HABER KIBRIS

Türk tarafından bu kadar

10/02/2017


ads

Mete Tümerkan




Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafı atabileceği azami adımları attı.

Toprak konusunda yüzde 29.2 gibi bir oranı masaya koydu, Kıbrıs Konferansı’nın önünü açabilme adına haritaların verilmesini sağladı.

Ama sadece Kıbrıs Türk tarafının atacağı adımlarla bir yere varmak mümkün değil.

Benzer karşı adımları Rum liderliği de atabilmeli idi.

Hala atması için fırsat var.

Rum Lider Nikos Anastasiades Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı gibi siyasi cesaret ve kararlılık göstermeli, gerektiğinde risk almalıydı.

Hala da almalı.

Süreç ancak bu şekilde ileriye taşınabilir.

Tek yanlı açılım ve adımlar süreci ileriye taşıyamaz.

Nitekim müzakere sürecinde gelinen aşamada top artık Rum Liderliğinin kucağındadır.

Kıbrıs Türk tarafının müzakere sürecindeki çözüm odaklı yaklaşım ve yaptığı açılımlarla sağlanabilecek azami ilerlemeler sağlandı.

Müzakere süreci ile ilgili adanın Güney’inden gelen haberler hiç de iç açıcı değil.

Bir kere Rum Lider Nikos Anastasiades ve müzakerecisi arasında Kıbrıs sorununun çözümüne dönük ne bir vizyon ne de hedef birlikteliği var.

Anastasiades’in sözünü müzakerecisine dinletemediği bir durumla karşı karşıya olduğu iddia ediliyor.

Güney Kıbrıs’ta görüştüğümüz bazı gazeteci dostlar Rum derin devletinin (Onlar buna ‘Establishment’ diyor) Anastasiades’i ters köşede bırakacak şekilde yalnız başına bıraktığını söylüyorlar.

Müzakereci Mavroyannis’in Rum Derin Devleti ile birlikte müzakere sürecini torpillemek için ne gerekiyorsa onu yaptığını ileri sürüyorlar.

Konuştuğum bazı yabancı diplomatlar Anastasiades’in çözüm konusunda istekli olduğunu ama elinin kolunun bağlı olduğu görüşündeler.

Onlara göre Anastasiades çok büyük bir siyasi cesaret örneği sergilemeli ve etrafına örülen duvarı yıkıp müzakere sürecini ileriye taşıyacak adımları atmalı.

Ama tabii ki bu o kadar da kolay değil.

Önümüzdeki yıl Güney Kıbrıs’ta başkanlık seçimleri yapılacak.

Ve şimdiden bu yarışa kimin kiminle birlikte gireceği ve o yolu kiminle yürüyeceği konuşulmaya başlandı bile.

Böyle bir ortamda, yani seçimin ihtiyaçlarının müzakere sürecinin ihtiyaçlarından çok farklı olduğu koşullarda, Anastasiades’in siyasi risk alma olasılığı çok düşük. Hatta yok denecek bir durumda.

Bu arada Mavroyannis’in BM’de kaybettiği seçimin rövanşını almak için Anastasiades’in karşısına aday olarak çıkabileceğini iddia edenler de var.

Hal böyle olunca Rum Liderliğinin Kıbrıs Türk tarafının attığı ileri adımlara karşılık verecek adımlar atması daha da zorlaşıyor.

Adımlar atılamayınca da süreç ivme kaybediyor, çözüm fırsatı penceresi her geçen gün biraz daha kapanıyor.

Gelinen aşamada sürecin ileriye gidebilmesinin tek yolu, Rumların siyasi eşitlik konusunda Türk tarafının üzerinde ısrarla durduğu kararlara etkin katılım ve dönüşümlü başkanlık konularında adım atması.

Bu adımlar atılmadığı takdirde bir de bakacağız ki, koşulların yeniden belirleneceği yeni bir ortamla karşı karşıya kalınacak.

Bundan da en büyük zararı bu adımları atmamakta direnenler görecek.

Dileyelim öyle olmasın.

Birileri kendi içinde kavga edecek diye yakalanan çözüm fırsatı kaybedilmesin… 



TAGS: Mete Tümerkan
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems