HABER KIBRIS

Siyasi eşitliğin altını çizmenin bir yolu da

12/04/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


Ne yani şimdi Rum Meclisi ‘’Enosis’’ kararı ile ilgili geri adım atmadan yalnızca yetki değişikliği yaptı diye büyük bir taviz mi vermiş oldu?

Biz de ‘’kazanan’’ konumunda mıyız bu durumda.

Açık açık söylensin de üstüne bir de kına yakıp sevinelim.

Eşeği kaybedip bulma eksersizinden başka bir şey değildir bu.

Şu ana kadar hangi tarafından bakarsan bak siyaset ötesi kötü niyetli bir karardır.

Müzakere sürecinin ara verilmesine sebep olarak yaptığı etkiyi bir kenara bırak.

Esas bundan sonra ne etki yaratacağını ve çözüme yönelik her atılması gereken adımda ne ile karşı karşıya kalacağımızı bir düşün.

‘’Enosis ile ilgili Meclis kararını bile!!! geri çevirdik. Meclis içinde ve dışında neler yaşandığını hep birlikte gördünüz. Çözüm için daha da başka bir iyi niyet!!! gösterisi ya da taviz bizden beklemeyin.’’

Bu ruh haliyle müzakere masasına oturulduğunda ortaya çıkacak olanı öngörebilmek için ne müzakere konusunda eksper ne de toplum bilimci olmaya gerek yoktur. 

Yapılan hata öyle alışageldiğimiz bir demecin ya da bizi izole etmeye yönelik siyasi bir adımın çok ötesinde bir şeydir.

Tereddütle olsa da yavaş yavaş siyasi bir anlaşmayla barışa ulaşacağımızı düşünenlere bizi neyin beklediğini gösteren bir uyarıdır. Uyanmaya gerek yoktur uyumasak yeridir.

Bunun yaptığı etkiyi öyle kolay kolay aşabileceğimizi de sanmıyorum. Bu olası bir referandumda da en önemli veri olacaktır.

Acı olan tarafı, bunu marjinal olduğu düşünülmesi istenen az sayıda radikallerin yapmış olmasından ziyade, barış yanlısı olanların hatırı sayılır bir kısmının da içine düştüğü çaresizlik ve yaşadıkları ikilemdir. Bizi en fazla düşündürmesi gereken Rum tarafında anlaşmaya evet diyeceklerin bu yaklaşımı olmalıdır. Durum ortadadır ve hiç de güven vermemektedir.

Bunun için daha uzunca bir süre görüşmelere ara verilmesinde ısrarcı olmak en doğru yol olurdu. Yapılan hatanın ağırlığını tüm Rum toplumunun hissetmesi ve kendilerini hakikaten bulmaları için bu elzemdi.

Hiçbir şey bilmeseniz çocuk eğitiminden biraz anlasanız bunun bu şekilde olması gerektiğini kestirirsiniz. Ama olmadı.

****

Bu derece ciddi bir krize zoraki de olsa sözde çözüm bulup, geride kaldı havası yaratmak sorumsuz davranışların devamını getirir ki er ya da geç buna Kıbrıs Türkünün de bir yerde hakkı olması gerekmez mi diye bir soru akıllara getirir.

Açıklayayım.

Rum tarafı önceki referandumda ‘’hayır’’ dedi.

Mükafat olarak AB’ye yine de girdi.

En son olarak da Kıbrıs sorununun bu noktalara gelmesinin kim ne derse desin en önemli sebebi olan ‘’Enosisi’’ yeni nesilleri zehirleyecek bir referans ve refleks kazandırma adına tekrar su yüzüne çıkarttı.

Sonra da bir nevi yerli ‘’Greek Trajedi’’ rezilliği ile Mecliste polisiye bir durum yaratarak verilen kararın içeriğini geri çevirmeden Eğitim bakanının yetkisine vermekte bile ne kadar zorlandığını gösterdi.

Sonra da bir şey söylemeye gerek kalmadan ima yoluyla ‘’benden bir şey beklemeyin’’ demeye getirip tekrar masaya oturdu.

Yaşananlar aslında Rum tarafının kendini mağdur duruma sokup müzakere masasında karşılıklı taviz verme süreci arifesinde daha da fazla üstüme gelmeyin noktasına kendilerini konumlandırmaktan başka bir şey değildir.

Mecliste alınan kararın ‘’Rum tarafında çözümün önündeki engeller ve dengeler de sarsıldı’’ diye büyütüp olumlu bir gelişme olarak lanse edilecek bir tarafı yoktur.

****

Müzakere masasında Ruml tarafına gösterilen hoşgörüye bakıp ayni mantıkla biz devam edecek olursak müzakere sürecinin bundan sonra sürüklenebileceği yön bizi farklı bir noktaya taşımaya yakın kılmaktadır.

Açıklayayım.

Bir önceki referandumda Rum tarafından hayır çıktığında ve en son Enosis krizine rağmen bu kadar kolay ‘’affedilip’’ tekrar yola devam edilebildiğine göre olası bir referandumda bu kez de bizim ‘’hayır’’ deme hakkımız yok mu?

Şimdi Akıncı çıkıp bu mealde bir açıklama yaparsa ne olur?

Siyasi eşitliğin altını en güzel bu şekilde çizmek hakkımız olmuyor mu artık.

Müzakere sürecindeki siyasi davranışlar ve alınan kararlar da bir yerde siyasi eşitliğin olup olmadığının göstergesidir.

Yakın zamanda müzakere sürecinde yaşananları bir gösterge olarak ele alırsanız, biz çoğunluğa mahkum azınlık konumundayız.

Siyasi eşitlik kağıda yazılınca olmuyor. Semboller ve davranışlar da bu işin parçasıdır.

Onlar yapınca oluyor da biz yapınca niye olmasın?

Referandum sürecine girilirse bizim tarafta eninde sonunda hakim olacak ruh halinin varacağı son nokta budur. Hazırlıklı olun.



TAGS: Siyasi eşitliğin altını çizmenin bir yolu da, cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems