HABER KIBRIS

Türkiyesiz Bir Kıbrıs Düşünülemez

08/01/2018


ads
ads

Eşref Çetinel


Dünkü “Pazar sohbetimde” rahmetle andığım Münir Özkul’la Aydın Boysan’dan söz ederken, “bilir misiniz” edikten sonra  ekledimdi:

“KIBRIS Türk halkı ile Türkiye arasında ilk köprüleri sanatçılar kurduydu. Henüz Kıbrıs sorununun olmadığı İngiliz koloni yıllarıydı. Kıbrıs Türk’ü İstiklâl Savaşından kalma efsaneleriyle Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü, Kâzım Karabekir’i, Fevzi Çakmak’ı tanıyordu.

yıllarda  camilerimize Türk bayrağı çekmek bile yasaktı.. Evkaf mallarımıza sahip çıkamıyorduk.. Türkiye’ye sandallarla (kaçak)  göç yolları bağlandıydı.  İnsanlar “anavatana” sığınıyordu aş iş, çocuklarının geleceği için..

İşte 2. Dünya harbinin o karanlık  ve açlık yıllarında Türkiye’den tiyatro kumpanyaları, şarkıcılar türkücüler ve siyah beyaz Türk filmleri geliyordu.

SAFİYE Ayla’lardan Hamiyet Yüceses, Müzeyyen Senar’lara hatta Münir Nurettin Selçuk’a kadar. İllizyonist Zati Sungur geliyordu…

Avni Dilligil karısı Belkis Dilligil rengârenk giysili tuluat tiyatrosu ile en çok seyirciyi topluyordu, canlı müzik eşliğinde sahnede şakır şakır göbek atan kızlarla…

KISACA Türkiye’deki sanatçılar kurmuştu Kıbrıs Türk halkı ile ilk ilişkileri.. Sonra politikacılar!

Ve artık içimizde de  bir Türkiye var. Bu cümlenin  altını çizin.. Çünkü Güney’de de bir Yunanistan var…”

***

       YUKARIDA, “köşemdeki”  dünkü bu yazımı  hiç tabiatım olmadığı halde neden bugüne aktarmak gereğini duydum?   “Yarım asrı aşkın süredir içimizde bir Türkiye olduğunu söylemek için!”

Pekala ama haklı olarak, “1571’den sonra sülalemiz olan Osmanlı dönemi Türk ahaliyi nereye koyuyorsun”       diye sormaz mısınız? Yani 446 yıldır bu adada Türkiye’den gelmiş  Türk halkı Türkiye varlığı ile   var olmaya devam etmiyor mu? Ve en az bu ada 1974 Barış harekâtında Türkiye’nin müdahalesi ile “Kuzey-Güney” coğrafyaları olarak, “Türk-Rum”  iki ayrı devlete ayrılmadı mı?

BİR gerçek daha: Yani Kuzey’de Türkiye vardır da Güney’de Yunanistan mı yoktur?             Sadede geleyim: Geleceğin Kıbrıs adası kimsenin kuşkusu olmasın yine  Güneyi ile Yunanistan’ın Kuzey’i ile Türkiye’nin egemenlik alanları içinde olacaktır. Çözümsel olarak iki ayrı tanınmış devlet de olsalar..

Bu nedenle başından beridir asıl çözüm diyoruz, Türkiye ile Yunanistan arasında olmalıdır.. Ortadoğu’nun  kaotik durumu dikkate alınırsa, aslında buna her iki ülkenin de çok ihtiyacı vardır…

**********

SİYASİ İRADEMİZLE OYNAYAN PARTİLER!

Yazr foto

Bu ülkede “seçim” icat edileli beridir başından bugünlere kadar en sadık müşterilerden biri de benim..

Hiçbir seçimi kaçırmadım.. Her seçime güle oynaya gittim.. Üstelik pek çok kez  de sandık görevlisi de oldum..

Ha! Hiç mi canım sıkılmadıydı bazı seçimlere? Mümkün mü? Bir defasında protesto olsun diye oy pusulasına Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit gibi   film aktrisleriyle mesela Kenan Evren’in adını yazdıydım inadına!

       Fakat ilk kez dünkü seçime küskün ve üzgün gittim.

İlk kez kendimi siyasi parti “muktedirlerinin” boynuma bağladıkları yuları istedikleri yere çekip, beni istediklerince sürüklediklerini  hissettim!

Yurttaşlık hak ve hukukumun  “iki parti başkanının dalaşmasından kaynaklanan erken seçim kararı” ile elimden alınmasına çok içerledim!

       İnsanları anlayamayacakları, hiç de adil olmayan bir seçim sistemine zorlayan meclisteki siyasilerimize çok gücendim kısaca..

Ve sandığa giderken ilk kez ayaklarımı sürüdüm, isteksizce ve kırgın! Kendime de şöyle sordum:

Peki ama memleketi yönetemedikleri için her yıl bir erken seçime giden siyasi iktidarların bu kabiliyetsiz ve cibilliyetsizliklerinin faturasını ödemek,   Kıbrıs Türk halkının alnına yazılmış  kaderi midir?

Daha kötüsü artık erken seçime gitmeden memleket yönetmenin mümkün olmadığı bir kısır döngüye girmemiz!

Kısaca bundan sonra 7 Ocak’ı çok konuşacağız. Hele bir sonuçları görelim!

BU ARADA:  Yüksek Seçim Kurulunu kutlarım. Tahmin ettiğim izdihamlar olmadı. Paravanlar çok rahat ve çok kullanışlıydı. O kadar ki neden bir kitap götürüp o sakin ortamda bir süre okumayı denemedim diye hayıflandım.. Şakası bir yana tutun ki Yüksek Seçim Kurulu elinden geleni yaptı bu da KKTC gibi ülkede “büyük olaydır!”

**********

 KISACA TAKILDIĞIM: (BU KISIR DÖNGÜYÜ KIRMALIYIZ!)

“Kısaca takıldığım” diyerek yılları eskitiyorum ama artık “takıldığım sorunları” değil, “takılamayacağım” kadar büyük olması gereken olayları özlüyorum yazmak için!” Hatta övmek, kutlamak için!

Artık iktidar partilerinin Kıbrıs Türk halkına bu fırsatı vermesi gerekir.

Mesela bir zamanlar “yeşil adamızla” iftihar ederdik! Şimdi pisliğe boğduk!

Bir zamanlar ilk üniversitemiz DAÜ için “medarı iftiharımızdır” diyen ilk köşeciydim. Şimdi onca üniversite ve sorunları karşısında ağlamayı beğenmiyorum!

Yollarımız tek şeritti ama asudeydi! Lefkoşa’dan çıkıp Mağusa’ya gelmek eğlenceli yolculuktu.. Artık trafikten çok korkuyoruz çünkü korkunç bir canavar oldu!

Şöyle böyle hastanelerimiz vardı. Yetersizdi ama doktor ilaç sıkıntımız yoktu! Şimdi diğer tüm devlet sektörleri gibi sağlığımız da tehlikede!

Kısaca bizi “bozuk düzenlerin” tutsağı yapmakla kalmadılar, Bozuk düzenlere de alıştırdılar!

Buna karşın hep gene başaramadılar diye tekrar yapıyoruz seçimlerle! Bu kısır döngüyü kıracak bir siyasi sisteme ihtiyacımız vardır. Galiba Başkanlık sistemi!



TAGS: Türkiyesiz Bir Kıbrıs Düşünülemez, Eşref Çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems