HABER KIBRIS

Seçim yarışında son durum

25/12/2017


ads
ads

Başaran Düzgün


Çeşitli açılardan enteresan bir seçim propaganda sürecinden geçiyoruz.
Bir kere ideolojiden yoksun bir seçim yarışı yapıyor partiler.
Hemen hepsi bir ideolojik alt yapının ürünü olmalarına karşın bu seçim yarışında ideolojilerini ön plana çıkarmayı tercih etmiyorlar.
Herkesin onay verebileceği genel geçer vaatler ve soyut sloganlarla seçmenin karşısına çıkıyorlar.
Bu durum seçmende “karma” etkisi yaratıyor.
Zaten şu veya bu nedenle partisine kırgın olup da karmaya yönelen seçmen (ideolojik temelden yoksun seçim yarışı nedeniyle) daha da çok karmaya yöneltiliyor.
İkincisi, Kıbrıs sorunundan yoksun bir seçim propaganda dönemi yaşıyoruz.
Hafızamı zorlayıp da daha önce oldu mu, Kıbrıs sorununun tartışılmadığı bir seçim ortamı yaşandı mı diye düşümüyorum ama anımsayamıyorum.
Zevahiri kurtarmak için seçim bildirgelerine yazılmış birkaç paragraf ve birkaç gazete ilanının dışında seçim yarışında Kıbrıs sorunundan eser yoktur.
Halbuki yapılan anketlerin önemli bir bölümünde “hayatınızdaki en önemli konu nedir” sorusuna “Kıbrıs sorunu” diye yanıt veriyor seçmen.
Buna rağmen partiler Kıbrıs sorunundan uzak duruyor.
Üçüncü ve en enteresan nokta ise şudur;
“Diploma kariyeri” olan ama politikadan uzak adayların bolluğu.
“İyi eğitim almış” özellikle genç adaylar klasik politik argümanlardan yoksun bir profil çiziyorlar.
Sanki de Cumhuriyet Meclisi’ne değil herhangi bir belediye meclisine adaymışlar gibi konuşuyorlar.
Bu da “politikadan arınmış” bir politik seçim ortamı yaratıyor.
Dördüncüsü  ve en kötüsü bel altı konuların ilk defa bu denli konuşulduğu bir seçim döneminden geçiyoruz.
Hüseyin Özgürgün ile ilgili konuşulanlar herkesin malumudur.
Şimdilerde diğer bazı liderler için piyasaya sürülen dedikodular kelimenin tam anlamı ile iğrençtir.
Umarım seçmen bu dedikodulardan etkilenmez.

***

Gelelim seçim yarışındaki son duruma.
Kabaca tasnif etmek gerekirse partiler 4 gruba ayrıldılar.
Yüzde yirmi bandının üstünde olan partiler.
Baraj sorunu yaşamayan ama yüzde on bandını da aşamayan partiler.
Baraj etrafında dolanan partiler.
Ve kesinlikle baraj altında kalacak olan partiler.
Ulusal Birlik Partisi ile Cumhuriyetçi Türk Partisi yüzde yirmi bandının üstünde görülüyor.
UBP, aday belirleme sürecini çok iyi yönetti ve iyi bir ivme kazandı.
UBP’de artık klasikleşen iç kavgalar henüz su yüzüne çıkmadı ve derli toplu bir görüntü çiziyor.
Özgürgün’ün boşanma sürecinde ortaya çıkan banka para hareketleri seçmen üzerinde ne kadar etkili olacak hep birkte göreceğiz.
UBP sanılanın ve beklenenin aksine geçen seçimden daha fazla oy alması mümkündür.
Eğer mühürlerine sahip çıkabilirse.
CTP, kötü bir hükümet deneyimi ve iç kavgalardan sonra Tufan Erhürman liderliğinde toparlamış gibi görünüyor.
Tufan Erhürman geçmişe sünger çekerek yeni umutlar ve vaatlerle seçimi götürmeye çalışıyor.
Fakat CTP’li kırgınların varlığı ile son seçimde CTP’li olmayıp da CTP’ye mühür vuran seçmenin karmaya kayması CTP için en önemli hendikaptır.
Bence bu seçimin en büyük sürprizi Kudret Özersay ve HP’dir.
Seçim tarihi belli olmadan önce yapılan anketlerde yüzde yirmi bandı üzerindeki üç partiden biri olarak görülen HP, aday belirleme sürecini başarıyla yönetemediği için bir miktar gerilemiş görülüyor.
HP’nin müstakbel oylarında karmaya kayma var.
Bu durumun HP’yi nasıl etkileyeceğini doğrusu çok merak ediyorum.
DP’nin YDP ile yarışı (ki YDP’de üst düzeyde çözülmeler başladı) TDP’nin TKP ile yarışının sonuçlanma şekli önümüzdeki dönemde hükümetin nasıl kurulacağını yakından belirleyecek.
MDP’nin barajı aşma gibi bir performansı henüz görülmemektedir.
Ve son cümle;
Anket uzmanı değilim ama karma oyların bu denli yüksek olduğu bir ortamda anket sonuçlarının sağlıklı olamayabileceğini de rahatlıkla söyleyebilirim.
Bu seçim mühürcülerle karmacılar arasında geçecek.
Mühürlerini sandığa taşıyan partiler gülen taraf olacaklar…



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems