim olan bu toplumsal refleks siyasetçileri aşarak müzakere masasına da er ya da geç her seferinde hakim olmaktadır.

Partiler üstü bu toplumsal refleksten dolayı Rum tarafında Akıncı gibi ön plana çıkıp siyasi bedel ödeme riskini göze alacak ne bir söylem, ne de bunu dile getirecek siyasetçi vardır. Tesadüf değildir bu.

Rum tarafında tabana yayılmış anlatmaya çalıştığım bu partiler üstü toplumsal refleks, ‘’yeni Türkiye’nin’’ Kıbrıs siyasetinin dayanağı, Akıncı’nın ise önündeki en büyük engel olmuştur. Rum tarafına hakim olan bu toplumsal refleks, farklı dünya görüşlerine sahip Akıncı ve Türkiye’deki iktidarın bir yerde ortak paydasıdır. Kıbrıs sorununa çözüm arayışında Akıncı ve öncesinde Talat’ın AKP iktidarı ile uyumlu çalışmasının garip ama anlamlı nedenidir.

****

Toplum biliminin öğretilerine göre, Rumları geniş bir kitle halinde girdikleri bu toplumsal refleks çukurdan çıkarabilmek için ciddi travmalara ve zamana ihtiyaç vardır.

Bunu da onlara dışarıdan bir baskıyla yaşatacak bir siyasi irade bugünkü bölgesel konjonktürden dolayı şu ana kadar tercih edilmemiştir.

Son dönemde Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki ABD-Rusya ve Rusya-İran manevra ve ittifaklarından sonra bunun yapılmasını beklemek naif bir beklenti olur.

Bundan medet ummak olsa olsa Rusya’nın doğu Akdeniz’de artan etkisini daha da artırır. Bu da ‘’batının’’ herhalde Kıbrıs sorununun ötesinde şu andaki kırmızı çizgisidir.

Rumların içinde bulundukları bu ruh halinden ve buna destek olan bölgesel konjonktürden dolayı Rumların geri adım atmasıyla anlaşma olması mümkün değildir.

****

Diplomasi ile sorunlara çözüm bulmaya sonuna kadar evet, ama düğününde dans etmek istemeyen geline yeri dar gelirmiş misali görüşülen konulardaki ‘’yakınlaşmalar’’ Rum tarafındaki toplumsal refleks ile ilgili realitenin yanında teferruattır.

Rum tarafında liderlik yapması beklenen siyasiler, bu partiler üstü toplumsal refleksin her zaman hizmetkârı olmaya mahkûmdurlar.

Rum tarafındaki siyasiler ile polemiklere ve karşılıklı kişisel suçlamalara girmeyi bir kenara koyup, Rum tarafına hakim olan hepimizin malumu bu ‘’toplumsal refleks’’ gerçeğini artık inkâr sürecinden çıkarak görmek şarttır.  

Zor ile olacak değil ya, Kıbrıs Rum’u kendini yegâne sahibi gördüğü devleti bizim ile paylaşmak istememektedir. Rum tarafında anlaşma istediğini söyleyen barış yanlıları, bunu istemeyenler seslerini yükselttiğinde onlara da gizliden gizliye hakim olan bu toplumsal refleksten dolayı hemen sessizliğe bürünmektedir.

Yılların politikacısı Anastasiades bu gerçeği çok iyi bildiği için halkına bir kez daha ‘’ohi’’ dedirteceği bir anlaşmayı referanduma götürmekten hiçbir şeyden korkmadığı kadar çekinmektedir.

Bakın görün Şubat 2018 seçimlerinde Anastasiades partiler üstü toplumsal refleks tarafından önceki seçimlerde aldığı oydan çok daha yüksek bir oy oranı ile yine başkan seçilecektir. Anlaşma yanlısı AKEL, iş adamı Spanos’u yalnızca Ercan havaalanını kullandığı için Başkan adayı yapmaktan vazgeçmiştir. En ilerici partiye de ayni toplumsal refleks hakimdir.  

Anastasiades kendisinden ve partisinden ziyade, Türklerin kabul edeceği anlaşmayı kategorik olarak her zaman reddeden toplumsal refleksin yansıması ve Başkan adayıdır.

Toplumsal refleksi oluşturan geniş kesim gibi onun da içi ile dışı bir değildir.

Sessiz kalmaması gerektiği noktada sessizliğe bürünmeye meyilli sözde barış yanlısı bir tutum sergilemeye açıktır. Bir yerde bu toplumsal sessizlik ile barışa hizmet anlayışı da bu adada kırk, elli yıl önce yaşananların önemli bir sebebi ve özeti değil midir?

Artık Rum tarafındaki siyasetçilerin arkasına saklanmaktan vazgeçelim. İnkâr sürecinden çıkalım.

Rum siyasetçileri değil, esas olarak Rum toplumu, devleti bizim ile paylaşmak istemediğini teslim edelim. Zor ile değil ya. Artık yalnızca tek alternatif olarak federasyonda ısrar etmek bizim için de toplumsal ayıp sınırlarını zorlama noktasına gelmiştir.

İlle de anlaşma ama zorla değil be yahu.

Not: Bu yazıyı Perşembe gün geldiğimiz Bodrumdan gönderiyorum. Burada turiste hizmet farklı bir boyuta geçmiş. Geldiğimizden beri geceleri rahat uyumamız için devamlı sallıyorlar! Japonlara benzedik. Artık tınmıyoruz. Bir de geçen yıl darbeye yine Bodrum’da denk gelmiştik. Bodrum’a gelmekten artık korkmaya başladım. Bundan sonra Bodrum’a gitmeden hepinize bilgi vereceğim. CU  



TAGS: cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems