HABER KIBRIS

Tek adamlık

15/04/2017


ads

Ahmet Okan


Yıl 1947’ye geldiğinde Kıbrıs’taki Türk ahali şaşkın durumdaydı.

Ne yapacağını adeta bilmiyordu.

Örgütsüzdü, yapılan örgütlenmeler çok sürmüyor dağılıyordu.

Henüz daha plebisit de olmamıştı.

Kıbrıslı Türkler yarınların ne olacağını bilmiyor, her kafadan bir ses çıkıyor, kimisi İngiliz’e yamanıyor, kimisi göç yollarını tutuyordu.

Nüfus 70-80 bin civarındaydı…

Karamsarlık o kadar hakimdi ki,

Gazetelerde kalem oynatanların kimileri Türkiye’ye müracaat edip orada yerleşmenin daha iyi olacağı gibi fikirler ileri sürülüyorlardı.

Zaten geçmişte olan bir deneyimleri vardı.

Lozan’dan sonra kendilerine Türkiye’ye göç etme hakkı tanınmıştı.

Buna azınlık bir kesim itibar göstermiş, çoğunluk nüfus vatanında kalmayı tercih etmişti.

Ne olursa olsun Kıbrıs onların vatanıydı…

Rum toplumunun ekonomide ve eğitimde sağladığı başarıların yanında Türkler geri kalmışlardı.

Dönemin gazetelerine bakılacak olursa en çok kullanılan başlığın “Uyan” mak üzerine olduğu görülür.

Bu tür yazılarda Kıbrıslı Türklerin uyanma zamanı geldiği vurgulanırdı sıklıkla ve çeşitli öneriler ileri sürülürdü.

Fakat günümüzde olduğu gibi o dönemlerde de liderlik kavgaları vardı ve çoğu zaman sırf bu yüzden ahali şaşkına döner, kime inanacağını bilemez durumuna düşerdi…

“Tek adamlık” ya da “tek liderlik” dönemin hastalığıydı.

Bu gidişatı eleştirenler de vardı.

23 Ağustos 1947 tarihli Ateş gazetesinde “Aldatılmaktan Usandık” başlığı altıda Gürses imzalı kaleme alınan yazıda şunlar belirtilir:

“İnsanlar, daha tarihin pek eski zamanlarından beri, bir yol göstericiye lüzum görmüşler ve içlerinden en iyisini baş olarak tanıyarak ona tabi olmuşlar, verdiği direktiflere göre hareket etmişlerdir.

Bu baş, muhtelif zamanlarda başka başka isimlerde karşımıza çıkagelmiştir.

Şimdi bu baş ister lider veya önder, ister başkan diyelim; bizim için hepsi hoş.

Lakin hakikat şudur ki, bu baş her zaman mensup olduğu cemaatin mukadderatını elinde tutar; onu sağlam görüşü ve isabetli kararları ile daima iyiye ve güzele doğru, ileriye doğru sürükler…”

Yazı şöyle devam eder:

Ve yine onun ihmalkarlığı ve yanlış görüşü sayesinde mahfiyetine sürükler… Yıkar…” (Kıbrıslı Türklerin Siyasal Tarihi, Ahmet An, s 258.)

Demokrasi öncesi dönemlerde bile ”tek adam”lık eleştiriliyordu…

 



TAGS: Tek adamlık, ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems