HABER KIBRIS

Tarih sayfaları arasında

06/01/2017


ads

Ahmet Okan


1914 yılında İngilizler adayı ilhak etmişlerdi.

Buna rağmen Osmanlı’nın son padişahı Kurtuluş Savaşı kadrolarına değil,

İngilizlere güveniyor,

Mustafa Kemal’i vatan haini ilan ediyordu.

Ama nafileydi.

Kurtuluş Savaşına mazlum ülke halkları ile birlikte bir devrimle sosyalizmi taçlandıran Sovyetler Birliğinin lideri Lenin de destek verecek,

Bu antiemperyalist mücadele sonunda Türkiye Cumhuriyeti kurulacaktı.

Neticede I. TBMM kurulmuş, sıra Lozan’a gelmişti ki Kıbrıs meselesi de bunun içindeydi.

Bu Mecliste bulunan Kıbrıslı Sırrı Bellioğlu’nun Kıbrıs’la ilgili şunları anlattığı belirtilir:

“Benim siyasi hayatım hep mücadele ile geçmiştir. Daima hürriyet için ve haksızlıklara karşı çarpıştım. 1915’te İngilizlerin Kıbrıs’ı fiilen ilhak etmesi büyük bir haksızlıktı. Elbette buna ben ve arkadaşlarım bigane kalamazdık. 1. Cihan Harbi sonunda sulh muahedesinin imzası için Osmanlı hükümeti tarafından Versay’a gönderilen Sadrazam Tevfik Paşa’ya Avukat Kıbrıslı Remzi, Kıbrıslı Nihad Sırrı ve ben, Kıbrıs’a dair müşterek olarak hazırladığımız bir muhtırayı vermiştik… Kıbrıs’ın bu muhtırada okunan kayıtlara göre mukadderatının tesbitini Birinci Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili bulunduğum sırada Lozan’a gitmekte olan o vakitki Dışişleri Bakanı İsmet İnönü’ne bir izahname vermiştim. Maalesef orada hiçbir takipte bulunulmamıştır. Büyük Millet Meclisi tarafından Londra’ya gönderilen Bekir Sami Bey heyeti arasında ben de bulunuyordum. Brindizi’ye varır varmaz, o vakit hayatta olan Hakim İzzet Bey’e bir telgraf çekmiş ve Kıbrıs Türklerinin ne zeminde talepleri olduğunun Londra’da bulunacak Türk heyetine acele bildirilmesini istemiştim. Maalesef Kıbrıs’tan hiçbir talepte bulunulmamıştı. Kafkas hududundaki Kars, Ardahan vilayetleri iade olunduğu zaman, Kıbrıs’ın Türkiye’ye geri verilmesi muahede iktizasından idi. Bu vilayetlerin Milli Hükümet zamanında Türkiye’ye iadesine o vakit komünistlerin reisi Lenin tarafından muvaffakat edildiği halde İngilizler bilakis buna muallal olan muahede hükmünü yıkarak, Kıbrıs adasını ilhak etmişlerdi.”

Bellioğlu’nun anlattıklarından sonra, daha sonra olup bitenler gelişmelere bakınca,

Kıbrıslı Türklerin, mesele vatanlarını terk etmeye gelince buna itibar etmedikleri anlaşılıyor…

Lozan’dan sonra Kıbrıs resmen İngiltere’ye kalınca,

Dönemin göç siyaseti yine dönemin yeni TC hükümeti tarafından destekleniyordu.

Hatta Türkiye’nin, Kıbrıslı Türkleri Anadolu’ya göç konusunda “cesaretsizleştiren” İngilizlerden şikayetçi olduğu belirtilir.

İngiliz kaynaklarına göre 9,310 kişi göç için başvurmuş, ancak 5 Bin kadarı göç etmiş, daha sonra bunların çoğu geri gelmişlerdi.

Nüfus sayımları da bunları destekliyor gibiydi.

1921’de Kıbrıslı Türklerin nüfusu 61,399 iken, 1931 sayımında 64,238’di.

Değerli araştırmacı-yazar dostumuz Ahmet An kendi sosyal medya hesabında bir link paylaşarak yukarıda aktardığımız bilgileri içeren bir yazının okunmasına olanak sağlamıştır.

Yazıda Taksim politikasının gizli saklı süreci de ele alınıyor.

Daha çok bilgiyi merak edenler için linki aşağıda veriyoruz:

http://can-kibrisim.blogspot.com.cy/2015/05/turkiyenin-kibrisla-olan-hukuki.html 



TAGS: ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems