HABER KIBRIS

Sayın Kiprianu’nun düşündürdükleri

23/11/2016


ads

Bülent Dizdarlı


İkinci Mont Pelerin zirvesi yapıldı ve sonuçları tartışılmaya başlandı. Başarısızlığın nedenleri mutlaka belirlenecek ve yeni yol haritaları belirlenecektir.

Açıkçası ben, Mont Pelerin’in sonuçları kadar, bu zirve öncesinde iki toplumdan gelen seslerin, yapılan eylemlerin de çok önemli olduğunu ve tekrar irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kuzey halkı, çözüm konusunda, masadaki lideri gibi, bu kez de Güney halkına göre daha canlı göründü. Çözüm isteyen kitleler sokakta kendini gösterdi. 2004 yılındaki ruhu canlandırmaya çalışan gruplar, yıllar öncesi edindikleri acı deneyiminde etkisi ile Güneyde ki Elen çözüm yanlılarını da harekete geçirmek için dürtmeye başladı. Zira Annan Planı referandumunda ki gibi sadece Kuzeyin “evet” demesi ile çözüm olamayacağının tecrübesiyle hareket etmenin farkındalığındaydılar. Acı bir deneyimle, Barış Güvercininin uçması için iki kanatın, üstelik senkronize çırpması gerektiğini öğrenmişlerdi. Bu nedenledir ki ortak etkinlikleri ön plana çıkardılar. Bu arada sosyal medyada da bol miktarda zeytin dalı tutan barış güvercini profilleri değişikliği yapıp sürece destek vermeye çalıştılar.

Aynı anda çözüme inanmayanlar da boş durmuyor benzer aksiyonlar gerçekleştirmeye devam ediyorlardı. Besbelli ki bu aksiyonlar bundan sonra da görüşmelerin kesin bir sonuca ulaşmasına kadar devam edecek.

Onlar çabalarını göstere dursun, bana bu süreçte en mantıklı açıklama AKEL başkanı tarafından yapılmış gibi geldi. Başkan Kiprianu, Türk tarafındaki muhatapları ile gerçekleştirdiği bir temas sonrası yaptığı açıklamada “Evet demeyi çok istiyoruz, ancak buna içeriğe bakarak karar vereceğiz” demiştir. Bizim taraftan bazıları bu cümleye tepki koydu. “AKEL barışı yine satıyor” gibi yanlış argümanlara sarıldı. Aslında gerçekçi olarak düşünüldüğünde, toplumları bir kenara bırakın her bireyin yapması gereken buydu.

Her insanın aklı vardır. Ne zaman olacağını bilmem ama günün birinde ortaya bir çözüm planı konulursa , aklı olduğunu kabul ettiğimiz insan, ortaya çıkacak çözüm metnini okuyacak inceleyecek tartacaktır. Artılarını eksilerini öğrenecek, kafasındaki sorulara, gerek tv programlarına gerek gazete yorumcularına ve kanaat önderi kabul edilen kişilere sorarak yanıt arayacak ve sonunda da tarafını belirleyecektir. Bu her Kıbrıslı Türk veya Kıbrıslı Helen birey için geçerlidir.

Sayın Kipriyanu bir yerde partinin geçmişteki hatalarına düşmemek adına en doğru pozisyonu almıştır. Her zaman barış yanlısı görünen AKEL önce Enosis kararına çekimser kalarak, daha sonrada son dakikaya kadar desteklediği Annan Planına hayır diyerek yarattığı hayal kırıklığını tekrar yaşatmamak adına tedbir almış gibi görünmektedir. Niyet ne olursa olsun bu gerçekliğin herkes için geçerli olduğu da ortadadır.

Daha önceleri de yazdım, 2016 yılı sonuna kadar veya daha sonraları bir çözüm planı liderler tarafından önümüze sunulursa içerik önemli olacaktır. Herkesin kendine göre aradığı kırmızı çizgiler referandum oylamasında etkili olacaktır. Bunun ötesi martavaldır.

BANA GÖRE GEÇEN HAFTANIN ÖNEMLİ OLAYLARI

  • Mont Pelerin görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması
  • Lefke’nin ilçe olması için bakanlar kurulunun karar alması.
  • Brt’ye ait canlı yayın aracının Şehit Hüseyin Ruso stadına girememesi
  • YÖDAK krizinde istenen raporun, soruşturma memuru tarafından Cumhurbaşkanına sunulması
  • Turizm Bakanlığı tarafından, Kuzey Kıbrıs’ta iki adet eğlence kasabası kurulacağının açıklanması

ANLAYAMADIKLARIM

Bir dostun Pazar sabahı, “Türkiye ile ilgili hiçbir şey duymak istemiyorum” şeklinde ki iletisinden sonra aynı akşam “ Büyüksün Fener” iletisini yayımlaması neyin kafasıdır, anlayamıyorum … 



TAGS: bülent dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems