HABER KIBRIS

Teslim Olmanın Arifesindeyim…

12/07/2017


ads

Başaran Düzgün


 

Sevgili Ufuk Üçay Facebook’ta yazdı:

Sevgili dostum ve kardeşim Başaran Düzgün, makalende belirttiğin ''kolları sıvama'' işini beraber yapsak, hep beraber kolları sıvayıp ülkemiz KKTC'yi dünya devletleri içerisinde hak ettiği saygın yere ulaştırsak daha iyi olmaz mı? Ülkenin ender yetiştirdiği, kaliteli, çok yüksek bilgi donanımlı ve tüm medya sektörü ile genç nesillerimize idol olmuş saygın bir kişiliksiniz. Beraberce kolları sıvasak çok daha iyi olmaz mı? Soluduğumuz hava, egemenliğimiz, özgürlüğümüz ve devletimiz bizlere hiç kimse tarafından hediye edilmemiş, Kıbrıs Türkü yarım asırdan fazla eziyet ve cefa çekerek devletimiz KKTC'yi kurmuştur. Lütfen bizlere yardımcı ol ve bizlerle beraber sen de kollarını sıva. Devlet yükselip tanınacaksa, senin ve bizlerin kollarında, beraberce tüm Kıbrıs Türkünün omuzlarında yükselecek ve tanınacaktır. En derin sevgi ve saygılarımla.

İltifatları için teşekkür ederim, değerli görüşlerine yönelik birkaç kelam etmek isterim.

Sevgili Ufuk dostum, kardeşim;

Öncelikle bu ülkenin, bu vatanın gönenci için ortaya koyduğun çabaları takdir ettiğimi belirtmek isterim.

Bıkmadan, usanmadan ve of yoruldum demeden uğraşıyorsun.

Sana bir itirafta bulunayım;

Ben yoruldum galiba.

Yoruldum ve usandım.

Yorgunluk, ihtiyarlıktan kaynaklanıyor olabilir ama usancın derin kökleri vardır.

Bunu uzun uzun anlatıp hem senin kafanı şişirmek hem de bu köşenin okurlarını da sıkmak istemem.

Zaten anlatacaklarım da öyle yakası açılmadık şeyler değil. Senin,  okurların ve vatandaşın bildiği şeylerdir.

Yıllardır bize cefa çektiren ve bir türlü çözülmeyen veya çözülmesinin istenmediği konular.

Sevgili Dostum;

28 yıldır bu meslekte eskilerin deyimi ile “kalem sallamaktayım…”

Arada bir eski gazete sayfalarını karıştırıp eski haberlerimi okumaya, eski yazılarıma göz atmaya çalışırım.

Yaklaşık altı ay önce dehşet içinde fark ettim ki farklı zamanlarda ve farklı gazetelerde aynı yazıları yazıyorum.

Üstelik kelimeler de birbirine benziyor.

Yazıların arasında 10 yıldan fazla zaman dilimi var ama nerdeyse tıpatıp aynı.

Niye biliyor musun?

Çünkü hiçbir sorunumuzu çözemedik.

Sorunlar sürüp gidiyor.

Dolayısı ile sorunlar aynı olduğu için yazılar da aynı oluyor.

Bu durum bende travma etkisi yarattı.

Düşünebiliyor musun, sürekli kendi kendini tekrar eden bir yazar durumundayım.

Bu duruma ben yol açmadım.

Ama öyleyim.

Çünkü 40 yıldır bu ülkede nerdeyse hiçbir sorunu çözmedi politikacılar.

Sürekli ötelediler, sürekli görmezden geldiler ve sürüp giden sorunlardan nemalandılar.

Sadece politikacılar değil.

Birçok farklı çevre ve zümre de aynı durumdadır.

Ben buna statüko diyorum.

Ve maalesef biz bu statükoyu değiştirmeyi beceremedik Sevgili Dostum.

Ben, teslim olmanın arifesindeyim.

Senin olağanüstü enerjini gördükçe umutlanıyorum ama  bendeki yorgunluk ve usancı nasıl aşacağımı da bilmiyorum.

Durumumun özeti budur;

Sevgiler ve Saygılar benden…

 

Not: Facebook’ta senin yazının altına yapılan yorumu da sana havale ediyorum. Böylesi tiplerle uğraşacak takatim da kalmadı artık.



TAGS: Başaran Düzgün,
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems