HABER KIBRIS

Yalan söylemez “minalayalar…”

16/08/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


“Kavruktur şimdi toprakları ülkemin.
Bir sapsarı uzanır göğün altında, 
Meltemler kar etmez susuzluğuna, 
Çatlar, yanar, kavrulur...
Yılanı, çiyanı, kuşları, böceği tekmilden kavruk...
Yine de çaresi yok, 
Toprağadır sımsıkı asılmaları.
Hem eli kulağındadır deli yağmurların.
“Minalayalar” yalan söylemedi ki hiç.
Karpaz’daki bulutlar aldatmadı ki kimseyi.
Tosbağaların gelişi boşuna mı sanki o kıyılara? 
Alıçların sabrındaki anlam; 
O kavruk toprağa yapışması, 
O inat, 
O sımsıkı tutunuşu...”

Ne güzel anlatır Kıbrıs’ı Yılmaz Sarper Çağrıbeğ’in “Hasretimsin” şiiri…

Vatanı dört bucak, yedi iklim kucaklayan bir şiir…

Mesaryası, Karpaz’ı ile…

Nerden sevdim bu şiiri bilir misiniz?

Bu ülke insanının çok köklü gelenekleri vardır.

“Bu yeni nesil bilmez” derler ya…

Bize, o kadar çok “biz olmamayı” dayattılar ki…

“Biz bizlikten” çıktık, “biz biz olmamayı” sevdik…

“Coğrafya tarihi yener” dedi Arif Hasan Tahsin…

Doğrudur…

Solcu, sağcı…

Faşist, komünist…

Bu toprağın insanı…

Bu toprağa ait insan…

Mezar yerini bu topraktan ayıran insan…

Şimdi bu coğrafyayı, “tarihe mahkum” etme çabaları var ya…

“İnadına geleneklerimiz, göreneklerimiz” deyiveriyor insan.

Kendime güvensem, en son ilkokulda bayıla bayıla oynadığım folklore geri döneceğim…

Nedir bu “yalan söylemeyen minalaya?”

Şiire tekrar bakın bir…

Diyor ki, “Minalayalar yalan söylemedi hiç…”

Nedir bu?

Minalayalar, onlarca onlarca yıl önce…

Çiftçinin mevsimlerle sevişmesi anlamına gelirdi…

Çiftçi, bir sonraki yılı ,”minalayalara” sorardı…

Ağustos’a yani…

Ağustosla konuşurdu çiftçi…

Köylü…

Ağustos ayının her bir günü ile…

Ağustos ayının her bir günü bir ayı simgeler…

Ağustos’un o günü nasıl geçerse, “gelecek sene de öyle geçerdi…”

Çiftçi ile Ağustos fısıldaşır…

Kimse duymazdı…

Çiftçi Ağustos’a sorar, Ağustos ona cevap verir…

“Kasım ayında yağmur var” der mesela Ağustos…

Dedem bunu bilirdi mesela…

Bilmekten de öte…

Ağustos’a sormadan, ekin ekmez…

Buğday depolamazdı…

Kurak mı yeni yıl?

Ağustos ayı söylerdi dedeme, köylüye…

“Yağmur mu var çok bol…”

Ağustos bilir…

Şaka falan değil yani…

“Minalayalar…”

Nasıl mı?

1-2- 3 Ağustos’ta hava nasılsa, bir sonraki yıl, Ağustos ayı da öyle olur…

Sıcaksa, sıcak…

4 Ağustos, Eylül’ü fısıldar…

5 Ağustos Ekim’i…

6 Ağustos Kasım’ı…

Aralık, 7 Ağustos’tan sorulur…

8’inci Ağustos günü ise Ocak’ın habercisidir…

9 Ağustos’a sor, sana “Şubat ayı nasıl geçecek” söylesin…

“Mart ayı,dert ayı” derler ya, 10 Ağustos’a bak, anla, dert ayı mı, bereket ayı mı?

11 Ağustos Nisan’ı, 12 Ağustos Mayıs’ı söyler…

13’ünde Haziran…

14’ünde Temmuz gizlidir Ağustos’un…

 

2017- 2018 nasıl geçecek belli

 1-2- 3 Ağustos’ta sıcaktı hava…

4- 5- 6 Ağustos’ta yağmur yağdı, millet, “Nedir ama yaz günü yağmur yağdı…” diye sordu ya…

İşte cevabı “minalayalarda” gizlidir…

Bir tablo ortaya çıktı.

Tabloyu, her yıl “yeniden ve yeniden” bu geleneğe sahip çıkan abimiz Fuat Nalcıoğlu kaleme aldı…

Bereketli bir yıl bizi bekliyor.

Öyle diyor minalayalar…

Fısıldıyor…

“Ekin da korkmayın, hayvanlar da aç kalmayacak…” 

 

 

Bu arada...

1'inden 14'üne kadar olan zaman, her ayın ilk 15 günü için.

Şimdi, ay sonuna kadar, her ayın diğer yarısını fısıldayacak Ağustos...

Onu da paylaşırız ay sonu…

 



TAGS: Yalan söylemez “minalayalar…”, Hüseyin Ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems