HABER KIBRIS

‘’Ver kurtul’’ ile ‘’bağla kurtul’’

30/04/2017

‘’Ver kurtul’’ ile ‘’bağla kurtul’’
ads

Cenk Uzunoğlu


Kıbrıs Türklerinin Türkiye’deki egemen çevrelerle yaşadıkları polemiklerin kökünde hep ayni sebep yatmıştır.

Egemen çevreler bizi kendinin bir alt kategorisi olarak görmeye, görmek bir şey değil, bunu bize dolaylı dolaysız olarak kabul ettirmeye uğraşa gelmiştir.

Egemen çevrelere göre Kıbrıs Türkleri yalnızca “Türk” olmayı kabullenmeli ve bugüne kadar hiç tereddüt etmeden Türklük adına yeri geldiğinde geçmişte yapmış olmasına rağmen ‘’Kıbrıs Türkü olarak gördüğümüz varlığımızı da armağan etmekten” kaçınmamalıyız.

Farklı siyasi görüşleri savunsalar da Türkiye’de siyasi gücü eline geçiren egemen çevreler ‘’Kıbrıs’’ ile ‘’Türklüğün’’ bir arada ayrı bir varlık olarak olabileceğini kabul etmediler.

Bundan dolayı Kıbrıs Türkü yeri geldi ’’ver kurtul’’ diyenlerle cebelleşti.

Şimdi de geçen hafta Reisin danışmanının söyledikleri ile ‘’bağla kurtul’’ ile cebelleşecek.

‘’Ver kurtul’’ ile ‘’bağla kurtul’’ söylemleri birbirine iki zıt söylem gibi gözükse de doğurduğu olası sonuç olarak Kıbrıs Türkünü zorla Rum’a yama olmaya zorlayan unsur haline dönüşüyor.

****

Sıkıya girince ilk iş olarak Kıbrıs’ı ‘’pazarlama’’ alışkanlıkları olan ‘’ver kurtul’’  cephesi neyse ki bu aralar durulmuş durumda.

Geçen yılın sonuna doğru adaya gelip anlaşma olmazsa ‘’vilayet’’ olacağımızın ilk sinyalini bu ver kurtul cephesi temsilcileri vermişlerdi. Amaç belliydi. Müzakere sürecinde çok da talepkâr olmayın çünkü alternatifiniz TC vilayeti olmak denilmek istendi.

Türkiye’de ezelden beri ‘’ver kurtul’’ cephesinin sözcülerinin kim olduklarını biliyorsunuz.

Ucu bir şekilde ekonomik işbirlikleri ve genel muhabbetleri açısından batıya bağımlı Türkiye’deki büyük iş çevreleri ve bunların zaman zaman iktidara gelme şansını yakalamış olan siyaset ve medyadaki temsilcileri.

Alışkın oldukları üzere bu çevreler de önlerine gelen uzayıp giden sorunlarda yaptıkları gibi ‘’sat kurtul’’, ‘’at kurtul’’ misali, ‘’ver kurtula’’ oldum olası pek meyillidirler

‘’Ver kurtul’’ dedikleri yer de Türkiye’nin güneyindeki bizim vatanımız dediğimiz yalnızca bir ‘’kaya parçası’’ onlara göre.

Sıra Kıbrıs’a geldiğinde normal iş hayatlarında olmadıkları kadar da Kıbrıs adasını bir ‘’kaya parçası’’ görebilecek kadar da naif olabilmişlerdir.

****

Geçen hafta ‘’ver kurtul’’ cephesine, ‘’bağla kurtul’’ cephesi eklendi.

Reisin en karizmatik danışmanı belli ki ‘’Reisin’’ etrafındaki konuşmalardan aldığı gaz ile Kuzey Kıbrıs’ı ‘’vilayet’’ yapıp, bize araçlarımıza takmak için plaka numarası vermeyi gündeme getirdi.

Görevi icabı ‘’bağla kurtul’’ cephesini açarak büyük bir hizmet! yapmış oldu!

Bu en son içine girilen polemikle bu adadaki sorunun kaynağında bizim kimliğimizi terk etmek istemememizin yattığı bir kez daha ortaya çıktı.

Bu sorunun uzamasındaki en önemli etken Kıbrıs Türkünün ayrı bir varlık olarak var olmaktaki inadı vardır.

Birine karşı çıkarken, ötekini savunur duruma düşme algısını büyük ikilemler yaşayarak da olsa mücadele etmekle Kıbrıs Türkü bir yerde nöbet tutmuştur bu adada.

Sonuç itibarı ile ‘’ver kurtul’’ da ‘’bağlan kurtul’’ da “kimliğinizi terk ederseniz, sizin için hiçbir sorun kalmaz” yaklaşımının ta kendisidirler.

Yarım asırdır hayatlarının sonrasını görüp planlayacakları çözümü bekleme sabrını gösteren Kıbrıs Türkünün hazmedemediği de budur.

Rum yetmezmiş gibi bir de ‘’ver kurtul’’ ile ‘’bağla kurtul’’ ile mücadele etmek durumunda kalarak oluşan karmaşa ve kafa karışıklığı içerisinde siyasi ve ekonomik açıdan sağlıklı bir yol alınamamıştır.  

Meselenin kökünde Kıbrıs Türkünün anlaşma olsun ya da olmasın ayrı bir varlık olarak hareket etmesini istememek yatmaktadır.

****

Geçtiğimiz hafta enteresan bir konuşmaya bizzat taraf oldum. Yazıya konu olan ana temaya da ışık tuttuğu için yorum yapmadan aktarayım.

Özel bir yemekte ayni masada oturduğum 1980’li yıllarda MGK üyesi kuvvet komutanına, Kıbrıs’taki en son gelişmeleri ve bu en son ‘’vilayet’’ beyanatıyla ilgili olanları anlattım.

‘’Siz delikanlı’’ dedi ‘’15 Kasım 1983’de iki hata yaptınız’’.

‘’Birincisi, devletin ismine ‘’Türk’’ ismini koymayıp ‘’Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’’ diyecektiniz’’.

İkincisi de bayrağa ay yıldızı koymayıp iki kırmızı çizgi arasına bir çam ağacı koyacaktınız’’ dedi.

Devamında da ‘’biz bunu Denktaş beye söyledik ama o kendini tüm Türk dünyasının yaşayan milli liderlerinden biri olarak gördüğü için bu realiteyi görmek istemedi gülüp geçti. Biz de bir defa daha gündeme getirmedik.’’

Ver kurtul ile bağla kurtul arasında hangi yöne çekersen yorum yapılacak bir anekdot.



TAGS: cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems