HABER KIBRIS

Sorun “güven” ve “güvenlik”, anlamadınız mı?

20/02/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Kıbrıs sorununda, zor bir haftaya giriyoruz.

Ne olacak Perşembe günü?
İki, lider bir araya gelecek mi?
Eminim, Mustafa Akıncı da etrafındakilere soruyor…

“Yerimde olsanız ne yaparsınız?” diye…

Eminim iki farklı görüş vardır…
“Gitmeyelim…”

“Gidelim ve yeniden ENOSIS kararının yanlışlığını anlatalım…”

Herhalde, “hiçbir şey olmamış gibi” davranılmasını beklemiyor kimse.

ENOSIS ile ilgili, faşist, ırkçı ELAM örgütünün almış olduğu bir kararın, tüm Rum meclisi peşinden koştu.

Anastasiadis bu karara katılmadığını söyledi.
Şimdi…

“Güney kamuoyunu” da gücendirmeden, bir karar alınmaya çalışılıyor.

Aslında, bu gibi süreçler öğreticidir.
Ve zor kararlar da bu gibi dönemlerde alınır.
 

Anastasiadis’in sınavı…

Şimdi Rum lider zor bir sınav verecek.
Hem, masayı dağıtmayacak bir formül belirleyecek…
Hem de Rum iç kamuoyundaki milliyetçileri ürkütmeyecek.
Dedik ya…

Güneyde aslında “dolaylı olarak seçim startı verildi…”

Şimdi, masa dağılmadan, seçim sürecinin de birlikte yürütülmesi gerekiyor.

BM, masada “Kıbrıslı Türkleri anlayın” dedi…
Dedi de kıyamet koptu.
Eide’yi taraf saydılar.
Anastasiadis bu nedenle “yıktı perdeyi, eyledi viran…”
Bu kısa sürede, üç olay yaşadık.
1’inci Mont Pelerin’de Anastasiadis, “zaman isterim” dedi…

2’nci Mont Pelerin’de Anastasiadis, “Son söyleyeceğim bu dedi…”

Cenevre’de ise Yunanistan, hazırlıksız geldiği için süreç zamana yayıldı.

Şimdi Anastasiadis bir karar verecek…
Ya çözmek için çare üretecek…

Ya da “adaylığını” açıklayacak ve Güney Kıbrıs’taki seçimlere hazırlanacak.

Ötesi yoktur.
“Çözüm için çare” diyorsa…
Sihirli değnek de Anastasiadis’in elindedir.
Öneri sahibi AKEL’dir.

Dönüşümlü başkanlık ve kararlara etkin katılım noktasında adım atacak ve sürece anjiyo yapmış olacak.

 
Akıncı, anlatmıştır…
Mustafa Akıncı, iki haftadır ENOSIS krizi ile uğraşıyor.

Rumların “adayı Yunanistan’a bağlamak için” yapmış olduğu plebisitin, yıldönümü kutlamalarını, hem de eğitim sistemi içerisinde “abartması” kime ne sağlayacak?

ENOSIS’in karşılığı değil mi Taksim?
“Ya Taksim ya ölüm” nerden çıktı?
ENOSIS’ten…
Akıncı anlattı.
Anastasiadis de anlamıştır sanırım.
Perşembe gününe kadar bir adım atacaktır.

Korkum odur ki, Akıncı Perşembe günü toplantıya gitmeyecek.

Bu arada, bana sorsa sayın Mustafa Akıncı…
“Sen ne yaparsın” dese?

“Toplantıya giderim” derdim.

“Çözüm dilenir pozisyona düşmez miyiz?” diye sorsa…

“Tam da şimdi özlü müzakerelere girme zamanıdır. Krizler bazen çözümü getirir” derdim…

Ama yumurta küfesi benim değil, Mustafa Akıncı’nın sırtında…

Bu konuda her söz söylendi.

”Karar oradayken” diye başlayan cümlelerin, bu saatten sonra müzakere masasına faydası yok.

 

Sorun güven ve tabii ki güvenlik

Bu olayın, şöyle bir öğreticiliği oldu.
Kıbrıslı Türkler kendisini güvende hissetmiyor…

Türkiye Dışişleri bakanı mevlüt Çavuşoğlu, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında şu ifadeyi kullanmıştı:

“Güneydeki milliyetçiler 5- 10 kişi bir şey olmaz diyorlar ama, Avrupa’da beş- on kişi ile başlayan faşist hareketlerin iktidara geldiklerini de gördük…”

5- 10 kişi dediğimiz ELAM önce meclise vekil soktu…
Şimdi de meclisten istediği kararları geçiriyor…
Kıbrıslı Türkler sadece “kendilerini güvende hissetmek” istemiyor…
Aynı zamanda, Kıbrıslı Rumlara güvenmek de istiyor.
Anastasiadis bunu anladığı zaman…
Ya da Kıbrıslı Rum bir lider bunu anladığı zaman.
Kıbrıs değişecek.

Anastasiadis, “Annan Planı’na evet” diyen birisi…

O da anlamadıysa…
Gerisin geriye başa döneceğiz demektir.

 



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems