HABER KIBRIS

Üç günlük Antalya izlenimleri

08/12/2016


ads

Bülent Dizdarlı


Geçtiğimiz hafta sonu üç günlüğüne Antalya’daydım. Malumunuzdur. Antalya Türkiye Cumhuriyeti’nin turizm başkentidir. Saatli Kulesi, Yivli Minaresi, Kale içi çarşısı , muhteşem müzesi, limanı, falezleri, Konyaaltı plajları ve beş yıldızlı otelleri ile uzun zamandır özellikle batılı turistlerin cazibe merkezidir.

Şehiriçinde yaşayan iki milyon, vilayet dahilindekilerle birlikte toplam beş milyon insanın neredeyse tamamı hayatlarını turizm sayesinde kazanmaktadır. Otellerde çalışan garsonlarda, bahçesinde limonunu domatesini tahılını üreten çiftçi de, sokakta taksisini süren şoförde buraları gezip görmeye gelen turistler sayesinde geçimini sağlayabilmekte, geleceğini planlayabilmektedir.

dizdarlı

Şehir ekonomisi turizm ile öylesine bütünleşmiştir ki, turistin bol olduğu dönemlerde hemen hemen herkesin yüzü gülmektedir. Tabi bir de madalyonun ters yüzü vardır. Bu sektörde oluşan en küçük bir krizde insanların yüzü asılmakta mutsuz olmaktadır.

Bu aralar yaşanan krizin boyutları çok büyüktür. Normalde yedi sekiz ay süren turizm sezonu bu yıl sadece iki ayla sınırlı kalmıştır. “Küçük Moskova” diye anılan Kemer bomboştur. Ruslar Almanlar bu her sene gelip yer kapmak için yarıştıkları yerlere uğramaz olmuşlardır. Oteller boştur. Birçoğu kapılarını kapatmış, çalışanını yollatmış, şalterlerini indirmiş adeta kış uykusuna çekilmiştir. Hâl böyle olunca da insanlar işsiz kalmıştır. İşsiz kalınca da aldıkları borçları kredileri ödeyemez olmuşlardır ki bu durum şehir halkını çok mutsuz kılmıştır.

Dizdarlı

Orada insanlar arasında dolanırken, sokaktaki adama “peki gelecek için umut var mı?” diye sorduğumda “bilemiyoruz” yanıtını aldım. Aslında bilememeleri de kendileri ve ülke ekonomisi için pek sağlıklı değil. Ancak ülkede süren terör, komşu memleketlerde var olan ve her an içine çekilme olasılığı yaşanan savaş sürdükçe, bu insanların geleceğe umutla bakma ihtimalinin çok düşük olduğu besbelli ortaya çıkıyor. Öte yandan Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yaşanan krizinde bu umudu iyice kırdığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Çoğu insan Rus jetinin, düşürülmesine bağlı olarak Rusların Antalya’ya gelmediğini düşünüyor. Bu da mutlaka bir faktördür. Ancak Amerika ve Avrupa Birliğinin Rusya’ya karşı oluşturdukları katı tutum yüzünden orada yaşanan belirgin bir ekonomik çöküşün yansımasının da etkili olduğunu yadsımamak gerekir.

Avrupalılar ve Zengin Ruslar Antalya’ya gelemeyince meydan Araplara kalıyor. Ama onlarda yeterince otelleri dolduramıyorlar. Görüntü olarak ta sayısal olarak ta Antalya’nın dokusuna uymuyorlar.

Oysa Şehir öylesine güzel ki. Öylesine temiz ki. Bizim buraların aksine yerlerde tek bir çöp parçası yok. Caddeler geniş. Evler bakımlı. Konyaaltı plajları, Riviera sahillerine taş çıkartırcasına güzel. Üniversitesi de gün geçtikçe yükselen bir değer. Yeni stadyumu mükemmel. Büyütülen Antalya Devlet Araştırma ve Eğitim hastanesinde ise nerdeyse her türlü sağlık hizmeti veriliyor. İnsanın gelip burada yaşayası tutuyor.

Ne var ki şehir için yaşamsal önemi olan turizmin içindeki kriz devinimi devam ederse bu yaşana bilirlik ne kadar sürecek o da başka bir soru olarak karşımızda durmaktadır.

Umarım bu dönem kısa sürede atlatılır. Antalya yeniden kaliteli turiste kavuşur ve oradaki insanlar tekrar mutlu günlerine dönerler.

ANLAYAMADIKLARIM

Öğrenci eylemleri sırasında, başbakanlık kapısına dayanan eylemcilere karşı binayı koruyan bir polisin , okunan şiirle birlikte hünkürerek ağlamasını anlayamayanları anlayamıyorum. O polis robot değil ki. O da etten kemikten sinirden bir insan.

 

BANA GÖRE GEÇEN HAFTANIN ÖNEMLİ OLAYLARI

– Beşli konferansın yapılacağının açıklanması

– Elim Trafik kazası sonrası gençlerin eylemleri

– Mesai saatlerinin değiştirilmesi

– Lefke’nin Yenicami’ye 9-0 yenilmesi 



TAGS: Bülent Dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems