HABER KIBRIS

Teşekkürler Canan Zeki… Mesaj YÖDAK’a…

19/12/2016

ads

ads

Hüseyin Ekmekci


YÖDAK Başkanlığına getirilen Prof. Dr. … Büke’ye bir mektup yazma gereği duydum.

Neden?

Orada da belirttim.

Gaylem var diye.

Gördüm ki…

Üniversiteler arasında sektöre yönelik en fazla gayle DAÜ’deki öğretim görevlileri arasında.

Rastlantı mı bilmem ama…

Gelen tepkilerin önemli bir bölümü DAÜ’lü akademisyenlerden.

Zira, YÖDAK’ın “çıtayı yukarıya çekme, hedef belirleme” görevini ülkede yerine getiren de DAÜ…

Konuyu dağıtmadan…

DAÜ’lü akademisyen, Canan Zeki’nin, “Akile Sarıoğlu Büke’ye Mektup” başlıklı yazıma mesajı aynen şu şekilde:

“Sevgili Hüseyin Ekmekçi,

Yazdıgın bircok yazının nitelikli oldugunu düşünürüm ama bana göre bu bugüne kadar yazdıkların arasında en niteliklisiydi.

Sanırım böyle hissetmemin ve düşünmemin nedenlerinden birisi ‘akademisyen’ kimliği taşıyor olmamdır.

Dikkat edersen akademisyen olduğum için demedim zira “akademisyen” olmak KKTC’nde algılandığı gibi öyle kolay bir şey değildir…

Yılların emeğini, ciddi araştırmaları ve deneyimleri, fikir üretmeyi ve elle tutulur kuramlar yaratmayı gerektiren bir sıfattır.

Öyle buralarda olduğu gibi 3 SSCI yayını, 7 konferans bildirisi, ne olduğu ne anlattığı belli olmayan bir kitap yazmakla olmuyor…

Akademisyenlik yayın uğruna 150- 200 kişiye uyguladığımız anketler sonucunda istatistiki analizlerini yaptığımız araştırmalarla da olmuyor.

Yayın alanımızda ciddi anlamda problem oluşturan, eksiklik olarak belirlediğimiz ve çalıştığımız alana bir yenilik, farklı bir bakış açısı, probleme çözüm getirmesi bilinciyle yapılan bir eylemdir.

Dosyalarımızda belirlenen kriterlerin puan karşılığını alıp doçentlik için örneğin 120 puan, profesörlük için 200 puan toplamak adına ve bu niyetle yapılan eylemler değildir…

Yapacağımız yayınlar, gerçekleştireceğimiz projeler uzun soluklu calışmaların bir ürünü olmalı ve ciddi ciddi içinde bulunduğumuz topluma faydalar getirmeli…

Bir akademisyenin yapacağı konuşmaların ve yazacağı yazıların alt yapısı güçlü olmalı…

İlime, bilime ve araştırma sonuçlarına bağlı olmalı…

Farklı olmalı ve FARKI olmalı…

Değilse de o sıfatı taşımamalı…

YÖDAK başkanımızdan akademisyenliğin tüm kriterlerini ve yüksek öğrenimin her alanındaki standartları yeniden gözden geçirip yapılandırmasını, ben de bu kimliği taşıyan birisi olarak talep ediyorum…

Ben de dahil hak etmeyenlerin elinden bu sıfatın alınmasını da talep ediyorum…

Yüksek öğrenim ve üniversiteler bir ülkenin gelişmesi ve her alanına ciddi somut ürünler vermek için var olmalıdır…

O ülkeye kambur olmak için değil…

Kanayan bu yaranın her unsurunu dile getirdiğin için yüreğine ve kalemine sağlık diyorum sevgili Hüseyin Ekmekçi…”

Gökçekuş muhakeme yapmalı

Görevden alınan Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, halen kendisini haklı çıkarma derdinde.

Ben, kimin haklı olduğu derdinde değilim ki.

Derdim ülke üniversiteler sektörü.

YÖDAK etkisiz hale getirildi.

Kullanıldı.

Kavganın merkezi yapıldı.

Görevini yerine getiremedi.

Velhasıl…

Toprak oldu, paspas oldu ayaklarınızın altında…

Değersizleşti…

“Güçlünün hukuku” hukukun yerine geçti.

Kurul üyeleri birbirine girdi…

Evrak kaçıran, diğerini gammazladı…

Medya taraf yapıldı…

Siyaset seyretti.

“Haklı olsanız” ne yazar, olmasanız ne yazar.

Gökçekuş yönetemedi.

Yanlış bir isimdi…

Tarihteki yeri de öyle olacak.

Gökçekuş’a tek önerim, önde kendi muhakemesini yapması…

Ne yaptı da, herkes “yahu bu adam gitsin” noktasında birleşti…

TDP parayı iade etti

Geçtiğimiz hafta içerisinde, “har vurup harman savuran Mağusalının parası” ile ilgili kısa bir yazı kaleme almıştım.

O yazıda, Toplumcu Demokrasi Partisi’ne de “Mağusalının parasından” bin 800 TL ödendiğini duyurmuştuk.

Parti Genel Sekreteri Asım İdris aradı…

En kısa yoldan, “Bu paranın verilmesini etik bulmadıklarını ve Mağusalı’nın parasını, belediyeye iade ettiklerini” söyledi.

İdris, bu paranın alınmasını da etik bulmadıklarını belirterek, Mustafa Naimoğluları’nı eleştirdi.

İdris, parti içerisindeki disiplin sürecinde de bunun gündeme geldiğini belirtti.

Kısacası…

TDP, isminin böyle bir olayda geçmesinden rahatsız…

Bu arada.

İdris, Mağusalının parasının “har vurulup harman savrulduğuna” yönelik eleştirimize de katıldığını söyledi.

İdris, özellikle belediyelerin, halkın parasını kullanırken her türlü etik değere bağlı kalması gerektiğinin altını çizdi.

İdris’in yazılı olarak gönderdiği açıklama ise şöyle:

“Sayın ekmekçi ilgili yazınızda Toplumcu Demokrasi Partisinin Gazimağusa Belediyesi’nden para yardımı aldiğını belirtiniz.

Bu konu ile ilgili açıklama yapmak ihtiyacı doğmustur. Sizin de gerekli düzeltmeyi yapacağınıza inaniyoruz.

Toplumcu Demokrasi Partisi Gazimağusa Belediyesi’nin bir lirasını bile kullanmamıştır. Söz konusu olay şöyledir:

“TDP Gazimağusa eski ilçe Başkanı Mustafa Emiroğluları Mağusa’da düzenlediğı ilçe yemeğınde Gazimağusa Belediyesinden 1500 tlik çek kabul etmiş ve merkeze iletmiştir.

Parti genel merkezi belediyeden hiç kimsenin bu yemeğe katılmadığını tespit etmiş ve söz konusu çeki MYK kararı ile Gazimağusa belediyesine iade etmiştir.

Bunu belediye muhasebe kayıtlarından da teyit edebilirsiniz. Ayrıca söz konusu olan sayın Emiroğluları’nın disiplin ithamlarından biridir ve TDP disiplin açısından da gereğini yapmıştır.

Parti olarak böyle olaylara hoşgörü ile bakmamız söz konusu değildir. Mağusalı’nın vergileri Mağusalı için hizmet olarak kullanılmalıdır. Gazetenizde gerekli düzeltmeyi yapacağınızdan eminim…” 



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems