HABER KIBRIS

Yeni Koordinatörümüz Recep Akdağ ve…

30/08/2017


ads

Eşref Çetinel


Nihayet yeni “koordinatörümüz” Recep Akdağ ile tanıştık. Kendileri ayni zamanda Başbakan yardımcısıdır AK Partinin de kurucu aslarındandır…

Her ne kadar bundan öncesi KKTC’den sorumlu “bakanlar” değerli politikacılar idiyseler de Akdağ’ın bir farkı Erdoğan’a yakınlığı ve TC’de Sağlık konusunda “reform” denecek sistemin yaratıcısı olmasıdır.

Bu özelliği vurguladıktan sonra ayni paralelde sürüp giden bir başka konuya geçelim:

İLİŞKİLER SORUNU: Gelip giden hükümetlerimiz  TC’den görevli “bakanlarla” hep iyi ilişkiler içinde oldular fakat KKTC’ye yansıyacak  “büyük işlere” imza atacak birliktelikle ülke kalkınmasını gerçekleştirecek sosyoekonomik atılımları  yeterince gerçekleştiremediler!

Örnek istenirse tutun ki Ecevit döneminde maliye bakanı Ziya Müezzinoğlu ile başlayıp sonunda Tuğrul Türkeş ile devam eden ve sürekli iki ülke arasında sosyoekonomik kalkınmaya yönelik oluşturulan “Mali ve Ekonomik Protokollerin” hiç birini ne saptanan süreler içinde uyguladık ne de zaten zırt pırt değişen hükümetlerin programlarına uydurabildik!

BİTMEDİ: Sadece bunlar değil! Haddimizi bilmeden, ne olup ne olmadığımızı sorgulamadan, politik ahlaka ve  iki ülke arasındaki anlaşmalara sığmayan bir başkaldırıda,  Türkiye karşıtı söylem ve eylemlerle de nankörlüğe varan tepkiler gösterdik!

Hiç yoktan bir “Türkiyeli-Kıbrıslı” olayı yarattık! Kendimizi üst kültür TC kökenlileri alt kültür gibi gerçekte tartışmaya çok açık bir konuma soktuk!

TC ile olan “kıyı ticareti” anlaşmasını da uygulayabilmek  mümkün olmadı! Bilumum emtia TC’den ithal edildi ama doğrusu ürünlerimizi TC’ye satmak o kadar kolay olmadı! Hâlâ öyle!

YENİ DÖNEM:  Recep Akdağ ile yeni dönem başlatabilir miyiz? Daha önce yazdıktı zaten kendileri de vurguladı. “Sağlık sistemi”  konusunda bize çok yardımcı olabilir. Yeter ki o yardımı talep edip değerlendirebilelim..

Öte yandan su konusunda iyi bir sınav vermedik! Yıllarca TC’nin suyunu istemeyiz diyerek üzerimize düşen altyapı yatırımlarını savsakladık ki tarım kesimine suyu salabilmek için oluşturulacak altyapı yatırımlarının ihalesine de yeni gittik ki yıllar sürecek kaybı  yine bizim!

AKDAĞ’A DÖNELİM: Çok uzun yıllar oldu. Ki o çok uzun yıllar önce henüz 1958’lerde mesela TC’den adamıza gelen bakanlar milletvekilleri, uzmanlar falan Kemal Ali Yücel gibi değerli insanlar “sizlere anavatandan kucak dolusu selam ve sevgiler getirdim” derlerdi.. Yıllar sonra baktım Akdağ da bize “Türkiye’den selam” getirmiş… “Türkiye her koşulda hep yanımızda olacakmış…” “Birimizin gözü yaşarsa seksen milyonun gözünden yağmur gibi yaş akarmış…” ( O kadar değil ama hadi neyse!)

Selamları, göz yaşlarını, bu çok güzel sözleri aldık başımıza koyduk. Allah razı olsun dedik de hadi bundan sonrasını görelim bakalım…

_______________________________________________________________________________

ANLAYAN BİZE DE ANLATSIN!    

Çiftçiler diyor ki “2017 yılına ait 22 buçuk milyon TL. olan ürün bedelleri hâlâ ödenmedi, hemen ödemezseniz vallahi eyleme gideceğiz!”

İşte mevsimi geldi!  Hele  Eylülde okullar açılsın, memurlar turlamalarından tatillerinden dönmenin mahmurluğundan uyansın,  düğünler festivaller hitama ersin, bakın memleket nasıl allem kalem Mansura olur!..

KKTC’de,  ülkelerin de  en çok korktuğu arızalardan biri olan “istikrarsızlığın” kaynağı ne kadar sorgulandı bilmiyorum. Oysa  istikrarsızlık huzursuzluğu, huzursuzluk anarşiyi tetikler! Öyle de olunca ne “çevre” kalır temiz ne trafikte güven! Hastahanedeki doktor da katılır yolundan çıkmış kötü gidişe okuldaki öğretmen de çiftçi hayvancı memur da!

Bakın gün geçmiyor ki “sendika” ve “birlikler” ayakta olmasınlar! Daha dün  KTAM’sı Sivil Havacılık Dairesi ve Telekomünikasyonla Trafik dairesinde sürgit sorunları işaretleyerek, hükümeti sorunları savsaklamak,  kulak vermemekle suçladı! Kaldı ki bu tip sendikal uyarılar artık zaman zaman  değil, günlük seslendirmeler haline geldi!

Öte yandan: İnsanlar günlük yaşamlarında  yurttaşı oldukları devletle  sürekli  sürtüşmek zorunda kalıyorlar!

Oysa hangi hükümet ister böyle devlet yönetmeyi? O zaman sorun nedir?  Bakanlara bakıyorsunuz!  Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun mesela. Her gün KKTC’den pembe tablolar sergiliyor! “Son yedi yılda KKTC kesintisiz büyüyor” diyor.. Etrafınıza bakıyorsunuz evet büyüyor hem göklere yükselen apartmanlarla hm de tarlalara yayılan çarpık yapılaşmalarla, Lokanta, eğlence yerleri, AVM’lerle falan…  Sonra pembe tablonun arkasını çeviriyorsunuz o da ne? Hayvancı feryatta, çiftçi feryatta! Hastahanelerdeki doktorlar şikâyetçi, asgari ücretli şikâyetçi! Kıb-Tek hem abonelerine hem devlete meydan okuyor! Kırk elli bin insan borç batağında mahkeme kapılarında! Üniversite mezunları için memlekette iş kalmadı!

Vesselam olmuyor!  Siyasi parti iktidarları ile bu devlet yürümüyor. Başkanlık sistemini düşünmek zamanı geldi geçiyor!

_______________________________________________________________________________

KISACA TAKILDIĞIM: (CEMAL ÖZYİĞİT VE DÜRÜSTLÜK.)

Toplumcu Demokrasi  Partisini, “siyaset üretemediği için” eleştiriyorlarmış! TDP Başkanı Özyiğit Havadis gazetesini ziyaretinde “evet diyor parti içinde bazı huzursuzluklar var…” Ve ekliyor: “Harmancı bütün enerjisini belediyeye harcıyor. Geriye iki milletvekili kalıyor bir de gecesini gündüzüne katan genel Başkan (yani kendisi.)  Aralıkta yeniden TDP başkanlığına adayım diyor çünkü benim partililere sözüm var!

Bakın “benim millete sözüm vardır” demiyor. Önce partililerine verdiği sözü hatırlatıyor ve partisinin barajı geçerken yüzde on bandında olduğunu açıklıyor.

“Dürüstçe bir açıklama” diyorum. Halkın karşısına dikilip şunu bunu yapacağım diyerek halkı aldatmaya çalışmıyor! önce hem TKP Başkanı Çakıcı ile olagelen sürtüşmelerini anlatıyor hem de “önce partime karşı sorumluluğum vardır” diyor.. Ve geriye tek sorun kalıyor. Yeni seçim sistemi ile küçük partiler barajı geçebilecekler mi?



TAGS: Yeni Koordinatörümüz Recep Akdağ ve…, eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems