HABER KIBRIS

Türk ordusunun Kıbrıs’tan ayrılmamalı

18/12/2016


ads

Orhan Aydeniz


Çözüm müzakerelerinde tüm ilgili taraflar, Garanti konusunda gerçekleri dikkate alarak hareket etmelidir.

Girit katliamı,1963 -74 dönemindeki Rum saldırıları, Anavatanın anlaşmalardan kaynaklanan müdahale hakkını kullanmasının 11 yıl engellenmesi, Bosna, Irak ve Suriye’deki katliamlar dikkate alındığında, Türk askerinin adada kalması kaçınılmazdır.

Bu nedenle, İngiltere’nin Kıbrıs’ta askeri üs bulundurmasının sorgulanmaması ve Türkiye’nin askeri varlığının ayrılmasının istenmesi, art niyetli büyük bir çelişkidir.

Eğer amaç gerçekten Kıbrıs’ın askerden arındırılması ise, öncelikle İngiliz üslerinin ayrılmasının istenmesi gerekir. Çünkü, İngilizlerin Kıbrıs’ta asker bulundurmasını haklı gösterecek hiçbir mantıklı ve haklı neden yoktur.

Üstelik İngiltere’nin sırf, saldırgan ve emperyalist amaçlar için ülkemizde askeri üs bulundurması, Kıbrıs’ta yaşayan halkların güvenliğini de risk altına sokmaktadır.

Bu nedenle, asker bulundurma konusu tartışılırken, önce ülkemizde yaşayan halklar ile hiçbir bağlantısı olmayan İngiltere’nin garanti hakkı ile askeri üslerini kaldırması istenmeli.

Öte yandan Türkiye’nin Kıbrıs’ta askeri güç bulundurması, çok haklı gereksinim ve nedenlerden dolayı kaçınılmazdır. Türk askerinin adada bulunması sayesinde, yaklaşık yarım asırdan beri, adada barış hüküm sürmektedir.

Ayrıca, Türkiye 1571’de Kıbrıs adasını Venediklerden yüz binin üzerinde şehit vererek almıştır. Sorunları nedeniyle geçici olarak 1878’de kiraladığı İngiltere ise, Kıbrıs adasını haksızca Türkiye’den almıştır. Sinsi uygulamalarla Türk varlığını adadan silmeye çalıştı.

İngiltere Kıbrıs’ı kiraladığı zaman adadaki Türk nüfusu, Rum’ların iki misli idi. Toprakların da tümüne yakını, Türklere aitti. İngiltere bir yandan Kıbrıs’a Yunanlı göçmen getirerek, öte yandan da Türkleri göçe zorlayarak ve topraklarını Rumlara tapulayarak, nüfus ve mülkte Rumları avantajlı duruma getirdi. Bu nedenle şimdi Rumların çoğunlukta olması gerekçesi ile Kıbrıs Yunanistan’a ilhak edilemez.

Ayrıca Kıbrıs’ın , tek güvenli dışa açılma yeri olan İskenderun körfezi içinde olması nedeniyle, askeri ve ticari yönden, Türkiye için olağan üstü önemlidir.

Bir savaş durumunda ihracatını yapabileceği, askeri bakımdan güvenli olarak dış dünya ile bağlantı kurabileceği tek çıkış yeri İskenderun körfezidir.

Ege adaları ve batı Akdeniz’deki adalara sahip olan Yunanistan’ın, Kıbrıs’ın kuzeyini de nüfusu altına alması durumunda, Türkiye’nin denizlere açılması kısıtlanabilecek ve sorunlarla karşılaşılacaktır.

İşte bu nedenle, Türkiye’nin, Kıbrıs’taki Türkleri koruması yanında, güvenliği bakımından da Kıbrıs’ta askeri güç bulundurması kaçınılmazdır.

1974’den beri ülkemizde bulunan Türk askerinin, Rumlar için de hiçbir olumsuzluğa neden olmadığı, bu nedenle risk ve tehdit olarak görülemeyeceği kanıtlanmıştır.

Rum nihai hedefinin Kıbrıs’ı tümüyle ele geçirmek olduğu ve bu idealinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceği biliniyor.

Bu nedenle, olası çözümden 20 yıl sonra bile Türk askerinin ayrılması, adada yaşayan Türklerin can ve mal güvenliğini risk altına sokacak. Hatta Yunanistan AB üyesi olmaktan cesaretlenerek, Türkiye’nin askeri müdahalede bulunmayacağını düşünerek ve ayni Girit’te olduğu gibi , adanın tümünü ilhak edecek.

İşte bu nedenle Türkiye’nin adada mutlaka askeri varlık bulundurması önemli bir gereksinimdir. Zaten Türkiye ile Yunanistan arasında oluşturulan dengenin korunması amacı ile Londra Zürih anlaşmasında Türkiye’ye müdahale hakkı tanınmıştı.

 



TAGS: orhan aydeniz
MANŞETLER

HK Orhan Aydeniz

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems