HABER KIBRIS

Sayıştay yahu… Sayıştay… Allah bunu götürür?

06/03/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Bu Sayıştay Üyeliği…

Boru değil.

“Sayıştay” dediğiniz yer, devletin her kuruşunun hesabını sorar.

Kuruş kuruş hesap yapar, halktan yana raporlar hazırlar.

Halkın “kuruşuna” zarar gelsin istemez…

Cumhurbaşkanı, Başbakan, vekil, müdür, memur ayırmaz.

Halkın parasının peşine düşer.

Oysa biz ne tartıştık geçen hafta…

Sayıştay Üyeliği’ne aday olan Mehmet Ali Rıfkı ve Gülgün Sahir…

İkisi de haftaya Barem 18 A’dan emekli olmayı garanti altına alıyorlar…

İkisi de Uzman denetçi…

İkisi de kamuda 30 yılı geride bıraktı.

Sayıştay başkanı olabilirdiler…

Başka bir kamuya müdür, müsteşar olabilirdiler, olmadılar, olamadılar..

Belki “Sayıştay” olarak kalmak istediler, belki de “siyasetin girdabından uzak” durdular…

Ancak, emekliliklerine, “çok kısa süre kalmışken”, “Sayıştay Üyesi” olmak için meclisin gündemine geldiler.

Sonra da halkın…

Peki…

Soru şu aslında:

“Emekliliklerine bu kadar az süre kalan insanların, kamudan ayrıcalık elde ederek emekli olmaları etik mi?”

Çünkü sorun “yasal” değildir.

Sorun “ahlaki, vicdani ve elbette etik” sorundur.

Üçü de aslında Sayıştay başkanlığı ve personelinin mücadele etmesi gereken olgulardır.

Ama “darbe” Sayıştay içinden gelince, “ağır” oluyor…

“Efendim, adamların hakkı…”

Bu kadar basit değil…

“Hakkım tabii…”

UBP’nin ısrarla adaylığını desteklediği isim Mehmet Ali Rıfkı…

Emekliliğine 5 ay kalmış.

Biz “3 ay” diye duyduk ama…

Beş ay…

Ne demiş kendini savunurken bir bakalım:

Yasa dışı hiçbir şey yapmadım…

Emekliliğime 3 değil, 5 ay kaldı…

Başvurum yasaldır, yasal yollar takip edilmiştir…

İstesem müdür, müşavir olabilirdim, oturduğum yerden para alırdım, yapmadım…

Ben adayım, istemezlerse seçmesinler…

“Hakkımdır” diyor…

Sayın Rıfkı tarafından bakılınca “haklı” görülebilir.

Yasal da görülebilir…

Ama hangi vicdan kabul eder bunu…

Buradan bakınca her türlü eleştiriyi hak ediyor.

Kamu maliyesi sayın Rıfkı’ya “babasından miras” değil, “babasından çocuğuna uzanan bir emanet…”

Kusura bakmasın…

Esas anlamadığım da Sayıştay başkanı Osman Korahan’dan başlayarak, meclisteki vekillere kadar herkes neden sadece “yasal” kısmına bakıyor…

Hazmedemem…

Hazmetmem…

“Yasaldır” diye de anlamam, anlatamaz bana kimse…

Mezardan babam gelse, anlamam…

Rakamlar ortadadır…

Merak ettim araştırdım…

Rakam istedim…

Barem 18 A’dan emekli olma hakkı kazanan Mehmet Ali Rıfkı’nın emekliliğine beş ay var.

Bunun en az 90 günü emeklilik öncesi izindir…

Geriye ne kalıyor?

Bugün barem 18 A’dan Uzman denetçi olarak emekli olsa, emekli ikramiyesi 355 bin 863.64 TL emekli ikramiyesi alacak Mehmet Ali Rıfkı.

Emeklilik maaşı ise 6 bin 617.30 olacak. Kamuda 31 yıl çalışmışlığı var.

Ya Sayıştay Üyesi olarak emekli olsa…

Beş ay sonra 469 bin 256.30 TL emekli ikramiyesi alacak.

Emekli maaşı ise aylık 8 bin 725.80 TL…

113 bin 392.70 TL ikramiyede…

Allah uzun ömür versin, 2 bin 108 TL de aylık emekli maaşında kamu maliyesinden fazla para çekecek.

Her ay 2 bin 100 TL daha fazla…

Yıl 12 ay…

Allah bunu götürür?

Bunu “yasal” diye açıklarsanız eğer…

Biz, senelerce “yasal kılıf”la süper emeklilikler alan siyasetçileri neden eleştirdik?

Kamu maliyesi size sunulan bir “lütuf” mudur?

Bu nasıl vicdan?

Buna el kaldıran vekiller hangi vicdanın sahibidir?

Nasıl bir kumpas vardır perde gerisinde, bu sürecin akıl hocası kimdir?

Oradan bakıldığında “yasal hak” olarak gördüğünüz olay, kamu vicdanında “yasal kılıfa uydurulmuş soygundur…”

Vicdanlar bunu kaldırmaz.

Benim midem de kaldırmaz.

Oy verecek olan UBP- DP- CTP- TDP vekilleri bir kere daha düşünsün…

“Orada oy verip, kamu kaynağını şahıslara peşkeş çekip”, devamında insan içine çıkacaksınız…

Devam cümlesini yazmıyorum…

Halk size anlatır… 



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems