HABER KIBRIS

Sıkı dur Arjantin

13/03/2017


ads

Ahmet Okan


 Yurt içinde durumlar iyi gitmiyordu.

“Hayır”cılar almış başını gidiyor,

Anketlerde de “hayır” önde gittiğinden pek memnun görünmüyordu iktidar çevreleri.

Terör de kanıksanmıştı zaten,

Millet 7 haziranla 3 kasım arasındaki olayları unutmamış,

Terörün bunlara yaradığı biliniyordu.

Doğrusu bademler şaşkındı.

Bu yüzden “hayır”cıları gözaltına almakla başladılar işe.

Vapurlarda İzmir marşını söyleyen gençleri tartaklayıp gözaltına aldılar.

Nerede bir “hayır” grubu varsa üstüne polis sürdüler.

Hayırcı profesörleri okullarından attılar, cübbelerinin üstüne bastılar.

Hayırcı televizyonculara hayat hakkı tanımadılar, işinden gücünden ettiler…



Hayır diyecek olanlar hizaya gelmeliydi…



Fakat bir türlü olmuyordu.

Ansızın bir caddede, bir sokakta İzmir marşı çalınıyordu ki tüyleri diken diken oluyordu bademlerin…



Tekrardan bir hikaye yaratılmalıydı.

15 Temmuz üzerinde Kurtuluş Savaşı edebiyatı da tutmamıştı üstelik.

Başka bir masala ihtiyaç vardı ki tekrardan mağdurları yaşayabilsinler…



MHP Genel Merkezinin yandaşlığı ile Kandil masalı yeterli gelmiyordu.

Tekmil bütün “hayır”cıları terörist ilan etmelerine rağmen,

Bu teröristlerde artış vardı.

Doğrusu memleket teröristten geçilmiyordu.

Bakkal çakkal, taksici, bakırcı, sütçü hepsi teröristi.

Atatürkçüleri de, kendinden olmayan dini çevreleri de terörist ilan etmişleri bir kalemde.

“Hayır demek Kandil’e yarar” gibi sözlerle insanlara korku salmaya başladılar.

Ünlü mafya babaları da demeçler vererek, hayırcıların meydanlara çıkması halinde karşılarında kendilerini bulacaklarını söylediler.

Ne bademin,

Ne mafyanın,

Ne yolsuzun,

Ne hırsızın tahammülü vardı hayırcılara…



Bütün bunlara rağmen,

Bir türlü anketlerde yukarıya çıkamıyorlardı.

“Esas anket 16 Nisan’da sandıktan çıkacak” deyip kara kara düşünmeye başlamışlardı.

Bir şeyler bulmalı,

Uyduruk da olsa,

Abidik gubidik de olsa bir olay olmalı,

Buna tutunmalı,

Tekrardan insanların damarına basmalıydılar.

Öyle bir şey ki,

Muhalefet bile galeyana gelip peşlerine takılmalıydı…



Doğrusu öyle oldu.

Almanya falan derken,

Hollanda imdada yetişti.

Hani sanırsınız Avrupa birlik olmuş “Evet”i güçlendirmek için elinden geleni yapmakta.

Kim bilir?



Almanya’dan sonra Hollanda’nın tutumu öyle miydi böyle miydi zaman gösterecek de,

Mesele yakalanmıştı işte.

Eyyy Avrupa,

Faşistsin faşist…



Hollanda “Çarşamba günü seçimlerimiz var, çarşambadan sonra geliniz” demişti.

Olur mu?

Çarşamba’yı bekleyecek halleri mi vardı?

Ayak verilmişti.

Kapıdan girilmezse bacadan girilmeliydi.

Öyle yaptılar.

Kadın Bakanı karayolları ile Almanya’dan Hollanda’ya sefere çıkarttılar…



Neticede ortalık toz duman.

Çağrı yapmaya başlamıştı bile imam:

Evet deyiniz ki Avrupa görsün…

...

Muhalefet de yakalanmıştı üstelik.

Artık ampul bir söylerse,

Altıok beş söylemeğe başlayacaktı.

Akepeliler Avrupa’ya bacadan girmeye çalışırken,

Cehepeliler onlardan önce davranıp Avrupa biletlerini iptal etmişlerdi çoktan.

Onlar konsolosluklara giriş çıkışı yasaklamıştı anında,

Cehepe de İncirlik’teki Alman askerlerinin sınır dışı edilmesini istedi vakit geçirmeden…



Artık Avrupa faşistin tekiydi…



Doğu derken, Batı ile de yaka paça…

Geriye diğer yarım küre kaldı…

...

Sıkı dur Arjantin…



TAGS: ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems