HABER KIBRIS

Yeni bir siyasi 'değişime' hazır mıyız?

09/01/2018


ads
ads

Eşref Çetinel


Seçim ve sonuçlarına değineceğim de önce şunu vurgulayım:”                                                  

BİR süre önce TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Kıbrıs sorunuyla ilgili yaptığı bir açıklamada özetle şunları vurguladıydı:                 “Artık anlaşılmıştır ki Kıbrıs’ta BM’ler parametreleriyle bir çözüme ulaşmak mümkün değildir, bu konuda bütün inancımı kaybettim dolayısıyla KKTC’deki seçimin de gerçekleşmesinden sonra artık adada iki devlete dayalı bir çözüm için yeni girişimler başlatacağız…”

Bu açıklamadan hareketle  altını çizmek istediğim bir iki husus olacaktır:

       Bir: Seçim sonrasında kurulacak yeni hükümetle birlikte Kıbrıs siyasi sorunu da artık “öyle geldi böyle gitmez” kararlığında Türkiye ve KKTC cephesinde yeni bir ivme kazanacaktır.

İki:  Büyük olasılıkla KKTC’nin tanıtılması için siyasi girişimler başlatılacak TC’ye çok yakın dost ülkelerden KKTC’yi tanımaları istenecektir. (Bugüne kadar bu konuda hiç girişimlerde bulunulmadığını hatırlatmakta yarar vardır!) .

Üç: Bu yeni politika Güney’le olan ilişkileri tabi ki olumsuz etkileyecek, müzakerelerin yeniden başlaması olasılığı  da gündemden çekip gidecektir.

Dört:  Ve adada Kuzey’le Güney arasında kaçınılmaz sürtüşme başlarken, Rum tarafı BM’lerle AB’yi yeniden aleyhimize kararlarıyla devreye  sokmak için mücadele edecektir…

KISACA: Eğer seçim sonrasında Mevlüt Çavuşoğlu açıklamasının arkasında kararlılıkla duruyorsa Kıbrıs siyasi sorununda yeni ve sürpriz gelişmelerin olması beklenmelidir.

PEKi buna hazır mıyız?   İşte aşağıdaki  değerlendirmemiz:


 

    HÜKÜMETİ KURMA: (HP’i GÖREVDEN KAÇMAMALIDIR!)

Bu konuda görüşlerimi yazarken henüz keskin sonuçlar alınmadıydı. Ancak beklendiği gibi görüldü ki Sn. Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini olağan süreçte UBP’ye verecek.

Şimdi seçim öncesine dönüyorum: “Hodri meydan çekmesiyle gidilen erken seçimde,  Erhürman’nın nasıl bir sonuç elde edeceğini hayal ettiğini bilemiyorum. Sadece diyorum ki ya maazallah iki defa hodri meydan çekseydi “UBP sandıktan tek başına hükümet kuracak milletvekiliyle çıkacaktı!”

CTP bünyesindeki “eskileri” temizledi ama “yeniler” de dikiş tutmadı! Üstüne üstlük “CTP UBP ile koalisyon hükümeti kurmaz” diyerek muhalefette kalacağının müjdesini verdi!

Keza daha ilk seçimde büyük başarı elde eden  Halkın Partisi Genel Başkanı Özersay da sanki UBP goncolozmuş gibi hem seçim öncesi hem sonrası “koalisyona katılmayacağının” açıklaması ile dışta kalacağının haberini verdi!

Oysa desek ki HP’nin o genç kadrosunun “hükümetin ne olduğunu” öğrenmesi için koalisyona katılması faydasınadır…” Göreceğiz tabi!

Seçim sonrası hangi koalisyon hükümeti kurulursa kurulsun önünde dağlar gibi hem aşılması zor  hem birikmiş sorunlarıyla  bir KKTC bulacaktır!

Oysa ne diyorduk yukarıda: “KKTC’ye siyasi ve sosyoekonomik yönden istikrar, dolayısıyla huzurlu bir ortam gereklidir!”

Reformları gerçekleştirecek, KKTC’nin siyasi geleceğini saptayacak, hukukun üstünlüğünü baş tacı yapacak bir hükümet…

 Şimdilerde bakıyoruz, hükümeti kurma umutlarını bile karartan bir seçim tablosu ile karşı karışıyayız! Eee! O zaman Cavuşoğlu’nun seçim sonrasında düşündüğü “geleceğin iki devlete dayalı Kıbrıs siyasi sorunu çözümünü kim gerçekleştirecek?”

       Memleketin pisliğini kim temizleyip trafiğini düzeltecek!

Çarpık yapılaşmaların, Rant ekonomisinin önüne kim geçecek?

       Enflasyonu kim aşağı çekecek?

Kısaca KKTC’i mamur ve bayındır bir ülke haline getirirken siyasi ve ekonomik istikrarı kim sağlayacak?

Yoksa bu kez de önümüzdeki Haziran ayında mı gideceğiz erken seçime?..

       Özersay’lı Halkın Partisi’ne bu konuda büyük görev düşüyor. Memleketin “mevcut koşullarda” hükümet krizine değil; sağduyulu kararlara ihtiyacı vardır.


       KISACA TAKILDIĞIM: (NEDEN YİNE UBP?)

       Bugüne kadar hiçbir seçim sonucunu doğru tahmin edemezken, yıllar sonra galiba tüm seçmenler gibi ben de ilk üçü hatta dördüncü partiyi sonuçları itibarıyla  doğru tahmin ettim…

Anlayacağınız Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi! Pekala bendeniz bile doğru tahminde bulunurken(!) neden seçim  sonuçları bu kadar kolay ve çekişmesiz gerçekleşti?                                                                

Ki  bu nedenle sorulası sorudur: “Neden milleti sonucu belli olan bir erken seçime sürüklediniz eğer hiçbir şey değişmeyecekseydi?

7 Ocak 2018’i daha çok uzun süre tartışacağız. Çünkü:                                        

Özgürgün’ü topun ağzına koyup atanlar, eşinden ayrılmasından paralarına, villasına kadar didikleyenler, medyada olumsuzluklarıyla adını gündemden düşürmeyenler, erken seçimle UBP’nin gideceğini mi zannediyorlardı?

O zaman daha seçim kampanyaları sırasında neden sandıktan 1. Parti UBP çıkacak deniyordu?

CTP’li Erhürman her halde bunları çok düşünecek eğer konuşmaktan fırsat bulursa!

UBP’e dönüyorum: Yıllar önce UBP’e takarken “sermayenin, kendi yarattığı mütegallibenin partisidir” derdim! Büyük desteğini kendi yönetimleri döneminde yarattığı bu kesimlerden aldıydı… Bir de Kıbrıs siyasi sorunu  nedeniyle Türkiye’ye en yakın parti olması ve ayrı devlete olan inancıyla..

Fakat bu seçimde UBP, bugüne kadar dıştan destek aldığı “Sağ kesimin işadamlarını bu kez adayları yaptı.” Sadece sermaye değil, büyük bir  de oy potansiyeli kazandı.. Açık ara kazanmasının bir nedeni budur..

Bir diğer nedeni, oranını bilmiyorum ama Kıbrıs siyasi sorununa yönelik Sağ cenah için “dosdoğru”  kabul gören görüşüdür..

Üçüncüsü (bana da söylediler) seçimin nasıl kazanılacağını bilen Eroğlu’nun sahaya inmesidir..

Yoksa Özgürgün’e kalsa UBP’i çekip götüremezdi, bir gerçek!



TAGS: eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems