HABER KIBRIS

Suriye’nin garantörü Türkiye ve bir ajandanın yorumu…

30/12/2016


ads

Başaran Düzgün


Kaderin cilvesine bakar mısınız?

Ya da diplomatik ifadeyle konjonktürün günlük değişimine.

Eski MİT Müsteşarı Fuat Doğu “ben MİT müsteşarlığı yapmadım, CİA’nın şube müdürlüğü yaptım” demişti.

Anlayacağınız, Türkiye o denli Amerika’nın payandasıydı.

Hükümeti 2 milyar dolara hibe yardıma tav, şanlı ordusu Pentagon’un kulu, “bu kış komünizm gelecek” martavalıyla vatandaşlarına karşı her türlü katliamı yapan bir yönetim.

Ne olduysa oldu, şimdilerde Amerika ile gönül kırgınlığı oldu, Rusya ile işleri pişirdiler.

Ve herkesin hayretleri içinde Rusya ile Türkiye’nin Suriye’nin garantörü olduğunu açıklayıverdiler.

İktidarı ve muhalefeti ile saftirik Rumlar “asla Türkiye’nin garantörlüğünü istemeyiz” diye bağırılarken ve Rusya’dan medet umarlarken Rusya Türkiye ile anlaştı ve her ikisi de Suriye’de ateşkesin garantörü oldular.

Üstelik Esat rejiminin de onayını alarak.

***

Şimdi bu durumu ve yukarıda yazılanları “Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantörlüğüne destek” olarak sayanların aklına şaşarım.

Hemen belirtmeliyim ki bu köşenin yazarı Kıbrıslı Türklerin bir süreliğine de olsa Türkiye’nin garantörlüğünü istedikleri görüşüne son derece saygı duyuyor.

Kıbrıslı Rumların da buna saygı göstermesini istiyor.

Zaten Cumhurbaşkanı Akıncı, Ankara ile istişare içinde, süreli olacak ve sadece Kıbrıslı Türkleri garanti edecek bir yapıdan bahsediyor.

“Asla garanti olmaz ve derhal kaldırılmalıdır” şeklindeki tavırları son derece şımarıkça ve tehlikeli buluyorum.

Bu şımarıklığın haddini Akıncı’nın uzlaşıcı tavrından alıyorlarsa da tarihi bir hatanın eşiğinde duruyorlar demektir.

Geçmişte yaptıkları tarihi hataların Kıbrıs’ı sürüklediği felaketlerin bir yenisine imza atarlar.

Ve bunu çok net bir şekilde bilmeleri gerekir ki konjonktür aleyhlerine çalışıyor.

Türkiye ile Rusya’nın Suriye’nin garantörü olmaları bir örnektir.

Yarın Amerika PKK-YPG’den desteğini çekerse Türkiye benzer bir anlaşmayı Amerika ile de yapabilir.

20 Ocak’tan sonra Trump’ın ne yapacağı belli olmaz.

***

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın (KTÖS) üyelerine dağıttığı ajanda pek bir gürültü çıkardı.

İcraatlarını “gürültü çıkarma” üzerine inşa eden KTÖS yönetiminin bu tavrına pek şaşırmadım.

Kıbrıs Türkünün yaşadığı yakın tarihi kendi ideolojik pozisyonlarından “gerçek tarih” diye gündeme getirmelerini de doğru bulmadım.

Fakat, tepki adı altında her türlü küfürle kaynatılan cadı kazanını da doğru bulmuyorum.

Ve bilakis bazı çevrelerin Cenevre öncesi bu cadı kazanına bilinçli odun taşımaya koyulduklarını da görüyorum.

Ajandayı inceledim.

Sloganlarla bezenmiş, ideolojik bir manzumeden ibarettir.

Yakın tarihin gerçekleri Havadis-Poli sayfalarında detaylarıyla yer aldı.

Yakın tarihin resmi olmayan kısmını öğrenmek isteyenler bir zahmet Havadis-Poli’yi inceleyebilirler.

Avukatlar cinayetinden Kördemen olayına, TMT’nin yaptıklarından, EOKA’nın katliamlarına hepsi vardır.

Tarihi, bir ajandanın yapraklarından veya sosyal medyadaki küfürlü kavgalardan öğrenemezsiniz.

Bunu yaparsanız Kıbrıs Türküne kötülük yaparsınız… 



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems